Ana SayfaMealler › Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir meali ile okumaya başla
Fetih 1 / 29
1
Biz, sana açıkça bir FETİH açtık;
M. Özdemir 48:1
2
Allah, senin günahından / kusurundan, önce geçmiş şeyleri ve ertelenmiş şeyleri senin için bağışlasın! Senin üzerindeki nimetini tamamlasın! Seni doğru bir yola eriştirsin!
M. Özdemir 48:2
3
Aziz / izzetli / güçlü bir yardım ile sana yardım etsin!
M. Özdemir 48:3
4
O’dur ki Müminler’in kalblerine, imanlarıyla birlikte iman artırmaları için, Sekînet’i (Güven ve Huzur’u) indirdi. Yer’in ve Gökler’in orduları Allah’ındır. Allah hakîm alîmdir.
M. Özdemir 48:4
5
Erkek Müminler’i ve kadın Müminler’i, içinde sürekli kalacakları, altından Irmaklar akan cennetlere girdirsin! Onların kötülüklerini örtsün! Bu, Allah katında çok büyük bir başarı (kurtuluş) oldu.
M. Özdemir 48:5
6
Kötüler’in zannıyla Allah hakkında Zannda Bulunan erkek Münâfıklar’a da, kadın Münâfıklar’a da, erkek Müşrikler’e de, kadın Müşrikler’e de azâp etsin! Kötüler’in devranı onların üzerine olsun! Allah onlara gazap etti; onları lanetledi; onlar için Cehennem’i hazırladı. Gidip varılacak yer olarak kötü oldu.
M. Özdemir 48:6
7
Yer’in ve Gökler’in orduları Allah’ındır. Allah hakîm azîzdir.
M. Özdemir 48:7
8
Biz, seni bir uyarı yapıcı, müjdeleyici ve şahid olarak gönderdik.
M. Özdemir 48:8
9
Allah’a ve O’nun rasûlüne inanasınız! O’nu savunup destekleyesiniz! O’na saygı gösteresiniz! O’nu sabah akşam tesbih edesiniz!
M. Özdemir 48:9
10
Sana biat edenler, Allah’a biat ediyordur. Allah’ın eli onların elleri üzerindedir. Kim cayarsa, doğrusu kendi nefsine cayar. Kim de Allah’a ahid (söz) verdiği şeye bağlı kalırsa, ona çok büyük bir ecir (ücret / ödül) verecektir. ***
M. Özdemir 48:10
11
Bedevî Arablar’dan Geride Kalanlar sana diyecektir ki: -"Bizi, ailelerimiz ve mallarımız meşgul etti. Bizim için bağışlanma dile!". Kalblerinde olmayan şeyi dilleri ile söylüyorlar. De ki: -"Eğer size bir zarar istediyse veya bir yarar istediyse, kim sizin için Allah’tan gelecek bir şeye mâlik olur? Bununla birlikte Allah, işleyeceğiniz şeylerden haberlidir".
M. Özdemir 48:11
12
Oysa "Rasûl ve Müminler ailelerine ebedî olarak dönmeyecek" sandınız. Bu, kalblerinizde güzel göründü. Kötüler’in zannına kapıldınız. Bozguncu / fesadçı / söz dinlemez bir kavim oldunuz.
M. Özdemir 48:12
13
Kim Allah’a ve O’nun rasûlüne inanmadıysa, biz, Kâfirler için alevli bir ateş hazırladık.
M. Özdemir 48:13
14
Yer’in ve Gökler’in mülkü (yönetimi) Allah’ındır. Dileyeceği kimseleri bağışlar, dileyeceği kimselere azâp eder. Allah rahîm gafur olandır.
M. Özdemir 48:14
15
Almak için ganimetlere gittiğiniz zaman, Geride Kalanlar: -"Bırakın bizi, size uyalım!" diyecektir. Allah’ın kelamını / sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: -"Allah önceden dedi; bu şekilde bize tâbi’ olmayacaksınız". Diyecekler ki: -"Bize hased ediyorsunuz!". Aksine, birazı hariç inceden inceye düşünmezlerdi (anlamazlardı).
M. Özdemir 48:15
16
Bedevî Arablar’dan Geri Kalanlar’a de ki: -"Kendileriyle savaşacağınız veya (kendiliğinden) teslim olacak / barış yapacak çok güçlü bir kavime çağrılacaksınız. İtaat ederseniz, Allah size güzel bir ecir (ücret / ödül) verir. Önceden yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz, sizi acıveren bir azâp ile cezalandırır".
