Ana SayfaMealler › Mehmet Çakır

Mehmet Çakır

Mehmet Çakır
Mehmet Çakır meali ile okumaya başla
Fussilet 1 / 54
1
1,2. Hâ. Mîm. Bu Kitap, seven ve her şeye sevgi ile hakim olan Allah tarafından indirilmiştir.
M. Çakır 41:1
2
1,2. Hâ. Mîm. Bu Kitap, seven ve her şeye sevgi ile hakim olan Allah tarafından indirilmiştir.
M. Çakır 41:2
3
Cümleleri, bilgi toplumunun anlayabilmesi için, anlaşılır bir Arapça ile ayrıntılanmıştır.
M. Çakır 41:3
4
Hem müjdeci hem uyarıcıdır. Çokları, hayır demiş bulunduğu için onu umursamaz gözüküyor.
M. Çakır 41:4
5
Diyorlar ki: " senin davetine karşı bizim içimizde bir isteksizlik, kulaklarımızda bir ağırlık var, sanki aramızda dağlar var: hasılı sen bildiğini oku, biz de bildiğimizi yapalım . "
M. Çakır 41:5
6
Resulüm de ki: " ben de sizin gibi bir beşerim. Ancak bana vahyedildiğine göre Tanrınız tek birTanrıdır. Bu nedenle sadece ona dönüp, ondan özür dilemelisiniz ." Tanrıya aracı ile ulaşanların çekeceği var!
M. Çakır 41:6
7
Ahiret hayatını inkar ederek zekatı / aklama vergisini vermeyenlerin de çekeceği var!.
M. Çakır 41:7
8
İnanıp yararlı faaliyetlerde bulunanlar ise, bitmez tükenmez nimete sahip olacaklardır.
M. Çakır 41:8
9
De ki: " yeryüzünü iki zamanda yaratan Allah’ı inkar mı ediyorsunuz? ona denkler bulma peşinde misiniz? Halbuki Allah, tüm evrenin sahibidir . "
M. Çakır 41:9
10
Allah, yerküreyi üstten demirledi / eksenledi, sonra hayırladı /hayırlı olsun deyip ivme verdi. Sonra yeryüzündeki gıda dağılımını, talebi karşılaması için dört mevsime göre ayarladı.
M. Çakır 41:10
11
Sonra duman halindeki fezaya yöneldi. Sonra yere ve göğe dönüp: " hiç gönül kibir etmeden görevinizi yapın! " buyurdu. İkisi de: " seve seve " deyip işe koyuldular.
M. Çakır 41:11
12
Allah, yedi göğü, iki zamanda yarattı. Her göğe kendi görev emrini okudu. Biz dünyaya en yakın semayı ışık yansıtıcı yıldızlarla donatıp korumaya aldık. Bütün bunlar, Allah'ın muhteşem bilgi gücüyle yaptığı hesaplı işlerdir...
M. Çakır 41:12
13
Resulüm ! Yine kabul etmezlerse şöyle de: " Ben sizi Semûd ve âd halkının başına gelen yıldırım şokuna karşı uyarıyorum. "
M. Çakır 41:13
14
Hatırlarsınız onlara kendilerinden ya da dışardan gelen Tanrı elçileri: " Allah'tan başkasına kulluk etmeyin " demiş, onlar ise bu davete: " Rabbimiz isteseydi, pekâlâ melek gönderebilirdi, bu nedenle, sizin getirdiğiniz şeyi kabul edemeyiz. " diye karşılık vermişlerdi.
M. Çakır 41:14
15
âd kavmi yeryüzünde gereksiz yere öyle şımardı ki! " Bizden daha güçlü var mı " diyecek kadar ileri gittiler. Acaba, onları yaratan Allah'ın, kendilerinden daha güçlü olduğunu göremediler de o yüzden mi sözlerimizi inkar ettilerdi?
M. Çakır 41:15
16
Çok sıkıntılı bir günün sonunda onlar üzerine dondurucu bir rüzgâr salıp yeryüzünün en kahredici acılarından birini tattırdık. Ahiretteki acımız ise daha da sert olacak. Üstelik imdat edenleri de olmayacak ...
M. Çakır 41:16
17
Semûd halkına gelince, onlara da doğru yolu gösterdik ama, cehaletibilgiyetercih ettiler . Sonunda yaptıkları yanlışlar yüzünden kahreden şok acısı onların işini bitirdi.
M. Çakır 41:17
18
İnananları kurtardık, çünkü onlar, kendilerini sağlama almışlardı.
M. Çakır 41:18
19
Allah düşmanları, kıyamet gününde ateşe, bölükler halinde sürülecekler.
M. Çakır 41:19
20
Ateşe vardıklarında kulakları, gözleri, hatta derileri dile gelip, tüm yapıp ettiklerine tanıklık edecek.
M. Çakır 41:20
21
Kendi derilerine: " yahu neden bize karşı tanıklık ediyorsunuz ki! " diyecekler. Onlar da cevap verecek: " bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturuyor. " O sizi ilk başta nasıl yarattı ise, en sonunda yine kendisine döndürecektir.
M. Çakır 41:21
22
İşitme, görme ve duyu organlarınızın size karşı tanıklık edebilecekleri, sizin aklınızın ucundan bile geçmezdi. Hatta, Allah'ın, sizin bildiğinizden daha fazla bir şey bilmediği açmazına bile düştünüz.
M. Çakır 41:22
23
Allah hakkında sahip olduğunuz bu düşünce, sizi geri bıraktı, dolayısıyla kaybettiniz.
M. Çakır 41:23
24
Artık dayansın dayanmasın hepsi yanacak. Bakalım acındırarak kendilerine muhatap bulabilecekler mi?.
M. Çakır 41:24
25
Dünyada iken bizim başlarına belâ ettiğimiz yoldaşları, din ve dünya işlerini kendilerine, öylesine yanlış tanıttılar ki, vaktiyle insan ve cin soylu milletlerin başını yiyen tarihî tekerrür olayı, onların da başını yedi. Sonunda hepten kaybettiler...
M. Çakır 41:25
26
Bizim inkarcılar da: " Şu Kuran’ı dinlemeyin! Onunla baş edebilmeniz için en azından gürültü yapın / dinletmeyin " diyorlar.
M. Çakır 41:26
27
Biz bu nankörlere, acıların âlâsını tattıracağız. yaptıklarının en kötüsü ile karşılık vereceğiz.
M. Çakır 41:27
28
Evet, Allah düşmanlarının görüp göreceği, ilelebed kalacakları ateştir, sözlerimizi inkar etmelerine misilleme olarak.
M. Çakır 41:28
29
O gün inkarcılar: " Ya Rab! diyecekler bizi, şaşırtıp yanıltan şu ins ve cin sülalesini bize göster de onları ayaklarımız altına alıp rezil edelim. "
M. Çakır 41:29
30
Melekler ise, " Rabb'imiz Allah " özdeyişiyle yol alanların üzerine arılar gibi üşüşüp derler ki: " Hiç korkmayın, üzülmeyin, size vadedilen cennete sevinin.
M. Çakır 41:30