Ana SayfaMealler › Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir meali ile okumaya başla
Fussilet 1 / 54
1
Hâ Mîm!
M. Özdemir 41:1
2
Bir tenzîl (kısım kısım indirilme), Rahîm Rahmân’dandır;
M. Özdemir 41:2
3
Bilecek bir kavim için anlaşılır bir kur’ân (okuyuş) olarak âyetleri FUSSILET (ayrı ayrı açıklanmış) bir kitaptır.
M. Özdemir 41:3
4
Müjdeci ve uyarıcı olmak üzere! Böyleyken onların çoğu yüz çevirdi. Artık onlar işitmezler.
M. Özdemir 41:4
5
-"Bizi çağırdığın şeylerden kalblerimiz korunaklar içindedir; kulaklarımızda ağırlık vardır. Bizim ve senin aramızda bir örtü (perde) de vardır. Biz, çabalamaktayız; sen de çabala!" dediler.
M. Özdemir 41:5
6
De ki: -"Doğrusu ben sizin gibi bir beşerim. Bana, sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor. O’na doğru bir yönde olun, O’ndan bağışlanma dileyin! Yazıklar olsun Müşrikler’e / Şirk Koşanlar’a!".
M. Özdemir 41:6
7
Zekât’ı vermeyenlere! Onlar, Âhiret’i gerçekten inkâr edenlerdir.
M. Özdemir 41:7
8
İman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlar, işte onlar için ölçek dışı bir ücret / ödül vardır. ***
M. Özdemir 41:8
9
De ki: -"Siz mi, Yer’i iki gün (dönem) içinde yaratmış olanı inkâr ediyorsunuz; O’na denkler / benzerler / ortaklar koşuyorsunuz? İşte bu, Âlemler’in rabbidir".
M. Özdemir 41:9
10
Onun üstünden orada ağır baskılar yaptı; orayı bereketlendirdi. İsteyenler için eşit düzeyde olmak üzere dört günde (dönemde / mevsimde) azıklar takdir etti.
M. Özdemir 41:10
11
Sonra Göğe doğru istivâ etti / düzen verdi; hâlbuki o bir dühân (gaz / duman)dır. Ona ve Yer’e dedi ki: -"İstekli veya isteksiz gelin!". İkisi de: -"İstekli olarak geldik" dediler.
M. Özdemir 41:11
12
Onları iki gün (dönem) içinde yedi gök olarak takdir etti. Her bir göğe kendi işini vahyetti / bildirdi. Bir de Yakın Sema’yı / Dünya Seması’nı kandillerle süsledik; hem de korumak üzere! Bu, Alîm Azîz’in takdiridir.
M. Özdemir 41:12
13
Yüz çevirdilerse, onlara de ki: -"Sizi Ad ve Semûd’un yıldırımına benzer bir yıldırım ile uyardım".
M. Özdemir 41:13
14
Onların öncesinden ve sonrasından Rasûller, "Allah’tan başkasına kulluk etmeyin!" diye onlara geldiği anda: -"Rabbimiz dileseydi, elbette melekler indirirdi. Biz, birlikte gönderildiğiniz şeyleri inkâr etmekteyiz" dediler.
M. Özdemir 41:14
15
Her neyse Âd (kavmi) Yeryüzü’nde Hakk’sız yere büyüklük tasladılar: -"Bizden daha kuvvetli kim var?" dediler. Onları yaratmış olan Allah’ın, kendilerinden daha kuvvetli olduğunu görmediler, öyle mi? Âyetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardı.
M. Özdemir 41:15
16
Dünya Hayatı’nda onlara Hızy’in (Utanç’ın / Rezalet’in) azâbını tattırmamız için sıkıntılı / kara günlerde üzerlerine dondurucu soğuk rüzgârlar gönderdik. Elbette Âhiret’in azâbı en utanç verici / en rezil edicidir. Onlar yardım edilmezler.
M. Özdemir 41:16
17
Semûd’e gelince; onlara hidayet ettik (yol gösterdik); Hidayet’e karşılık Körlüğü tercih ettiler. Kazanıyor oldukları yüzünden onları Zelil Eden (Alçaltan) Azab’ın sarsıntısı tuttu.
M. Özdemir 41:17
18
İman etmiş ve sakınıp korunmakta olanları kurtardık. ***
M. Özdemir 41:18
19
Allah’ın düşmanları Ateş’e doğru bir araya toplanacağı gün, onlar birlikte tutulurlar / tutuklanırlar.
M. Özdemir 41:19
20
İşliyor oldukları şeyler sebebiyle, sonunda oraya geldikleri zaman, onların işitmesi, görme duyuları (gözleri) ve derileri onların aleyhine şahidlik etti.
M. Özdemir 41:20
21
Derilerine: -"Niçin aleyhimize şahidlik ettiniz?" dediler. -"Her şeyi konuşturmuş olan Allah bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı. O’na döndürülüyorsunuz" dediler.
M. Özdemir 41:21
22
Sizin işitmeniz, görme duyularınız (gözleriniz) ve derileriniz sizin aleyhinize şahidlik eder diye örtüyor / gizliyor / sakınıyor değildiniz; ama işleyeceğiniz şeylerden birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini zannettiniz.
M. Özdemir 41:22
23
İşte rabbinizle ilgili beslediğiniz bu zannınız, sizi yıktı mahvetti; Hüsrana Düşenler’den oldunuz.
M. Özdemir 41:23
24
Sabrederlerse / direnirlerse, onlar için kalacak yer Ateş’tir. Hoşnutluk için itiraf ederek özür dilemek isterlerse, onlar Hoşnut Olunanlar’dan (Özrü Kabul Edilenler’den) değildir.
M. Özdemir 41:24
25
Onlar için yakın arkadaşlar sardırdık; onlara ellerinin arasındaki şeyleri ve sonraki şeyleri süslediler. Onlardan önceki İnsanlar’dan ve Cinnler’den daha önce gelip geçmiş ümmetler içinde Söz onların aleyhine gerçekleşti. Onlar, hüsrana düşenlerdi. ***
M. Özdemir 41:25
26
İnkâr etmiş olanlar: -"Galebe çalmanız için bu Kur’ân’ı dinlemeyin! Onun içine söz katın!" dediler.
M. Özdemir 41:26
27
İnkâr etmiş olanlara şiddetli bir azâp tattırıyoruz. Onları, işliyor olduklarının en kötüsüyle cezalandırıyoruz.
M. Özdemir 41:27
28
İşte Ateş, Allah’ın düşmanlarının cezasıdır. Âyetlerimizi bile bile inkâr ediyor oldukları şeyler sebebiyle onlar için bir ceza olmak üzere orada Huld’ün (Sürekli Kalıcılık’ın) yurdu vardır.
M. Özdemir 41:28
29
İnkâr etmiş olanlar dedi ki: -"Rabbimiz! İnsanlar’dan ve Cinnler’den bizi saptırmış olanları bize göster! Onları ayaklarımızın altına alalım; Aşağılıklar’dan olsunlar!".
M. Özdemir 41:29
30
Rabbimiz Allah’tır demiş, sonra doğru yönde gitmiş kimseler, evet onlara: -"Korkmayın! Üzülmeyin! Vaad ediliyor olduğunuz Cennet ile neşelenin!" diye Melekler iner.
M. Özdemir 41:30