2
Biz sana güçlük çekesin diye Kur’an’ı göndermedik! Onun için kendini zorlama! Okuduğun ayetlere karşı insanların duyarsız olmalarına aldırış etme! Onların cahilce tavırları seni üzmesin! Sen onlara sadece Kur’an’ı oku! İnkâr edenleri bana bırak!
3
Kur’an’ı öğüt alacaklara gönderdik! Ayetlerimizden öğüt alanlar kendilerini düzeltirler. Hayatlarını ayetlerimize göre kurarlar.
4
İnkâr edenler ne derse desin! Onlara okuduğun ayetler yeri göğü yaratan Rabbin tarafından gönderilmiştir.
5
Rabbin bütün yarattıklarını yönetim merkezi olan Arştan yönetir. Arşın sahibi, hâkimi ve yöneticisi Rabbindir.
6
Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında bulunanlar hep Rabbinindir.
7
İçinden geçenleri gizlesen de açıklasan da muhakkak Rabbin bilir. Hatta sizin bilmediklerinizi de bilir.
8
Bilin ki Allah’tan başka ilah yoktur. Rabbin ilah olarak bütün yarattıklarına hâkimdir. Rabbin bunun için kimseye izin vermemiştir. Bilin ki ne kadar güzel isim varsa hepsi Rabbine aittir. Onun için güzel isimlerle Rabbinize yaklaşın!
9
Musa’nın haberi sana gelmedi mi?
10
Hani o bir ateş görmüştü. Ailesine, "Siz durun! Bir ateş gördüm! Belki ondan size kor getiririm! Yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum!" demişti.
11
Ateşin yanına gelince ona "Ey Musa!"
12
"Rabbin benim! Ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadi Tuva’dasın!"
13
"Seni seçtim! Sana vahyolunanı dinle!"
14
"Muhakkak ki ben Allah’ım! Benden başka insanlar üzerinde hükümran olacak yoktur. Beni dinle! Benim emirlerimi yerine getir. Yasalarıma uy! Sana göndereceğim bilgilerle kendini bilinçlendir. Huzurumda bana hesap vererek kendini sorgula! Yanlışlarından tövbe et! Bir daha yapmamaya kararlı ol!"
15
"Dünyanın mutlaka son saati gelecektir. Onu gizleyeceğim. Her nefis peşinde koştuğu şeyle cezalansın diye!"
16
"İnanmayan, nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ona inanmaktan alıkoymasın! Sonra mahvolursun!"
17
"Sağ elindeki nedir ey Musa?"
18
Dedi ki: "O asamdır. Ona dayanırım. Onunla davarlarıma yaprak silkelerim. Benim onda başka ihtiyaçlarım da var!"
19
"Onu yere at ey Musa!"
20
Musa asasını yere attı. Birde ne görsün? Yerdeki asa sanki sokmak için kendine doğru gelen kocaman bir yılan! Hâlbuki Musa onunla hayatını kazanıyor. Yaprak silkeleyerek hayvanlarını besliyordu. Şimdi niçin hayatının tehlikesi olarak görünüyor? Niçin kendini sokmak isteyen yılan gibi kendine doğru koşuyordu? Muhayyilesinde canlanan şeye bir türlü akıl erdiremedi. Düşünmeye başladı. Rabbi bununla neyi anlatmak istiyordu? Bunun üzerinde düşündü. Musa anladıklarından korktu. Rabbinin: "Sağ elindeki nedir Ey Musa?" Sorusunun gerçeği ile karşı karşıya geldi. Sağ el gücün ve iktidarın sembolüydü. Musa’nın elindeki güç, elindeki iktidar, dayandığı esaslar, yasalar, bilgi, kendisi için kurduğu hayat, hayvanlarını beslemek, onlardan yararlanmaktan ibaretti. Bugüne kadar hayatında Rabbine hiç yer vermemişti. Gördü ki, hayatı kocaman bir yalandan ibaretti. Kocaman bir yalana dayanan hayatı, tıpkı bir yılan gibi kendini zehirliyordu. İdrak ettiği gerçekten korktu. Ne yapacağını şaşırdı.
21
Şaşkınlık içindeyken Rabbi ona: "Al onu yerden! Korkma! Biz onu yine ilk saf arı duru durumuna sokacağız."
22
"Elini vicdanına koy! Ayetlerimle iyi bir iç hesaplaşma geçir! Yanlışlarından arın! Seni bir hastalık gibi tüketecek günahlardan kurtul! Ayetlerimin gösterdiği asa (esaslar) ile karanlıklardan aydınlığa çık! O zaman göreceksin! Günahlardan arınmış, ayetlerimle bilgilenmiş ve bilinçlenmiş olarak insanların huzurunda parlayacaksın! Böylece ayetlerimle bir insan nasıl temizlenir, nasıl iyi bir insan olur, nasıl insanlık için yol gösterici olur görsünler!"
23
"Ayetlerimle arınıp kendini bilinçlendirirsen, sana başka ayetlerimizi de gösteririz. Hiç ummadığın hayalini bile kurmadığın bir hayat veririz. Yaşayacağın hayat ayetim olarak insanlara delil olur."
24
"Ey Musa! Ayetlerimizle Firavun’a git! Çünkü o çok azdı!" dedik.
25
Bunun üzerine Musa: "Rabbim! Benim göğsümü aç ki hayatımla ilgili beni dünyaya bağlayan düşüncelerden sıkıntılardan arınayım! Beni yolundan ayıran duygulardan kurtulayım!"
26
"Görevimin zorluğunu biliyorum. Yıllarca Firavun kavminin arasında kaldım! Onların nasıl zorba bir topluluk olduğunu bilirim! Bana işimi kolaylaştır!"
27
"Aralarında uzun bir hayat yaşadım! Yaşadığım hayatın kültürüyle konuşuyorum! Benim dilimi çöz ki, ayetlerinle konuşur hale geleyim! Firavun’un karşısında bocalamayayım! Onlar beni tanıyorlar. Ben onların kültürüyle büyüdüm! Bir zamanlar yaşadığım Firavunluk kültürüne alışkın dilimi hidayetinin kültürüyle değiştirip geliştireyim! Hidayetimin kültürüyle konuşacak hale geleyim!"
28
"Ki, onlar sözümü anlasınlar."
29
"Bana ailemden bir yardımcı ver!"
Sonraki 30 ayet →