1
Kulu Muhammed'e, Kuran’ı, içinde en ufak bir pürüz bırakmadan indiren Allah'a şükürler olsun.
2
2,3. Çünkü bu Kitap'ta, doğa felaketlerine karşı yapılan uyarıların değerlendirilmesi var. yararlı faaliyetlerde bulunan müminlere verilecek güzel haberler var. // sonsuza kadar sürüp gidecek cennet müjdesi var.
3
2,3. Çünkü bu Kitap'ta, doğa felaketlerine karşı yapılan uyarıların değerlendirilmesi var. yararlı faaliyetlerde bulunan müminlere verilecek güzel haberler var. // sonsuza kadar sürüp gidecek cennet müjdesi var.
4
" Allah'ın çocuğu var " diyenlere karşı yapılan uyarılar var.
5
Halbuki ne onların ne de atalarının çocuk edinme konusunda herhangi bir bilgileri yok. Ağızlarından çıkan laf çok büyük. Söyledikleri de tamamen yalan.
6
Resulüm sen, onlara bakarak neredeyse kendini harap ediyor, bu Kitaba inanmayacaklar diye üzülüyorsun...
7
Biz yeryüzündeki her nesneyi, bu dünyanın değerli bir parçası olarak yarattık. İnsanlar arasında bu değerli parçayı kim daha güzel çalışacak bilelim istedik.
8
Yine biz, yeryüzündeki her şeyi, kupkuru bir toprak haline de dönüştürebiliriz...
9
Resulüm ! Sen kitabede yazılı Ashâbıkehf'in bizim ilginç mucizelerimizden biri olduğunu düşünüyor olmalısın.
10
Öldürülme korkusuyla mağaraya sığınan gençler şöyle yalvarmışlardı: " Ya Rab! n'olur bize acı! N'olur derdimize bir çare! "
11
Onları mağarada yıllarca yan yatırıp uyuttuk.
12
Sonunda onları uyandırdık. Orada ne kadar kaldıklarını en iyi kimin tahmin ettiğini görelim istedik.
13
Resulüm! Şimdi sana onların macerasını bir güzel anlatalım: Onlar, Tanrı'ya inanan birkaç delikanlı idi. Biz de kendilerini daha da yüreklendirmek için,
14
kalpleriyle bağlantı kurduk. Aralarında şöyle bir konuşma geçti: Biri : " bizim Tanrımız, göklerin ve yerin sahibidir. " Diğeri : " Ondan başka bir tanrıya asla el açmayız. " Öbürü : " O zaman biz de saçmalamış oluruz. "
15
Öteki : " İşte bizim toplumun hali, Allah'tan başka tanrılar icat ettiler. " - işe yarar bir dayanakları olsa bari. - acaba uydurduğu yalana Allah’ı ortak etmeye çalışandan daha zalim biri varm'ola! "
16
Dışardan biri söze karıştı: " Madem halktan ve onların uyduruk tanrılarından kaçtınız, o zaman mağaraya sığının da, Rabb’iniz size sevgisini göstersin, Sizin derdinize bir çare bulsun. "
17
Resulüm güneş dersen, sabahları doğarken onların mağaralarını sağından yalayıp geçiyor, akşam batarken de kuzey taraftan bir çala uğrayıp gidiyordu. Gençler ise, mağaranın hep orta düzlüğünde uyuyordu. Bu, Allah'ın mucizelerinden sadece biridir. Çünkü Allah birine yol verdi mi artık o ermiş demektir. Ama Allah birini şaşırttı mı artık ona yâr olup yol gösterecek birini bulamazsın...
18
Resulüm sen gençleri yatarlarken görseydin, uyanık sanırdın. Biz de zaten onları bir sağa bir sola çevirip duruyorduk. Köpekleri de mağara ağzında ayaklarını uzatmış yatıyordu. Belki de sen onları bu vaziyette görsen, onlardan kaçar, hatta içine biraz da korku düşerdi.
19
Sonunda birbirilerine soru sormalarını sağlamak için onları uyandırdık. Biri : " ne kadar uyudunuz " derken, diğeri : " bir gün, ya da birkaç saat " diyordu. Başka biri de: " Allah bilir ne kadar uykuda kaldınız, en iyisi şu paralarla şehre birini gönderin de en nefislerinden size biraz yiyecek getirsin. " Öbürü : " ama dikkatli olsun. Kimseye yerinizi belli etmesin. "
20
Öteki : " vallahi bir farkederlerse sizi ya taşa tutup öldürürler ya da, yeniden kendi dinlerine döndürürler bir daha da kurtulamazsınız ... "
21
Sonunda halkın onları bulmalarını sağladık. Halk, Allah kelâmının hak olduğunu bilsin, kıyamet hakkında kuşku duymasın istedik Artık şehirde herkes onları konuşuyordu. Kimileri: " mağara çevresini imara açın, çünkü nasıl olsa Allah onları biliyor " derken, Onlara daha çok ilgi duyanlar: " üstlerine bir mabet yapalım " diyorlardı.
22
Kimileri: " üç kişiydiler dördüncüleri köpekleriydi " diyor, Kimileri de gayb ile dalga geçercesine: " beş idiler, altıncısı köpekleriydi " diyorlardı. Hatta: " yediydiler, sekizincileri köpekleriydi " diyenler vardı. Resulüm sen: " onların sayısını en iyi Allah bilir, başka bilen olsa da azdır ' de . bunlar hakkında bir kısır döngüye girme onlar hakkında ehlikitaptan kimseye soru da sorma ! "
23
Hiçbir şey hakkında da: " Ben bunu yarın yaparım " deme.
24
" Allah'ın izniyle " de. Bir şeyi unutursan hemen Allah’ı hatırlayıp besmele çek: " Allah’ım! bir an önce aklımı başıma toplayabilmem için bana yol göster " de.
25
Ashabıkehf, mağaralarında tam üç yüz dokuz yıl kaldı diyenlere:
26
" Ne kadar kaldıklarını Allah bilir " de. Çünkü, göklerin yerin esrarı Allah'ın elindedir. Onun görmesi ve duyması olağan üstüdür. kimsenin ondan başka yâri olamaz. Allah, egemenlik konusunda kendisine rakip tanımaz...
27
Resulüm ! Sen, Rabb'inin Kitab'ından sadece sana vahyedileni oku. Kimse Allah kelâmını değiştiremez. Sen de ondan başka birine sığınamazsın.
28
Dişini sık, Allah'ın rızasına erebilmek için sabah akşam Rab'lerine yalvarıp duranları yalnız bırakma. Dünya hayatının gösterişine tama ederek, gözlerini onlardan kaçırıp durma. Adımızı ağzına almaktan mahrum ettiğimiz, duygularının esiri olmuş, işin ayarını kaçırmış kimselere itaat etme.
29
De ki: " Doğru olan, Rabb'inizden gelenlerdir. Bundan böyle isteyen inanır, isteyen inkar eder. " Biz inkarcılar için duvarları ateş tuğlasıyla örülmüş bir fırın hazırladık. Oradakiler su dedikçe yüzleri buruşturan katran gibi su verilir,. Artık iç içebilirsen, dayan dayanabilirsen bu berbat yere.
30
İnanıp yararlı faaliyetlerde bulunanlara gelince, biz işlerine özen gösterenlerin emeğini asla zayi etmeyiz.
Sonraki 30 ayet →