1
Kulu Muhammedi, gecenin bir vaktinde Mekke'den, hayırlar ülkesi Kudüs'e doğru yürüten erişilmez güç, övgüye lâyıktır. Biz, kainatın gözü ve kulağı olarak bu geziyi, kulumuza gücümüzü göstermek için yaptık...
2
Musa' ya Tevrat’ı verip İsrailoğullarına rehber yaptık. Sakın benden başka dost edinmeyin dedik.
3
Nûh'la birlikte taşıdığımız nesli unutmayın çünkü Nuh, çok şükürcü bir kuldu dedik.
4
İsrailoğullarının kaderini çizerken dedik ki: " yeryüzünün dengelerini iki kere bozacak ve büyük taşkınlıklar yapacaksınız . "
5
Birinci sinin vakti gelince, üzerinize acımasız ordular gönderdik. Bunlar ülkeyi karış karış taradılar. Sonunda ferman, infaz edildi.
6
Ardından bir kere de sizi onlara saldırttık. Size, malî ve askerî yardımda bulunduk. Giderek sizi çoğunluk haline getirdik ve:
7
İyilik ederseniz, bu size iyilik olarak döner , kötülük ederseniz, kendinize edersiniz dedik. Ama, ikinci nin vadesi gelince, bu sefer gelenler, yüzlerinizi karartmaya gelecekler. Kudüs'ü, aynen daha önce işgal ettikleri gibi işgal edecekler. Ayak bastıkları her yeri ezip geçecekler.
8
Rabb’iniz her an sizleri korumaya hazırdır. Ama eskiye dönerseniz, biz de döner, inkarcılara cehennemi zindan ederiz...
9
Şüphesiz bu Kuran, en doğruya götürür. Kuran, büyük ödülün, yararlı faaliyetlere verileceğini söyleyerek, Müslümanlara manevî güç yüklerken
10
ahrete inanmayanlara da, çok ağır cezalar hazırladığımızı haber vererek tehditlerde bulunur.
11
İnsan, kötü bir olayı hayırla savmaya çalışsın. Çünkü çok acelecidir: öfke ile kalkarsa zararla oturabilir...
12
Gece ve gündüz olayını iki göstergeli yaptık. Önce gece lambasını kapatıyor ardından, aydınlık için gündüz lambasını yakıyoruz. Çünkü Allah'tan size ayrılan payı aydınlıkta arayabilir, yıllık takvim ve hesap işlerini de aydınlıkta yapabilirsiniz. Biz, her şeyi inceden inceye ayrıntıladık:
13
Meselâ her insanın künyesini boynuna astık. Kıyamet günü şahsın önüne serilecek olan ayrıntılı sicilini bu künyeden çıkaracağız...
14
Resulüm! Sen Kitab’ını okumaya devam et. Artık bugün, kendi kendini eleştirebilirsin.
15
Yola gelen kendisi için gelir, yoldan çıkan da kendisine eder. Kimse başkasının suçunu üstlenemez. Zaten biz, elçi göndermeden kimseye ceza vermeyiz.
16
Bir ülkenin helâkini istedik mi ağalarına emrederiz: Onlar da ülkeyi içten çürütürler. Artık gerekçe hazırdır. Topa tutar yıkarız...
17
Nitekim Nuh'tan sonra nice nesiller devirdik. Tanrı'nın gözü kulağı, kulların üzerinde olup yaptıkları her hataların farkındadır.
18
Biz, dünyayı isteyene, istediğimiz kadarını ivedilikle veririz. Ama sonra yaka paça cehenneme de ayarlarız.
19
Ahreti yürekten isteyenlerin, ve ahret için var gücüyle çalışanların ise çabalarına teşekkür edilecektir.
20
Senin Rabb'in ona buna, yani herkese yardım elini uzatır. Kimse Tanrı'nın ikramından mahrum edilemez.
21
Resulüm! insanları nasıl derecelendirdiğimize dikkat ediyor musun? Ahiret ise, daha çok dereceler ve daha çok tercihler ülkesidir...
22
Resulüm ! sakın ola Allah'a dua ederken devreye başka bir tanrı sokma! Yoksa, kınama ve dışlama cezası ile ortada kalırsın.
23
Rabb’in, sadece kendisine hizmet etmenizi bir de ana-babaya iyilik etmenizi emrediyor. Eğer onlardan biri ya da ikisi, senin yanında yaşlanırlarsa, Onlara " öf " deme! Asla azarlama, tatlı söyle!
24
Onlara , kol kanat ol, sevgi ile yaklaş. " Ya Rab! Küçükken nasıl beni bağırlarına bastılarsa sen de onları kucakla " diye dua et.
25
Sizin içinizden geçenleri en iyi Rabb'iniz bilir. Eğer hayırlı bir evlat olmuşsanız, Allah, kendisine dönüp el açanları kıramadığı gibi bakarsın sizi de bağışlayıverir.
26
Yakın akrabaların hakkını verin, yoksulların, yol mağdurlarının da hakkını verin. Döküp saçmayın.
27
Döküp saçanlar şeytanın kardeşleridirler. Şeytan ise Sahib'ine nankörlük etmiştir.
28
Eğer geçim derdiyle ailenden ayrılmak zorunda kalırsan, Onları tatlı sözlerle ikna et...
29
Elini koynuna sokup durma! Çok da açma! Dillere düşer, ortada kalırsın.
30
Allah rızkı, kimine bol, kimine gıdım gıdım ölçüp verir. Çünkü, kulların her halini görüp izleyen odur.
Sonraki 30 ayet →