M. Özdemir 48:16
17
Körler’e harec / sıkıntı yoktur. Topallar’a da sıkıntı yoktur. Hastalar’a da sıkıntı yoktur. Kim Allah’a ve O’nun rasûlüne itaat ederse, onu, altından Irmaklar akan cennetlere girdirir. Kim yüz çevirirse, onu da acıveren bir azâp ile cezalandırır.
M. Özdemir 48:17
18
Allah, Müminler’den razı oldu; Ağaç’ın altında sana biat ettiklerinde kalblerindeki şeyleri bilip üzerlerine Sekînet’i / Güven’i / Huzur’u indirdi. Onlara yakın bir fetih de isabet ettirdi.
M. Özdemir 48:18
19
Elde edecekleri birçok ganimetler de (isabet ettirdi). Allah hakîm azîzdir.
M. Özdemir 48:19
20
Allah, size elde edeceğiniz birçok ganimet vaad etti. Bunu sizin için çabuklaştırdı; İnsanlar’ın ellerini sizden çekti. Hem Müminler’e bir âyet / işaret olsun, hem de sizi doğru bir yola eriştirsin!
M. Özdemir 48:20
21
Onlara güç yetiremediğiniz diğerlerini de! Kesinlikle Allah onları ihata etti / kuşattı. Allah her şeye güç yetirendir.
M. Özdemir 48:21
22
İnkâr etmiş olanlar sizinle karşı karşıya savaşsaydı, Arkalar’ı dönerlerdi. Sonra ne bir veliyy bulurlardı, ne bir yardım edici!
M. Özdemir 48:22
23
Allah’ın önceden geçmiş sünneti / yasası budur. Allah’ın sünneti için bir değişiklik asla bulamayacaksın.
M. Özdemir 48:23
24
O’dur ki onlara karşı size zafer verdikten sonra Mekke’nin göbeğinde onların ellerini sizden, sizin ellerinizi de onlardan çekti. Allah ne işliyorsanız görmektedir.
M. Özdemir 48:24
25
Onlar ki inkâr ettiler ve sizi hem Mescid ül-Harâm’dan, hem de bekletilen Kurbanlıklar’ı yerine ulaşmaktan alıkoydular. Allah’ın, dileyeceği kimseleri kendi rahmetine girdirmesi için, şayet yok edeceğinizi bilmediğiniz mümin adamlar ve mümin kadınlar olmasaydı, bilmeden size onlardan bir güçlük / kınama isabet ederdi. Şayet birbirinden ayrılsalardı, acıveren bir azâp olarak, onlardan inkâr etmiş olanlara elbette azâp ederdik.
M. Özdemir 48:25
26
Hani, inkâr etmiş olanlar, kalblerindeki Hamiyyet’i, Câhiliyye’nin hamiyyetini / Câhiliye damarını kabarttı; Allah, rasûlüne ve Müminler’e sekînetini (güven ve huzurunu) indirdi; onlara "Takvâ" sözcüğünü ilzam etti. Bunun en hak edeni ve en ehli’ydiler. Allah da her şeyi bilendir. ***
M. Özdemir 48:26
27
And olsun Allah, rasûlüne Rüya’yı Gerçek ile doğruladı! Allah dilediyse, başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, güvenli bir şekilde Mescid ül-Harâm’a girersiniz; korkmazsınız. Bilmediğiniz şeyleri bildi; bundan başka yakın bir fetih kıldı.
M. Özdemir 48:27
28
O’dur ki, bütünüyle Din üzerinde ona arka çıkması (onu desteklemesi) için rasûlünü Hakk’ın dini ve Hidayet ile gönderdi. Şahid olarak Allah yeter.
M. Özdemir 48:28
29
Allah’ın rasûlü Muhammed ve onunla birlikte olanlar, Kâfirler’e karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Allah’tan bir lütuf ve hoşnutluk aramak üzere onları rukü’-secde halinde görürsün. Onların yüzlerindeki sîması, Secdeler’in eserindendir / izindendir. Onların Tevrat’taki misâli ve İncil’deki misâli işte böyledir. Bir ekin gibidir; filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşıp sertleşmiş, Kâfirler’i / Ekinciler’i kıskandırması için Ziraatçılar’ı hayrete düşürecek şekilde sapı üzerinde dikilmiştir. Allah, onlardan iman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlara, bağışlanma ve çok büyük bir ecir (ücret / ödül) vaad etti.
M. Özdemir 48:29
Fetih suresi tamamlandı