Ana SayfaMealler › Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir meali ile okumaya başla
Muhammed 1 / 38
1
İnkâr etmiş ve Allah’ın yolundan alıkoymuş (saptırmış) olanlar, kendi amellerini boşa çıkardı.
M. Özdemir 47:1
2
İman etmiş, Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) ve rabb’lerinden gelen Hakk olarak, MUHAMMED’e indirilmiş olanlara inanmış kimseler de kendi kötülüklerini örttü; hal ve gidişlerini düzeltti.
M. Özdemir 47:2
3
Bu, inkâr etmiş olanların Bâtıl’a uymaları ve inanmış olanların, rabb’lerinden gelen Hakk’a tâbi’ olmaları sebebiyledir. Allah, İnsanlar’a misâllerini böyle veriyor.
M. Özdemir 47:3
4
İnkâr etmiş olanlarla karşı karşıya geldiğiniz zaman Boyun Eğdirmek gerekir. Sonunda onları iyice bozguna uğratıncaya kadar Sımsıkı Sağlam’a bağlayın! Savaş, ağırlıklarını bırakması için ya eman, ya da fidye! İşte böyle! Eğer Allah dilerse, onlardan hınç alır; ama bir kısmınızı bir kısmıyla denemek için (böyle yapar). Allah’ın yolunda öldürülmüş kimselere gelince; onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
M. Özdemir 47:4
5
Onları hidayete eriştirecektir. Onların hal ve gidişlerini de düzeltir.
M. Özdemir 47:5
6
Onlara tanıttığı Cennet’e girdirir.
M. Özdemir 47:6
7
Ey iman edenler! Eğer Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder; ayaklarınızı sabit kılar.
M. Özdemir 47:7
8
İnkâr etmiş olanlara gelince; onlar için sefalet vardır. Onların amellerini boşa çıkardı.
M. Özdemir 47:8
9
Bu onların, Allah’ın indirdiklerini kötü görmeleri sebebiyledir. Artık amellerini boşa çıkardı.
M. Özdemir 47:9
10
Yeryüzü’nde dolaşmadılar mı? Bir baksınlar, onlardan öncekilerin akıbeti nasıl oldu? Allah onları yerle bir etti. Kâfirler için onun benzerleri vardır.
M. Özdemir 47:10
11
Bu şu sebepledir ki; Allah, inanmış kimselerin (veliyy edinilecek olan) mevlâsıdır; Kâfirler’e gelince; onlar için mevlâ yoktur.
M. Özdemir 47:11
12
Allah, iman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanları, altından Irmaklar akan cennetlere girdiriyor. İnkâr etmiş olanlar da zevk ve sefa sürüyor; Evcil Hayvanlar’ın yediği gibi yiyorlar. Onlar için kalacak yer Ateş’tir.
M. Özdemir 47:12
13
Seni çıkardıkları senin şehrinden daha güçlü-kuvvetli nice şehirler vardır ki, onları helâk ettik; onlar için yardım eden yoktur.
M. Özdemir 47:13
14
Rabbinden bir beyyine (açık belge) üzerinde olan kimse, kötü ameli kendisine güzel görünmüş ve hevâlarına uymuş kimse gibi midir?
M. Özdemir 47:14
15
Müttakîler’e / Sakınıp Korunanlar’a vaad edilmiş Cennet’in misâli, -ki orada, bulanık olmayan (arı-duru) su ırmakları, tadı değişmeyen (taze) süt ırmakları, İçenler’e lezzet veren içecek ırmakları ve saf süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için her Ürün’den de vardır, rabb’lerinden bir bağışlanma da vardır- (böyle bir cennetin misâli), kaynar sıcak su içirilmiş, bağırsaklarını parça parça yapmış ve Ateş’te sürekli kalacak kimse gibi midir?
M. Özdemir 47:15
16
Onlardan sana kulak verip dinleyen kimseler, sonunda senin yanından çıktıkları zaman, İlim verilmiş olanlara: -"Biraz önce ne dedi?" dediler. İşte Allah onların kalblerine mühür vurdu; hevâlarına uydular.
M. Özdemir 47:16
17
Hidayete ermiş olanlara gelince; onlara hidayet artırdı; takvâlarını verdi.
M. Özdemir 47:17
18
Saat’in, onlara ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Onun şartları kesinlikle geldi. Onların hatırlatmaları onlara geldiği zaman artık nerede, onlar için öğüt almak!
M. Özdemir 47:18
19
Şunu bil ki Allah’tan başka ilah yoktur. Kendi günahın / kusurun için, bir de Müminler ve kadın Müminler için bağışlanma dile! Sizin dönüp dolaşmanızı ve kalacak yerinizi Allah biliyor.
M. Özdemir 47:19
20
İman etmiş olanlar da: -"Bir sûre indirilseydi ya!" diyorlar. Muhkem bir sûre indirildiği ve içinde Savaş anıldığı zaman kalblerinde hastalık olanların sana Ölüm Baygınlığı ile baktıklarını gördün. Artık onlara en yakışan:
M. Özdemir 47:20
21
Örfe uygun bir söz ve itaatdir. Emr / İş kararlaştırılıp kesinleştiği zaman Allah’a sadık kalsalardı / doğru söyleselerdi, onlar için hayırlı olurdu.
M. Özdemir 47:21
22
Yönetimi ele aldığınızda akrabalık bağlarınızı koparmayı ve Yeryüzü’nde fesad (bozgunculuk / karışıklık) çıkarmayı umar mıydınız?
M. Özdemir 47:22
23
İşte onlar Allah’ın lanet ettiği, sağır ettiği ve görme duyularını (gözlerini) kör ettiği kimselerdir.
M. Özdemir 47:23
24
Kur’ân’ı enine-boyuna (bütüncül) düşünmezler mi? Yoksa kalbler üzerinde midir kilitleri?
M. Özdemir 47:24
25
Kendileri için Hidayet (Doğru Yol) açıkça belli olduktan sonra arkalarına dönmüş olanlara gelince; onları Şeytan ayarttı, onları emellere sürükledi.
M. Özdemir 47:25
26
Bu, Allah ne indirdiyse hoşlanmamış kimselere onların: -"Size İşler’in bir kısmında itaat edeceğiz" dedikleri sebebiyledir. Onların gizli konuşmalarını Allah biliyor.
M. Özdemir 47:26
27
Nasıl da Melekler onları vefat ettirdiği zaman onların yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar?
M. Özdemir 47:27
28
Bu, şu sebepledir ki; Allah’ı gazaplandırmış şeylere tâbi’ oldular, O’nun rızasından hoşlanmadılar; böylece amellerini boşa çıkardı. ***
M. Özdemir 47:28
29
Yoksa kalblerinde hastalık olanlar, "Allah onların kinlerini asla çıkarmayacak!" diye mi hesap etti?
M. Özdemir 47:29
30
Dilersek onları sana elbette gösterirdik; onları simalarından da tanırdın. Onları Söz’ün uslûbundan da tanırsın. Allah, amellerinizi (işlediklerinizi) biliyor.
M. Özdemir 47:30