Ana SayfaMealler › Mehmet Çoban

Mehmet Çoban

Mehmet Çoban
Mehmet Çoban meali ile okumaya başla
Yunus 1 / 109
1
Elif! Lam! Ra! Ey insanlar! Şu an size okunanlar gerçekleri bütün ayrıntılarıyla açıklayan kitabın ayetleridir.
M. Çoban 10:1
2
İçlerinden bir adama insanları uyarsın ve müjdelesin diye vahiy indirmemiz tuhaf mı geldi? Şüphesiz iman eden kimselere Rabbiniz katında doğruluk makamı vardır. İnkâr edenler dediler ki: "Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir!"
M. Çoban 10:2
3
Şüphesiz Rabbiniz Allah’tır ki; o yeri ve gökleri altı günde yarattı. Sonra varlıkların yönetim merkezi Arş’tan her şeyi düzene koydu. Onun izni olmadan kimse şefaat edemez. İşte o Rabbiniz Allah’tır. Sadece onun yasalarına uyarak kulluk edin. Düşünüp öğüt almaz mısınız?
M. Çoban 10:3
4
Hepinizin dönüşü onadır. Allah’ı vaadi gerçektir. İlk yaratmayı başlatır sonra tekrarlar. İman edip iyi işler yapanlara adaletle karşılığını verir. İnkâr edenlere elem verici acıklı bir azap veren kaynar sudan bir içki vardır.
M. Çoban 10:4
5
Güneşi bir ışık, ayı nur yapan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona birtakım duraklar yasası koyan odur. Allah bütün bunları gerçeklik üzerine yaratmıştır. Bilen bir topluluk için ayetlerini böyle açıklar.
M. Çoban 10:5
6
Geceyle gündüzün değişmesinde, göklerde ve yerde yaratılan şeylerde, Rabbinin azabından korunacaklar için deliller vardır. İman etmeye yönelen topluluklar, açıklanan delillerden önemli dersler çıkarır.
M. Çoban 10:6
7
Ancak bize kavuşmayı ummayan, hesabımıza aldırmayanlar, dünya hayatına razı olup, dünya hayatıyla yetinenler, ayetlerimizle anlattığımız gerçeklere karşı duyarsız olurlar.
M. Çoban 10:7
8
Bunların varacakları yer ateştir. Yaptıklarına karşılık ateşi kazanıyorlar.
M. Çoban 10:8
9
İnanıp iyi işler yapanlara gelince; imanlarından dolayı onlara altlarından ırmaklar akan nimet cennetleri verilir.
M. Çoban 10:9
10
Onların oradaki duası: "Allah’ım senin şanın çok yücedir!" Aralarındaki dilekleri selâmdır. Dualarının sonu her zaman: "Âlemlerin Rabbine şükürler olsun!" olur.
M. Çoban 10:10
11
Eğer, Allah insanlara iyilik istediklerinde hemen verdiği gibi kötülüğü de hemen verseydi elbette işleri bitirilirdi. Bize kavuşmayı ummayanları taşkınlıklarıyla bocalar halde öylece bırakırız.
M. Çoban 10:11
12
İnsana bir darlık dokunursa yan yatarken, otururken, ayakta iken bize dua eder. Ancak biz ondan darlığı giderdiğimizde kendine dokunan darlık yüzünden bize hiç dua etmemiş gibi hareket eder. İşte böyle, aşırıya gidenlere yaptıkları süslü gösterilir.
M. Çoban 10:12
13
Sizden önce birçok kavim yok olup gitti. Bunun nedeni görevlendirdiğimiz Resuller onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Ancak onlar inkâr ettiler. Böylece kendilerine zulmettiler. İman etmeyen suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.
M. Çoban 10:13
14
Sonra ne yapacağınızı görmek için, onların yerine yeryüzüne sizi getirdik.
M. Çoban 10:14
15
Onlara ayetlerimiz apaçık okunduğunda bize kavuşmayı ummayan kimseler dediler ki: "Ya bunu değiştir ya da bize başka bir Kur’an getir!" De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem söz konusu olamaz. Ben ancak bana vahiy edilene uyarım! Şüphesiz Rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım!"
M. Çoban 10:15
16
"Eğer Allah dileseydi gönderdiği ayetleri size okumazdım! Ya da kitap hiç gönderilmezdi. Size gönderilen ayetleri okumadan önce aranızda bir ömür yaşadım! Hiç düşünmüyor musunuz? Ayetleri kendiliğimden söylemiş olsaydım bugüne kadar beklemezdim! Söyleyeceklerimi önceden size söylerdim."
M. Çoban 10:16
17
Allah’a karşı yalan uyduran ve onun ayetlerini yalanlayan kimselerden kim daha zalimdir? Şüphesiz suçlular kurtulamaz.
M. Çoban 10:17
18
Onlar kendilerine bile faydası ve zararı olmayanlara ibadet ediyorlar. Diyorlar ki: "Bunlar Allah katında şefaatçilerimizdir!" De ki: "Siz Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.
M. Çoban 10:18
19
İnsanlar ancak tek bir ümmettir. Sonradan ayrılığa düştüler. Eğer önceden Rabbin tarafından söz verilmiş olmasaydı; ayrılığa düştükleri konuda hükümleri hemen verilirdi.
M. Çoban 10:19
20
Diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir ayet indirilseydi ya!" De ki: "Gayp ancak Allah’ındır. Bekleyin, ben de sizinle beraber bekliyorum!"
