Ana SayfaMealler › Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir

Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir meali ile okumaya başla
Bakara 1 / 286
1
Elif Lâm Mîm!
M. Özdemir 2:1
2
İçinde kuşku olmayan bu Kitap, Bir hidayettir Müttakîler / Sakınıp Korunanlar için!
M. Özdemir 2:2
3
Gayb’a inanan; Namaz’ı kılan; Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infâk eden / harcayan;
M. Özdemir 2:3
4
Sana indirilmiş olana da, senden önce indirilmiş olana da inanan; Âhiret’e de kesin inanan (Müttakîler için)!
M. Özdemir 2:4
5
İşte onlar rabb’lerinden bir hidayet (doğru yol) üzerindedir. Onlar gerçekten Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.
M. Özdemir 2:5
6
İnkâr etmiş olanlar; onları uyardın mı, yoksa uyarmadın mı, onlara göre eşit düzeydedir; inanmazlar.
M. Özdemir 2:6
7
Allah onların kalblerine ve işitmelerine mühür vurdu. Görmelerinde (gözlerinde) perde vardır. Çok büyük bir azâp onlar içindir. ***
M. Özdemir 2:7
8
İnsanlar’dan kimileri de vardır ki, "Allah’a ve Âhir Gün’e inandık!" diyorlar; oysa onlar inanmış değillerdir.
M. Özdemir 2:8
9
Allah’ı ve inanmış olanları aldatmaya kalkışıyorlar. Sadece kendilerini aldatıyorlar da bilincinde olmuyorlar.
M. Özdemir 2:9
10
Kalblerinde hastalık vardır; Allah onların hastalığını artırdı. Yalanlıyor oldukları sebebiyle onlar için acıveren bir azâp vardır.
M. Özdemir 2:10
11
Onlara: -"Yeryüzü’nde bozgunculuk yapmayın!" denildiği zaman: -"Biz, islah edicileriz / arabulucularız" dediler.
M. Özdemir 2:11
12
Dikkat edin! Onlar, gerçekten Bozgunculuk Yapanlar’dır; ama bilincinde olmazlar.
M. Özdemir 2:12
13
Onlara: -"İnsanlar’ın inandığı gibi inanın!" denildiği zaman: -"Sefihler’in (Kendini Bilmezler’in / Beyinsizler’in) inandığı gibi mi inanırız?" dediler. Dikkat edin! Onlar, gerçekten Beyinsizler’dir; ama bilmezler.
M. Özdemir 2:13
14
İnanmış olanlarla bir arada bulundukları zaman: -"İnandık" dediler. Şeytanları ile başbaşa kaldıkları zaman: -"Biz, sizinle birlikteyiz; doğrusu biz, alay edenleriz" dediler.
M. Özdemir 2:14
15
Onlarla Allah alay ediyor; bocalayıp durdukları azgınlıklarında onlara süre uzatıyor.
M. Özdemir 2:15
16
İşte onlar, Hidayet’e karşılık Sapkınlığı satın almış olanlardır. Onların ticareti kâr etmedi. Hidayete ermiş olmadılar.
M. Özdemir 2:16
17
Onların misâli, bir ateş yakmak istemiş kimsenin misâli gibidir. Çevresindekileri aydınlattıkça, Allah onların nurunu (ışığını) giderdi, onları görmeyecekleri karanlıklar içinde bıraktı.
M. Özdemir 2:17
18
Sağır dilsiz kördürler; artık onlar dönmezler.
M. Özdemir 2:18
19
Yahut içinde karanlıklar, gökgürlemesi ve şimşek bulunan Gök’ten "boşalan yağmurlar" gibidir. Ölüm kaygısıyla, Yıldırımlar’dan parmaklarını kulaklarına tıkıyorlar. Allah Kâfirler’i çepeçevre kuşatandır.
M. Özdemir 2:19
20
Şimşek, görmelerini neredeyse alıverecek! Onları aydınlattıkça yürüdüler; üzerlerine karanlık çöktüğü zaman dikilip kaldılar. Allah dileseydi, işitmelerini de, görmelerini de giderirdi. Allah, her şeye güç yetirendir. ***
M. Özdemir 2:20
21
Ey İnsanlar! Sakınıp korunmanız için sizi de, sizden öncekileri de yaratmış olan rabbinize kulluk edin!
M. Özdemir 2:21
22
Sizin için Yeryüzü’nü döşek ve Göğü de bina yapmış, Gök’ten su indirmiş, bununla sizin için Ürünler’den rızık çıkarmış olan rabbinize! Siz bilip dururken, Allah için benzerler / eşler koşmayın!
M. Özdemir 2:22
23
Bizim kulumuza indirdiğimiz şeyden kuşku içindeyseniz, hadi, onun mislinden / benzer aynısından bir sûre getirin! Eğer doğru söyleyen iseniz, Allah’tan başka şahidlerinizi (güvendiklerinizi / destekçilerinizi) de çağırın!
M. Özdemir 2:23
24
Yapmadıysanız -ki asla yapamayacaksınız- artık Kâfirler için hazırlanmış, yakıtı İnsanlar ve Taşlar olan Ateş’ten sakınıp korunun!
M. Özdemir 2:24
25
İman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanları, onlar için altından Irmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Oradan rızık olarak bir üründen tattırıldıkça: -"Bu önceden tattıklarımızdır" dediler. Ona öyle benzeşimli verildi. Orada onlar için temizlenmiş eşler de vardır. Orada sürekli kalacaklardır.
M. Özdemir 2:25
26
Allah, sivrisinek gibi şeyleri hattâ onun da ötesini misâl vermekten çekinmez. Her neyse inanmış olanlar bilirler ki, o, rabb’lerinden gelen Hakk’tır / Gerçek’tir. İnkâr etmiş olanlara gelince; -"Allah bu misâl ile ne murad etti?" diyorlar. Onunla birçoğuna yol gösteriyor, birçoğunu da saptırıyor. Onunla, Fâsıklar’dan / Yoldan Çıkıp Sapanlar’dan başkasını saptırmıyor.
M. Özdemir 2:26
27
Onlar ki O’nun mîsâkından (açık ve kesin bağlılık sözünden) sonra Allah’ın ahdini bozuyorlar. Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi kesiyorlar / koparıyorlar. Yeryüzü’nde bozgunculuk yapıyorlar. İşte onlar gerçekten Hüsrana Düşenler’dir.
M. Özdemir 2:27
28
Allah’ı nasıl inkâr edersiniz? Ölüydünüz; size hayat verdi. Sonra öldürür; Sonra diriltir; Sonra O’na döndürülürsünüz.
M. Özdemir 2:28
29
O’dur ki Yer’deki şeyleri topluca sizin için yarattı; sonra Göğe istivâ etti / düzen verdi; onları yedi gök olarak düzenledi. O her şeyi bilendir.
M. Özdemir 2:29
30
Hani, senin rabbin, Melekler’e: -"Ben, Yeryüzü’nde bir halîfe atamaktayım" dedi. Onlar da: -"Biz, senin hamdinle tesbih ederken ve seni takdis ederken, orada bozgunculuk yapan, Kan döken kimseyi mi (halîfe) yapıyorsun?" dediler. -"Ben, bilmeyeceğiniz şeyleri çok iyi bilirim" dedi.
M. Özdemir 2:30