Ana SayfaMealler › Mehmet Çakır

Mehmet Çakır

Mehmet Çakır
Mehmet Çakır meali ile okumaya başla
Yusuf 1 / 111
1
Elim, Lâm, Râ. Bunlar, aydınlık bir Kitab'ın sözleridir.
M. Çakır 12:1
2
Onu, okuyup anlamanız için Arapça indirdik.
M. Çakır 12:2
3
Biz bir taraftan sana Kuran’ı vahyederken bir yandan da öykülerin en güzelini anlatacağız. Çünkü daha önce sen, bunları bilmiyordun.
M. Çakır 12:3
4
Yusuf babasına anlatıyordu: " Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla birlikte güneşi ve ayı gördüm. Hepsi de önümde eğiliyorlardı . "
M. Çakır 12:4
5
Baba: " Yavrucuğum! Sakın bu rüyanı kardeşlerine öykünme. Yoksa sana oyun edip zarar verebilirler. Çünkü şeytan insanın baş düşmanıdır.
M. Çakır 12:5
6
Rabbin bununla sendeki ayrıcalığa işaret ediyor. Belliki sana olayların yorumunu öğretecek. Belliki sana ve Yakûb ailesine verdiği görevi tamamlayacak. Nitekim vaktiyle bu görevi ataların İbrahim ve İshak ile noktalamıştı. Çünkü Allah, bilgi ile her şeye egemendir. "
M. Çakır 12:6
7
Yusuf ve Kardeşleri olayında ders almaya niyetli olan herkes için alınacak dersler vardır.
M. Çakır 12:7
8
Kardeşler kendi aralarında: " Babamız Yusuf'u ve kardeşini bizden çok seviyor, halbuki biz de varız, herhalde babamız büyük bir yalnızlık bunalımına girdi " diyorlardı.
M. Çakır 12:8
9
Biri: " Yusuf'u öldürüp araziye bırakın. Böylece babanızın sevgisi sırf size kalır. Bakarsın bu sevgiden gül gibi bir toplum olur.
M. Çakır 12:9
10
Diğeri: " Yoo. Yusuf'u öldürmeyin onu derin bir su kuyusuna atın. Böyle yaparsanız nasıl olsa kervancıların biri onu alıp götürecektir . "
M. Çakır 12:10
11
Kardeşler babalarına varıp :" Sevgili babamız! Neden Yusuf'u bize emanet etmiyorsun? Biz ona pekâla bakabiliriz.
M. Çakır 12:11
12
Yarın onu bizimle bırak da koşsun oynasın. Biz ona kol kanat oluruz. "
M. Çakır 12:12
13
Baba: " Sanki onu götürürseniz çok üzülecek gibiyim. Oyuna falan dalarsınız da onu kurt yer diye korkuyorum. "
M. Çakır 12:13
14
Kardeşler: " İyi artık. Eğer biz bu kadar kalabalık iken onu kurt yerse, hepimiz mahvolduk demektir. "
M. Çakır 12:14
15
Onu götürdüler. Tam kuyuya atmaya karar verdikleri sırada Yusuf'a fısıldadık: " Sen, ilerde onların yaptıklarını çaktırmadan yüzlerine vuracaksın " diye güç verdik.
M. Çakır 12:15
16
Akşam üzeri, ağlaşarak babalarına geldiler.
M. Çakır 12:16
17
Kardeşler : " Babacığım! Biz yarışıyorduk Yusuf'u da eşyalarımızın yanına bırakmıştık, ama onu kurt yemiş. Hoş, biz doğru söylesek de bize inanmazsın ya! "
M. Çakır 12:17
18
Sahte kan bulaşığı gömleğini getirmişlerdi. Baba : " Yoo bu çocuksu davranışlarınızla siz ancak kendinizi kandırabilirsiniz " diye inledi Artık bağrıma taş basmalıyım. Anlattığınıza bakılırsa bana sadece Allah yâr olabilir.
M. Çakır 12:18
19
Derken bir kervan geldi. Sucularını suya saldılar. Kovasını sarkıttı. Sucu : " Aa! bir çocuk ! " Onu ticarî bir mal gibi sarıp sarmalayıp götürdüler. Allah ise yaptıklarını biliyordu.
M. Çakır 12:19
20
Kervancılar, umursamaz bir tavır takınarak Yusuf'u öldü pahasına, yani birkaç kuruşa sattılar.
M. Çakır 12:20
21
Onu satın alan Mısırlı vezir, karısına şöyle diyordu: " Ona iyi bak. İşimize yarayabilir. Bakarsın onu evlat bile edinebiliriz. " Bu şekilde Yusuf'un dünyadaki yerini berkittik. Çünkü ilerde ona, olayların yorumunu öğretecektik. Çünkü Allah işini bilirdi, ama çokları, olup biteni anında yorumlayamazdı ...
M. Çakır 12:21
22
Yusuf ergin yaşa geldiğinde ona, siyasî güç yanı sıra bir takım bilgiler de yükledik. Zaten bizim, gönül erlerine karşılığımız hep böyle olmuştur.
M. Çakır 12:22
23
Vezirin hanımı bir gün, genç Yusuf'tan yararlanmaya kalktı. Kapıları kapattı ve: " Hadi gel " dedi. Yusuf : " Aman Allah'ım! Efendimin bana iyiliği var . nankörlük eden, iflah olmaz " diye diretti.
M. Çakır 12:23
24
Şayet Yusuf, Allah'tan bir işaret almasaydı, ya o, kadına; ya da kadın, ona sahip olacaktı. Onu, kaba ve çirkin bir oyunun eşiğinden bu şekilde çekip aldık. Çünkü o, bizim has kullarımızdandı.
M. Çakır 12:24
25
Kapıya doğru koşuştular, bu arada kadın Yusuf'un gömleğini arkadan asılmıştı. Tam o sırada kapıda kocasıyla karşılaştılar. Karısı : " Senin ailene göz koyan birinin cezası , herhalde ya hapis, ya da çok ağır bir ceza olmalı " diye suç bastırdı.
M. Çakır 12:25
26
Yusuf ise: " O, bana asıldı " diyebildi sadece. Hane halkından olaya tanıklık eden biri : " Gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru, oğlan yalan söylemiştir.
M. Çakır 12:26
27
Yok eğer, gömleği arkadan yırtılmışsa, o zaman kadın yalan, erkek doğru söylüyor demektir . "
M. Çakır 12:27
28
gömleğin arkadan yırtıldığını gören kocası : " bu, sizin kancık oyunlarınızdan biri, doğrusu oyun etmede üstünüze yok.
M. Çakır 12:28
29
Yusuf!! Sen bu davadan vazgeç. Hanım!! Sen de Allah'tan özür dile. Çünkü yanlış yapan sensin. "
M. Çakır 12:29
30
Şehirde olup bitenleri duyan kadınlar : " Vezirin hanımı kölesine asılmış. Delikanlı, yüreğini hoplatmış kadının. Herhalde zavallı bunalıma girmiş olmalı. "
M. Çakır 12:30