Ana SayfaMealler › Mehmet Çakır

Mehmet Çakır

Mehmet Çakır
Mehmet Çakır meali ile okumaya başla
Enfal 1 / 75
1
Resulüm! Sana ganimetten söz ediyorlar De ki: " Savaş ganimetleri Allah ve resulüne aittir. " Eğer kendinizi Allah'a karşı sağlama almak istiyorsanız. Önce kendinizle barışık olun. Eğer gerçekten inanıyorsanız, Allah'a ve resulüne güvenin...
M. Çakır 8:1
2
Allah adını duydu mu bir mümin, yüreciği fırlar yerinden, Kur'an ayetleri okundu mu bir mecliste, imanı taşar bendinden. Böylesi müminler sadece Allah'a güvenirler.
M. Çakır 8:2
3
Namazın hakkını verirler, verdiklerimizin bir kısmını hayra yatırırlar,
M. Çakır 8:3
4
işte dört dörtlük Müslüman bunlardır. Onlar Rab'leri katında saygın bir yere, güler yüzlü ikramlara nail olacaklardır...
M. Çakır 8:4
5
Resulüm ! Rabb'in ilahî bir görev dolayısıyla seni evinden alıp götürürken Bazı müminler yine isteksizdiler.
M. Çakır 8:5
6
Savaş kaçınılmaz olmuş onlar ise hâlâ seninle bu ilahî fermanı tartışıyorlar. Güya göz göre göre ölüme gidiyorlarmış ...
M. Çakır 8:6
7
Hani Bedir günü Allah, iki düşman birliğinden birisinin kesinlikle sizin olacağını vadediyor, [4] sizler de, özellikle silahsız olan ticaret kervanına sahip olmak istiyordunuz. Allah ise, bu vesile ile, vaktiyle verdiği sözleri gerçekleştirmek, inkarın kökünü kazımak istiyordu.
M. Çakır 8:7
8
Zira suç odakları istemese de Allah, gerçeği yerine oturtup sahteyi alaşağı edecekti.
M. Çakır 8:8
9
O gün siz, Allah'tan imdat isterken, o size karşılık veriyor ve: " ben size takviyeli bin melek ile destek olacağım " diyordu.
M. Çakır 8:9
10
Allah bunu, sizi hem kutlamak hem de rahatlatmak için yapmıştı. Çünkü Zafer, Allah'ın olacaktı: çünkü Allah, gücü ile her şeye hakimdi.
M. Çakır 8:10
11
O gün üzerinize yukarıdan yağmur çiselerken, gözlerinize çöken o tatlı uyku, Tanrı'nın bir güven işaretiydi. Bir yandan sizi cismen temizliyor, bir yandan şeytanî düşüncelerden arındırarak sizi birbirinize bağlıyordu, bir yandan da ayak basacağınız zemini ıslatıp pekiştiriyordu.
M. Çakır 8:11
12
Bir yandan da Rabb'in meleklere benim sizlerle beraber olduğumu söylüyor: " inananlara manevî destek olun, ben inkarcıların kalplerine korku salacağım, artık vurun boyunlarını inkarcıların, vurun elebaşılarını tek tek " diyordu.
M. Çakır 8:12
13
Neden mi çünkü vaktiyle onlar, Allah ve resulüne ne zorluklar çıkarmışlardı... Allah ve resulüne zorluk çıkaranlar bilsinler ki, Allah'ın sillesi çok serttir.
M. Çakır 8:13
14
Şimdilik acının tadına bakın, ama inkarcılara ilerde acıların beteri var.
M. Çakır 8:14
15
Sevgili müminler! Eğer inkarcı takımın silahlı birlikleriyle karşılaşırsanız, hemen geri dönüp kaçmaya kalkmayın.
M. Çakır 8:15
16
Çünkü, toparlanmak, yana kaymak, ya da düşmana karşı yeni bir güç birliği oluşturmak dışında, er meydanından kaçanlar, Allah'ın öfkesini de yanlarında götürürler, bunların yolu cehenneme çıkar. Ah orası ne berbattır...
M. Çakır 8:16
17
İyi bilin ki Bedir'de düşmanı vuran siz değildiniz, vuran Allah idi. Resulüm! O gün oku atan da sen değildin, Allah idi. Yani Allah elde edilecek çok tatlı bir zaferle müminleri şöyle bir yoklamak istiyordu. Çünkü Allah, her şeyi duyuyor biliyordu.
M. Çakır 8:17
18
Kısacası Allah, inkarcıların tüm oyunlarını bozmuştu ...
M. Çakır 8:18
19
Mekkeliler ! zafer naraları atıyordunuz, işte zafer neymiş gördünüz. Artık savaşa tövbe derseniz, sizin için daha iyi olur; tekrar dönerseniz biz de döneriz. O zaman birliklerinizin çok olması da sizin işinize yaramayacak ve Allah'ın yine inananlardan yana olduğunu göreceksiniz …
M. Çakır 8:19
20
Sevgili müminler ! Allah ve resulüne itaat edin. Resulün sesini duya duya onu yüz üstü bırakıp gitmeyin.
M. Çakır 8:20
21
Anlamadıkları halde: " anladık " diyenler gibi de olmayın.
M. Çakır 8:21
22
Çünkü Allah'a göre en talihsiz yaratık, akıl yürütme yeteneği olmayan sağır ve dilsiz canlılardır.
M. Çakır 8:22
23
Eğer Allah, bu gibilerde bir hayır görseydi, onların bir şekilde anlamalarını sağlardı. Ama Allah onların algılamalarını sağlasaydı, onlar yine de mırın kırın edip giderlerdi...
M. Çakır 8:23
24
Sevgili müminler ! Allah ve resulünün davetine uyun. Eğer o sizi davet ediyorsa, sizi ihya edecek demektir. Şunu bilin ki Allah, kişinin duyguları ile vicdanı arasında gezinir. Unutmayın, bir gün onun huzurunda toplanacaksınız.
M. Çakır 8:24
25
Belirsizliğe karşı kendinizi sağlama alın. Çünkü çıktı mı yalnız zalimi vurmakla kalmaz. Allah'ın ceza konusunda çok sert olduğunu da bilin...
M. Çakır 8:25
26
Yeryüzünde hem çok az, hem de pek çaresiz olduğunuz günleri unutmayın. kendinizi, sanki kapıvereceklermiş gibi güvensiz hissettiğiniz günleri hatırlayın. Allah'ın sizi bağrına basıp, destek olduğu günleri düşünün. Size, teşekküre değer sağlıklı gıdalar verdiğini de unutmayın.
M. Çakır 8:26
27
Sevgili müminler ! Allah ve resulüne ihanet etmeyin, Size verilen güvene bile bile hıyanet etmeyin.
M. Çakır 8:27
28
Şunu bilin ki mal maşat - çoluk çocuk, sizin için çok zorlu bir sınavıdır. Bu sınavı başarana ise ödülü Allah verecektir.
M. Çakır 8:28
29
Sevgili müminler! kendinizi sağlama alırsanız, Allah size zihin açıklığı verecek, dahası kusurlarınızı örtüp bağışlayacaktır. Çünkü Allah, muazzam bir erdem sahibidir...
M. Çakır 8:29
30
Resulüm! , vaktiyle inkarcılar, seni susturmak, öldürmek ya da sürgün etmek için düşünceler geliştiriyorlardı. Oyun kuruyorlardı Allah da onlar için oyun kuruyordu. Çünkü en iyi oyun kurucu Allah'tı.
M. Çakır 8:30