1
Elif! Lâm! Ra! Ey İnsanlar! Dikkat edin! Size okunan kitap, yaratılan varlıkların bütün hikmetlerini bilen, her şeyden haberdar olan Allah tarafından gönderilmiştir. Kitapta okunan ayetler gerçeklere dayanır. Hiçbirinde yalan, hiçbirinde zan yoktur.
2
De ki: "Şüphesiz ben Allah’tan başkasının yasalarına uyarak kulluk etmeyin diyen bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim!"
3
"Tövbe ederek Rabbinizden bağışlanma dileyin! Belirli bir süreye kadar sizi güzel nimetlerle rızıklandırsın. Her iyilik sahibine kendi iyiliğinden versin. Eğer yüz çevirirseniz başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım!"
4
"Dönüşünüz Allah’adır. O, her şeye güç yetirendir!"
5
İnkâr edenler! Allah’a, Resulüne ve ayetlere düşmanlıklarını gizlemek için kalplerini başka yöne çevirir. İyi bilin ki, onlar gizlilik elbisesine büründükleri zaman dahi, Allah onların gizlediklerini de açıkladıklarını da bilir. Çünkü Allah kalplerin özünü bilendir.
6
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın! Allah her yaratılanın nerede, nasıl, ne ile yaşayacağını bilir. Bunların hepsi Rabbinin katındaki kitapta yazılıdır.
7
Gökyüzünü ve yeryüzünü altı günde yaratan odur. Bunları yaratırken yönetim merkezi olan Arş’ı su üzerinde idi. Gördüğünüz her şey, üzerinde düşünmeniz, nimetleri takdir etmeniz, Allah’ın yasalarına uyarak iyi bir insan olmanız, yaptığınız işlerle denenmeniz için yaratıldı. Böyle iken onlara; "Öldükten sonra dirileceksiniz." desen, inkâr edenler mutlaka: "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." derler.
8
İnkârlarından dolayı kendilerine azap sözü verdiğimiz, ancak bazı nedenlerden dolayı süre tanıdığımız toplumlar, istedikleri azap gelmeyince, bunu inkârlarına bir delil sayarlar. Azapları katımızdaki süreye kadar ertelenen toplumlar; "Azabın bize gelmesine engel olan nedir?" derler. İyi bilin ki, o azap başlarına geldiği gün, bir daha onlardan geri çevrilmez. Artık alay ettikleri şey kendilerini bütün gerçekliğiyle kuşatmış olur.
9
Biz insana bolluk bereket versek, onu belirli bir düzeye çıkarsak, sonra sınamak için verdiklerimizi geri alsak hemen umutsuzluğa düşer. Rabbine karşı nankörlük edip isyan eder.
10
Eğer kendisine bir zarar dokunmuşsa, biz de onu o zarardan kurtarıp rahata kavuşturursak: "Kötülükler benden gitti!" diye sevinir. Sonra kendisiyle övünür. Zanneder ki, kendi mücadelesiyle kötülüklerden kurtuldu. İnsan sürekli kendine pay çıkarır. Ettiğimiz yardımı hatırlamaz.
11
Ancak doğruluk üzerinde azimli ve kararlı olan, sürekli iyi işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
12
Belki onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gönderilmeliydi!" demelerinden dolayı göğsün daralacak ve sana vahiy edilen ayetlerin bir kısmını terk edeceksin. Ancak sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeyin üzerine vekildir.
13
Yoksa: "Bize ayet olarak okuduğu şeyleri uydurdu." mu diyorlar? De ki: "Öyleyse siz de uydurun! Bakalım yapabilecek misiniz? Haydi! Ayetlerin benzeri on tane sure uydurup getirin! Eğer iddianızda doğru iseniz, Allah’tan başka yardıma çağıracaklarınız varsa çağırın! Çağırdıklarınızla birlikte uyduracağınız sureyi uydurun!"
