1
1,2. Elif, Lâm, Mîm // Acaba insanlar, hiçbir sınava tabi tutulmadan, sadece " inandık " demekle, kurtulabileceklerini mi sanıyorlar?
2
1,2. Elif, Lâm, Mîm // Acaba insanlar, hiçbir sınava tabi tutulmadan, sadece " inandık " demekle, kurtulabileceklerini mi sanıyorlar?
3
Biz daha önceki nesilleri sınavdan geçirdik Çünkü Allah, doğrucu ile yalancıyı ayıracaktır.
4
Yoksa kötüler, bizi atlatacaklarını mı sanıyor. Ne kötü bir yanılgı.
5
Allah'a kavuşacaklarını umanlar bilsinler ki Allah'ın belirlediği süre bir gün dolacaktır. Çünkü, her şeyi tüm ayrıntısıyla duyup bilen sadece odur.
6
Var gücüyle uğraşıp didinenler, yine kendileri için çalışıyorlar demektir. Çünkü Allah, kainat zenginidir...
7
Biz , inanıp yararlı faaliyetlerde bulunanların, günahlarını silecek ve kendilerini yaptıkları en güzel işe göre ödüllendireceğiz.
8
Biz insana, iki atasına hoş davranmasını önerdik. Ancak, senin bilmediğin bir şeyi bana aracı etmen için sana baskı yaparlarsa onlara itaat etme dedik. Son dönüşünüz bize olacak, biz de size yapıp ettiklerinizi sayıp dökeceğiz dedik...
9
Resulüm ! Biz, inanıp yararlı faaliyetlerde bulunanları, kesinlikle salih kullar arasına alacağız .
10
Bazıları: " Allah'a inanıyoruz " diyorlar, ama, Allah için bir sıkıntıya girdiler mi, aslında kendilerinden kaynaklanan sıkıntıları, Allah'tan gelmiş bir ceza gibi kabul ediyorlar; Tanrı sayesinde bir zafere erdiklerinde ise: " biz de sizinle idik " diyorlar. Herkesin iç âlemini en iyi bilen Allah değil mi?
11
Allah, elbetteki inananları da, münafıkları da bilmektedir...
12
İnkarcılar , inananlara: " bizim dediklerimizi yapın, bütün günahlarınız bizim olsun. " diyorlar. Halbuki başkalarının günahlarından zırnık yüklenmezler. Hepsi de düpedüz yalan söylüyor.
13
Çünkü onlar, kendi günahları yanı sıra, başka günahları mecburen yüklenecekler. O gün ayrıca attıkları iftiraların da hesabını verecekler...
14
Biz Nûh 'u kendi halkına, Tanrı elçisi olarak görevlendirdik. Nûh onlar arasında tam dokuz yüz elli sene kaldı. Haksızlıkların tam ayyuka çıktığı bir sırada, Tûfan hepsini alıp götürdü.
15
Nûh'u, gemideki yolcularla birlikte kurtardık. Bu olayı da bütün insanlığa destan eyledik...
16
İbrahim 'e de elçilik görevi verdik. Kendi halkına hitaben dedi ki: " Sadece Allah'a hizmet edin ve ona karşı kendinizi sağlama alın. Aklınızı yoklarsanız, sizin için en iyisi budur.
17
Allah’a rağmen putlara hizmet ediyor ve olmadık şeyler söylüyorsunuz. Allah'a rağmen hizmet ettiğiniz bu putlar, size bir şey veremez. Rızkı Allah'tan isteyin. Ona hizmet edin. Ona teşekkür edin. Çünkü önünde sonunda ona döneceksiniz.
18
Eğer inkar ederseniz, bilin ki sizden önce de inkar eden milletler oldu. Tanrı elçisinin görevi, sadece duyurmaktır... "
19
Acaba bunlar, Allah'ın başta nasıl yarattı ise sil baştan yaratabileceğini anlayamadılar mı? Şüphesiz bu iş, Allah'a göre çok basittir.
20
Resulüm de ki: " Yeryüzünü gezin ve Allah'ın ilk yaratmaya nasıl başladığını araştırın. ikinci oluşumu nasıl yapacağını da anlayın. Allah, her şeye kadirdir. "
21
cezayı hak edene ceza; sevgiyi hak edene de sevgisini verir. Sonunda ona geleceksiniz...
22
Ne yerde ne gökte Allah’ı yıldıramazsınız. Ama kendinize, Allah'tan başka size kol kanat olacak birini de bulamazsınız.
23
Allah kelâmını, dolayısıyla Allah'a varıp hesap vereceklerini inkar edenler, artık benim sevgimden ümitlerini kesmişlerdir. Gerçekten bunlar çok çekeceklerdir...
24
Halk : " İbrahim’i ya öldürün ya da yakın " dedi. Allah ise onu yanmaktan kurtardı. Bu olay inanç toplumu için çok şey ifade eder.
25
İbrahim demişti ki: " Sizin, Allah’ı bırakıp putlara sarılmanız, dünya hayatına yönelik çıkar ilişkilerinden kaynaklanıyor. Halbuki kıyamet gününde biribirinizi inkar edecek, hatta birbirinize lanetler savuracaksınız. Sonunda hepiniz cehennemde yanacaksınız. O zaman yardım edeniniz de olmayacak. "
26
İbrahim’i, sadece yeğeni Lût desteklemişti. İbrahim: " Ben artık Rabb'imin çağırdığı yere gidiyorum “ diyerek yollara düştü. Çünkü güçlü ve egemen olan Allah idi.
27
Biz ise İbrahim'e, İshak ve Yakûb adında iki erkek evladı bağışlamak, ayrıca nübüvvet ve kitap vermek suretiyle ödülünü, daha hayatta iken vermiştik. Ahirette ise gözde kullarımızdan olacak...
28
Lût'u da hatırla. Hani halkına: " Vallahi siz öyle bir hayasızlık yapıyorsunuz ki dünya âlem görülmüş şey değil.
29
Şimdi siz, erkeklerle münasebette bulunuyor, yollarda bekleşiyor ve bu pisliği köy odalarına kadar taşıyorsunuz öyle mi? ” deyince halkının buna cevabı: " Sevgili Lût! eğer samimî isen, hadi Allah'tan belâmızı iste de görelim. " demek oldu.
30
O zaman Lût : " Tanrım! N'olur bu çürümüş topluma karşı bana yardım et " diye yalvardı.
Sonraki 30 ayet →