Ana SayfaMealler › Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir meali ile okumaya başla
Enam 1 / 165
1
Hamd olsun Allah’a; Yer’i ve Gökler’i yarattı. Karanlıklar’ı ve Aydınlığı yaptı. Yine de inkâr etmiş olanlar rabb’lerine denk tutuyorlar.
M. Özdemir 6:1
2
O’dur ki sizi çamurdan yarattı, sonra bir ecel takdir etti. Belirlenmiş bir ecel O’nun katındadır; yine de siz şüphe ediyorsunuz.
M. Özdemir 6:2
3
Yer’de ve Gökler’de O Allah, sizin sırrınızı da, açıktakinizi de biliyor; kazanacağınız şeyleri de biliyor.
M. Özdemir 6:3
4
Onlara rabb’lerinin âyetlerinden ne âyet gelse, onlardan ancak yüz çevirmekteydiler.
M. Özdemir 6:4
5
Onlara geldiği zaman Hakk’ı yalanlıyorlardı. Alay ediyor oldukları şeylerin uyarıcı haberleri onlara ilerde gelecektir.
M. Özdemir 6:5
6
Görmediler mi, onlardan önce nice nesilleri / kuşakları helâk ettik. Yeryüzü’nde, size vermediğimiz imkânları onlara verdik. Göğü onların üzerine bol bol gönderdik. Altlarından akan Irmaklar da yaptık. Ne var ki onları günahları sebebiyle helâk ettik. Onların sonrasında başka kuşaklar var ettik.
M. Özdemir 6:6
7
Sana kâğıtta yazılı / kırtasî bir kitap indirseydik de ona elleriyle dokunsalardı, inkâr etmiş olanlar elbette: -"Bu ancak açıkça bir sihir!" derlerdi.
M. Özdemir 6:7
8
Bir de: -"Ona bir melek indirilseydi ya!" dediler. Bir melek indirseydik, İş bitirilirdi; yine de bekletilmezlerdi.
M. Özdemir 6:8
9
Onu bir melek yapsaydık, elbette bir adam yapardık. Onları, büründükleri şeye yine büründürürdük.
M. Özdemir 6:9
10
And olsun senin öncesinden de rasûllerle alay edildi! Derken alay ediyor oldukları şeyler, onlarla eğlenmiş olanları çepeçevre kuşatarak içine aldı. ***
M. Özdemir 6:10
11
De ki: -"Yeryüzü’nde gezip dolaşın! Bir bakın, Yalanlayanlar’ın akıbeti (sonu) nasıl oldu?".
M. Özdemir 6:11
12
De ki: -"Yer ve Gökler’deki şeyler kimindir?". De ki: -"Rahmet’i kendi üzerine yazmış olan Allah’ındır". Sizi, elbette, hakkında kuşku olmayan Kıyâmet günü’ne topluyor. Kendilerini hüsrana / zarara uğratmış olanlar artık inanmazlar.
M. Özdemir 6:12
13
Gece ve Gündüz’de sükûn bulmuş / yerleşmiş olanlar O’nundur. O Bilen İşiten’dir.
M. Özdemir 6:13
14
De ki: -"Yer’in ve Gökler’in yoktan ilk yaratıcısı Allah’tan başkasını mı veliyy edineyim? Hâlbuki O doyuruyor ve doyurulmaz". De ki: -"Ben, teslim olmuş kimselerin ilki olmakla emredildim. Asla Müşrikler’den olma!".
M. Özdemir 6:14
15
De ki: -"Ben, eğer rabbime isyan ettiysem, çok büyük bir günün azâbından korkuyorum".
M. Özdemir 6:15
16
Kim o gün bundan çevrilirse, ona merhamet edilmiştir. Bu Açıkça Başarı’dır / Kurtuluş’tur.
M. Özdemir 6:16
17
Allah sana bir zaruret / zorluk dokundurursa, bunu O’ndan başka giderecek kimse yoktur. Sana bir hayır dokundurursa, O her şeye güç yetirendir.
M. Özdemir 6:17
18
O kullarının üstünde Kâhir / Baskın Güçlü’dür. O Haberli Hakîm’dir.
M. Özdemir 6:18
19
De ki: -"Şahidlik bakımından hangi şey en büyüktür?". De ki: -"Benim ve sizin aramızda Allah şahid’dir. Bu Kur’ân, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için bana vahyedildi. Allah ile birlikte başka ilahların bulunduğuna siz mi şehadet ediyorsunuz?". De ki: -"Şehadet etmem". De ki: -"O bir tek ilahtır. Ben, şirk (ortak) koştuğunuz şeylerden uzağım".
M. Özdemir 6:19
20
Kitap verdiğimiz kimseler, onu, kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanıyorlar. Nefislerini hüsrana / zarara uğratanlar artık inanmazlar. ***
M. Özdemir 6:20
21
Allah’a yalan uydurmuş veya O’nun âyetlerini yalanlamış kimseden daha zâlim kimdir? Şu bir gerçektir ki; Zâlimler iflâh olmaz / kurtuluşa ermez.
M. Özdemir 6:21
22
O gün topluca onları bir araya toplarız; sonra Allah’a ortak koşmuş kimselere: -"Sanıyor olduğunuz ortaklarınız nerede?" deriz.
M. Özdemir 6:22
23
Yine onların fitnesi ancak "Rabbimiz Allah’a yemin olsun, müşrikler (ortak koşanlar) değildik!" demeleri oldu.
M. Özdemir 6:23
24
Bir bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler; uyduruyor oldukları şeyler onlardan nasıl uzaklaştı?
M. Özdemir 6:24
25
Onlardan sana kulak verip dinleyen kimseler de vardır. Onu fıkıh ederler (inceden inceye düşünürler) diye onların kalbleri üzerinde kabuk örtüler yaptık, kulaklarında da işitme ağırlığı! Her bir âyeti görseler onlara inanmazlar. Nihayet seninle tartışmak üzere sana geldikleri zaman, inkâr etmiş olanlar: -"Bu ancak İlk Öncekiler’in hikâyeleridir" diyorlar.
M. Özdemir 6:25
26
Onlar, ondan nehy ediyorlar (kaçınıyorlar) ve ondan uzaklaşıyorlar. Sadece kendilerini helâk ediyorlar; bilincinde (farkında) olmuyorlar.
M. Özdemir 6:26
27
Keşke, Ateş’in karşısında durdurup tutulduklarında görsen! Dediler ki: -"Ah keşke biz geri döndürülsek de rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve Müminler’den olsak!".
M. Özdemir 6:27
28
Ne var ki onların önceden gizliyor oldukları şeyler açığa çıktı. Geri dönselerdi, nehy edildikleri şeylere yine dönerlerdi. Onlar, elbette yalancılardır.
M. Özdemir 6:28
29
-"O (hayat), sadece Dünya hayatımız! Biz yeniden diriltilenler (olacak) değiliz" dediler.
M. Özdemir 6:29
30
Yine o anı bir görsen, rabb’leri karşısında durup tutulduklarında dedi ki: -"Bu Gerçek değil mi?". -"Evet öyle, rabbimize and olsun (Gerçek)!" dediler. -"İnkâr ediyor olduğunuz için Azab’ı tadın!" dedi. ***
M. Özdemir 6:30