Ana SayfaMealler › Mehmet Çakır

Mehmet Çakır

Mehmet Çakır
Mehmet Çakır meali ile okumaya başla
Yasin 1 / 83
1
1,2. Yâ Sîn. // Resulüm! kainata egemen olacak Kuran aşkına derim ki
M. Çakır 36:1
2
1,2. Yâ Sîn. // Resulüm! kainata egemen olacak Kuran aşkına derim ki
M. Çakır 36:2
3
3,4. sen, diğer elçilerimizden birisin ve // doğru yoldasın.
M. Çakır 36:3
4
3,4. sen, diğer elçilerimizden birisin ve // doğru yoldasın.
M. Çakır 36:4
5
Bu Kitap, muhteşem bir sevgi indirmesidir.
M. Çakır 36:5
6
Dikkat et! sen, ataları uyarılmadığı için, geri kalmış bir toplumu uyarıyorsun.
M. Çakır 36:6
7
Onların çoğu hakkında kesin yargı kararı vardır. Bu yüzden inanmayacaklardır.
M. Çakır 36:7
8
Biz, bu gibilerin boyunlarına, demir tasmalar taktık. Hem de çenelerine kadar. Burunları, bu yüzden havadadır.
M. Çakır 36:8
9
Önden ve arkadan set çekip ufuklarını kararttık. üstelik gözlerini de perdeledik, artık bırakın ileriyi, burunlarının ucunu bile göremezler.
M. Çakır 36:9
10
Resulüm! bu gurur yumaklarını uyarsan da uyarmasan da farketmez, inanmazlar artık...
M. Çakır 36:10
11
Sen, sadece bu Söylem'e uyanları, her şeye sevgi ile hakim olan Tanrı'ya gönül verenleri uyaracaksın. Bu gibilere, hoşgörülü bir ortamda birbirinden değerli ödüllerden söz edebilirsin.
M. Çakır 36:11
12
Ölüleri diriltecek olan biziz, yaptıkları her şeyi kayda geçen de biziz. Hasılı biz, her şeyi açık bir kütükte tüm ayrıntısıyla sayıp dökeriz...
M. Çakır 36:12
13
Resulüm ! onlara, köylüler olayını anlat. Hani, şu Havarîlerin geldiği Antakya olayını.
M. Çakır 36:13
14
Hatırlarsın, bu köylüler, daha önce İsâ'nın gönderdiği iki elçiyi de tersleyince bir üçüncü ile onlara destek vermiştik. Aralarında şöyle bir tartışma olmuştu: Havarîler : " Bizi buraya, İsâ gönderdi. "
M. Çakır 36:14
15
Halk : " Siz de bizim gibi bir beşersiniz. Sevgili Tanrı'nın İsâ'ya, bir şey indirdiğinin aslı astarı yok, siz hepiniz yalancısınız . "
M. Çakır 36:15
16
Havarîler : " Allah bizim, görevli olduğumuzu biliyor .
M. Çakır 36:16
17
Bizim görevimiz, sadece duyurmak. "
M. Çakır 36:17
18
Halk : " Zaten bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, ya sizi taşa tutup gebertecek ya da fena halde canınızı yakacağız . "
M. Çakır 36:18
19
Havarîler : " Uğursuzluk sizin kendinizde. Size nasihat edildiği için mi sanki? Değil tabi ki. Siz kendiniz, har vurup harman savuran bir toplumsunuz… "
M. Çakır 36:19
20
Derken şehrin öbür ucundan soluk soluğa gelen (Antakya'lı Habibü' n-Neccâr) bir adam : " Sevgili milletim! . bunların dediklerini kabul edin. "
M. Çakır 36:20
21
Sizden bir karşılık beklemeyen bu adamlara uyun. Çünkü onların hepsi ermiş kişiler.
M. Çakır 36:21
22
Yaratana neden kulluk etmeyelim ki! hepiniz sonunda nasıl olsa ona döneceksiniz.
M. Çakır 36:22
23
Ben onun dışındaki tanrılara el açamam. Aksi halde Allah'tan başıma bir iş gelirse, bu tanrıların şefaati benim işime yaramaz ki, beni kurtaramaz ki onlar!
M. Çakır 36:23
24
O zaman, ortada kalırım ya ben!
M. Çakır 36:24
25
Ben sizin Tanrı'nıza inanıyorum beyler !!… Heey beni dinleyiiin! …"
M. Çakır 36:25
26
" Cennete buyur " dedi bir ses. Adam ise son nefesinde: " Keşke, halkım şu anda görebilseydi,
M. Çakır 36:26
27
Rabb'imin beni, nasıl bağrına basıp ikramlara boğduğunu " diyebildi.
M. Çakır 36:27
28
Biz bu olaydan sonra, ora halkına gökten herhangi bir asker indirmesi yapmadık. Zaten indirmemize gerek de kalmadı.
M. Çakır 36:28
29
Sadece tek bir ses patlaması oldu o kadar. Hepsi balon gibi sönüverdiler.
M. Çakır 36:29
30
&1616;Ah şu insanlar! Ne zaman kendilerine bir Tanrı elçisi gelse hep onunla alay edegelmişlerdir.
M. Çakır 36:30