2
RÛM’lar Arz’ın (Ülke’nin) en yakınında yenilgiye uğradı.
3
Yenilgilerinden sonra galip geleceklerdir;
4
Bir kaç yıl içinde! Öncesinde de, sonrasında da Emr / Yetki Allah’ındır. O gün Müminler sevinir / ferahlanır.
5
Dileyeceği kimselere yardım eden Allah’ın yardımıyla! Rahîm Azîz O’dur.
6
Allah’ın vaadi olarak! Allah vaadinden caymaz; ama İnsanlar’ın çoğu bilmez.
7
Dünya Hayatı’ndan görüneni biliyorlar. Onlar Âhiret’ten gâfildir (habersizdir / tedbirsizdir).
8
Kendi nefislerinde düşünmediler mi? Allah, belirli bir süreliğine Yer’i, Gökler’i, ikisi arasındakileri ancak Hakk ile yarattı. İnsanlar’dan birçoğu, rabb’leriyle karşılaşmayı inkâr etmektedirler.
9
Yeryüzü’nde gezmediler mi? Bir baksınlar, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl oldu? Onlardan daha güçlüydüler; Arz’ı / Araziyi / Toprağı işlediler; orayı bunların imar ettiklerinden daha çok imar ettiler. Onlara rasûlleri Beyyineler / Açık Belgeler ile geldi. Allah onlara zulmedecek değildi; ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
10
Sonra, kötülükler’i yapmış kimselerin akıbeti (sonu), Allah’ın âyetlerini yalanlamak oldu. Bir de onlarla alay ediyorlardı. ***
11
Allah, Yaratma’yı ilk başlatıyor; sonra yineliyor; sonra O’na döndürülüyorsunuz.
12
Saat’in kıyam edeceği / gelip çatacağı gün Mücrimler / Suçlular ümitsiz kalırlar.
13
Koştukları ortaklardan onlara hiçbir şefaat eden olmadı. Kendi ortaklarını da inkâr etmekteydiler.
14
Saat’in gelip çatacağı gün, işte o gün fırka fırka gruplaşırlar.
15
Her neyse iman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlar, artık onlar bir bahçede neşelenirler.
16
Her neyse inkâr etmiş ve Âhiret’in buluşmasını ve bizim âyetlerimizi yalanlamış olanlara gelince; işte onlar Azâp’ta hazır tutulmuşlardır.
17
Akşamladığınız sürece ve sabahladığınız sürece Allah sübhandır / münezzehdir.
18
Yer’de de, Gökler’de de, öğle sırasında da, akşamları da Hamd O’na aittir.
19
Ölü’den Diri’yi çıkarıyor. Diri’den de Ölü’yü çıkarıyor. Yeryüzü’nü ölümünden sonra diriltiyor. İşte böyle çıkartılırsınız. ***
20
Sizi topraktan yaratması da O’nun âyetlerindendir; sonra siz beşersiniz; (Yeryüzü’ne) yayılıyorsunuz.
21
Onlara teskininiz / ısınmanız için sizin nefislerinizden eşler yaratması da, aranızda rahmet ve karşılıklı sevgi koyması da O’nun âyetlerindendir. Bunda, düşünecek bir kavim için elbette âyetler vardır.
22
Yer’i ve Gökler’i yaratması da, dillerinizi ve renklerinizi çeşitli yapması da O’nun âyetlerindendir. Bunda, Bilenler için elbette âyetler vardır.
23
O’nun lütfundan aramanız da, Gündüz ve Geceleyin uyumanız da O’nun âyetlerindendir. Bunda, işitecek / dinleyecek bir kavim için elbette âyetler vardır.
24
Korku ve umut vermek üzere size Şimşeği göstermesi de, Gök’ten su indirmesi de O’nun âyetlerindendir. Yeryüzü’nü ölümünden sonra onunla diriltiyor. Bunda, akledecek bir kavim için elbette âyetler vardır.
25
O’nun emri ile Yer’in ve Göğün kıyam etmesi / ayakta durması da O’nun âyetlerindendir. Sonra Yer’den sizi bir davet ile çağırdığı zaman, siz o anda çıkarsınız.
26
Yer ve Gökler’deki kimseler O’nundur. Hepsi O’na boyun eğip itaat etmektedir.
27
O’dur ki Yaratma’yı ilk başlatıyor, sonra yineliyor. Bu O’na göre en hafif / en kolaydır. Yer ve Gökler’de En Üstün Misâller O’nundur. Hakîm Azîz de O’dur. ***
28
Allah size nefislerinizden misâl verdi. Sizi rızıklandırdığımız şeylerde ellerinizin mâlik olduğu şeylerden sizin için hiçbir ortak var mı? Siz bunda eşit düzeydesiniz; kendi nefislerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyorsunuz. İşte böyle, akledecek bir kavim için Âyetler’i ayırt ederek iyice açıklıyoruz.
29
Ne var ki zulmetmiş olanlar bilgisizce hevâlarına uydu. Kim Allah’ın şaşırttığı kimseyi hidayete eriştirir (yol gösterir)? Onlar için hiçbir yardım edecek yoktur.
30
Allah’ın, İnsanlar’ı yoktan ilk yarattığı fıtratına / ilk yaratışına uygun olmak üzere, hanîf olarak yüzünü Din’e yönelt! Allah’ın yaratışında değişiklik yoktur. Kayyim (Yürürlükte / Geçerli / Gerçek) Din budur; ama İnsanlar’ın çoğu bilmez.
Sonraki 30 ayet →