M. Çoban 10:20
21
Onlara bir sıkıntı dokunduktan sonra bir iyilik tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki; ayetlerimize karşı tuzak kurarlar. De ki: "Allah’ın adaleti daha kesin daha hızlıdır!" Şüphesiz ki elçilerimiz tuzaklarını yazıyor.
M. Çoban 10:21
22
Karada ve denizde sizi dolaştıran odur. Gemilerde bulunduğunuz sırada, gemiler içindekileri tatlı bir rüzgârla alıp götürürken, bu yüzden insanlar neşelenirken birdenbire şiddetli bir fırtına gemiye gelip çatar. Her yerden dalgalar hücum eder. Çepeçevre kuşatıldığınızı anlarsınız. O zaman dini yalnız Allah’a halis kılarak: "Eğer bizi kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız!" diye yalvarırsınız.
M. Çoban 10:22
23
Ne zamanki onları kurtarırız, bir de bakarsın ki; yeryüzünde hemen haksız yere taşkınlık etmeye başlarlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir. Taşkınlığınız geçici dünya hayatının zevkleridir. Bilin ki; dönüşünüz bizedir. O zaman yapmakta olduğunuz şeyleri size haber vereceğiz.
M. Çoban 10:23
24
Dünya hayatı gökten indirdiğimiz suya benzer. İnsanlar ve hayvanların yiyecekleri bitkiler o su ile gürleşir ve birbirine girer. Yeryüzü ziynetini takınıp süslendiği, sahipleri onun üzerinde kudret sahibi olduklarını sandıkları bir anda; gece veya gündüz emrimiz gelir. Her şeyi sanki dün orada yokmuş gibi köklerinden söküp yok ederiz. Düşünecek kavimlere ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.
M. Çoban 10:24
25
Allah kolaylık, barış ve esenlik evine çağırır. Allah’ın çağırdığı İslam evinde veya cennette hiçbir zaman zorluk ve kavga yoktur. Allah dileyen insanı doğru yola ulaştırır. Hiç düşünmüyorlar mı? İnsan doğru olana gelmek istemiyorsa Allah onu niye zorlasın? Allah her insana, her topluma doğru yolu göstermek için işaretler, deliller gönderir. Sonra insanlar düşünüp akıl ederler. Doğru yola gelmek için yol ararlar. Allah kendine yol arayana yolunu açıkça gösterir. Ona yardım eder. Ancak inkâr eden, yoluna karşı çıkan, yasalarını inkâr edenleri zorlamaz. Herkes tercihinin sonucuna katlanır.
M. Çoban 10:25
26
Yeryüzünde güzel davrananlara daha güzel karşılık ve daha fazlası vardır. Güzel davrananların yüzlerine ne bir kara bulaşır ne de horluk! İşte onlar cennet halkıdır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
M. Çoban 10:26
27
Kötü işler yapanlara yaptıkları kötülüğün cezası mutlaka verilir. Onların yüzlerini zillet kaplar. Onları Allah’ın azabından kurtaracak hiç kimse yoktur. Sanki yüzleri karanlık geceden parçalara bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır, hep orada kalacaklardır.
M. Çoban 10:27
28
O gün onları hep bir araya toplarız. Sonra yasalarımıza aykırı hayat yaşamak için hükümlerimize karşı çıkanlara: "Haydi! Siz ve yasalarına uyarak hüküm sahibi kıldıklarınız yerlerinize!" deriz. Artık onların yasalarına uyarak ilahlaştırdıklarıyla aralarını açmışızdır. Herkes kendi derdine düşmüştür. Dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır. Çünkü gerçekler ortaya çıkmış yeryüzünde yasama yönetme hakkı verilerek ilah kabul edilenlerle, ilah kabul edenler arasında gerçek nedir tartışması başlamıştır. Yeryüzünde hükümranlık verilip yasalarına uyulanlar, yasalarına uyarak kendilerine tapanlara: " Siz bize ibadet etmiyordunuz."
M. Çoban 10:28
29
"Şimdi bizimle sizin aranızda Allah’ın şahit olması yeter. Doğrusu biz sizin bize ibadet etmenizden habersizdik." diyerek yalanlarlar. Gerçekten kendisine İlah diye tapınılan ayın, güneşin, yıldızın, ateşin veya herhangi bir insanın, cahil insanların yaptıklarından haberleri yoktur. İlahlaştırılıp tapılan Allah’ın Resullerinin ne günahı vardır? Kendisine tapınılan ayın, güneşin, yıldızların, ateşin veya tahtadan, taştan, tunçtan yaptıkları heykellerin ne günahı var? İnsanların içinde yaşamış doğru, temiz, akıllı ve bilgin insanların, sonraki yıllarda kendilerinin ilahlaştırılıp tapınılmasında ne günahları var? Yeryüzünde şeytanlaşarak tağutlaşmamış, insanlara kendi yasalarıyla hükmederek yaşarken ilahlığını dikte ettirmemiş insanların ne günahı vardır? Elbette; suçlular ile suçsuzlar ahirette birbirlerinden ayrılacak, gerçekler bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır.
M. Çoban 10:29
30
Hesap günü herkes geçmişte yaptıklarının ne olduğunu anlar. Artık onlar gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülmüşlerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de onları terk edip kaybolmuştur.
M. Çoban 10:30