14
Onlar sure uyduramazlar. Bu konuda bir şey söyleyemezler. Sorulara cevap veremezler. Bilin ki, Kur’an Allah’ın bilgisiyle vahyedilmiştir. Allah’tan başka insanlar üzerine hükümran yoktur. Bütün bu gerçeklere rağmen Allah’ın hükümranlığına inanıyor musunuz?
15
Kimler dünyanın hayatını, süsünü, zenginliğini ve şatafatını isterse; onlara dünyada yaptıklarının karşılığını veririz. Üstelik onlar hiçbir eksikliğe uğratılmaz.
16
Onlar öyle kimselerdir ki, ahirette onlar için yalnız ateş vardır. Dünyada yaptıklarının hepsi boşa çıkmıştır. Yaptıklarının hepsi yalan olmuştur.
17
Rabbin tarafından açık bir delile dayanan ve kendisini Rabbinden bir şahidin izlediği, kendisinden önce bir önder ve bir rahmet olarak Musa’nın kitabını elinde tutanlar başka kimselere benzemez. İşte bunlar ona inanırlar. Topluluklardan kim onu inkâr ederse; ona söz verilen ateştir. Bundan hiç şüphen olmasın! İşte bu Rabbinden bir gerçektir. Ancak insanların çoğu inanmaz.
18
Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Bunlar Rabbine sunulurlar. Şahitler der ki: " İşte bunlar Rabbine karşı yalan söyleyenler. Haberiniz olsun! Allah’ın cezası zalimlerin üzerinedir!"
19
O zalimler ki, insanları Allah’ın yolundan saptırmak için her türlü yolu dener. Allah’ın yolunda süreklik çelişki ve çarpıklık ararlar. İşte onlar ahireti inkâr edenlerdir.
20
Onlar, Allah’ı yeryüzünde aciz bırakacak değillerdir. Onların Allah’tan başka dostları da yoktur. Onlar için azap, kat kat artırılır. Çünkü onlar işitmeye güç yetiremez ve görmezlerdi.
21
İşte onlar kendilerini ziyana sokan kimselerdir. Dünyada uydurdukları güzel ve süslü şeyler kaybolup gitmiştir.
22
Elbette ahirette en çok ziyana uğrayan onlardır.
23
İnanıp iyi işler yapan, Rabbine gönülden bağlanan, Rabbinin yasalarına uyanlara gelince onlar cennet halkıdır. Orada ebedi kalacaklardır.
24
İki topluluğun durumu; kör ve sağırla, gören ve işiten gibidir. Söyleyin: Bunların durumu eşit midir? Hiç ibret almıyor musunuz?
25
Nuh’u da kavmine gönderdik! Nuh onlara dedi ki: "Ben sizin için kurtuluş yolunu açıkça gösteren uyarıcıyım!"
26
"Yalnız Allah’ın yasalarına uyarak Allah’a tapının! Başkalarının yasalarına uyarak onlara tapmayın! Haksızlık etmeyin! Cidden ben sizin acı bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum!"
27
Kavminden ileri gelen kibirli, zengin, benciller dediler ki: "Biz seni de bizim gibi insan görüyoruz. Sana basit görüşlü ayak takımlarından başkası uymuyor, sadece aşağı gördüğümüz kimseler sana uyuyor. Sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Tersine sizi yalancı sanıyoruz."
28
Dedi ki: "Ey kavmim! Ben Rabbimden bir delil üzerindeysem, Rabbimden bana bir rahmet verilmişse, bu size gizlenmişse ne dersiniz? Onu istemediğiniz halde ben sizi zorlayacak mıyım?"
29
"Ey kavmim! Bunun karşılığında sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim yalnızca Allah’a aittir. Ben iman eden kimseleri kovacak da değilim! Şüphesiz ki onlar Rabbine kavuşacaktır. Ancak ben sizi cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum!"
30
"Ey kavmim! Ben sizin basit, yoksul, aşağılık gördüğünüz Müminleri yanımdan kovarsam! Allah’a karşı beni kim savunur? Hiç düşünmüyor musunuz?"
Sonraki 30 ayet →