1
Hamd olsun Allah’a ki, kuluna Kitab’ı indirdi. Onun için pürüz yapmadı.
2
(...) Doğruca (eğip bükmeden), O’nun katından gelecek şiddetli bir sıkıntı ile uyarması için, Salih Ameller’i işleyen (İyi İşler’i yapan) Müminler’e güzel bir ödül bulunduğunu müjdelemesi için!
3
Orada ebedî kalıcı olmak üzere!
4
Allah çocuk edindi demiş olanları uyarması için!
5
Onlar için de, ataları için de, onunla ilgili hiçbir bilgi yoktur. Ağızlarından çıkan kelime (söz) büyük kaçtı. Sadece yalan söylüyorlar.
6
Maalesef, belki sen: -"Bu Söz’e inanmadılar" diye izleri üstü nerdeyse kendine kıyacaksın / üzülüyorsun.
7
Amel olarak onların hangisi daha güzel diye denememiz için biz, Arz (Yeryüzü) üzerindeki şeyleri süs yaptık.
8
Biz, oradaki şeyleri kurutarak çöl-toprak yapmaktayız.
9
Yoksa bizim âyetlerimizden Rakîm (Yayla) ve KEHF (Kaya Sığınak) arkadaşlarını şaşılası mı saydın?
10
Hani, Gençler Kehf’e / Kaya Sığınağa sığındı: -"Rabbimiz! Bize senin katından rahmet ver! Bize işimizden çıkış yolu hazırla!" dediler.
11
Kehf’in içinde onları kulakları üzeri sayılı yıllarca derin uykuya daldırdık.
12
Sonrasında İki Grup’un hangisi süre olarak ne kadar kaldı; tek tek hesap ettiğini bilmemiz için onları yeniden dirilttik. ***
13
Biz, onların uyarıcı haberini sana Gerçek ile anlatıyoruz. Onlar, rabb’lerine inanmış bir grup gençlerdir; onlara hidayet artırdık.
14
Kıyam ettiklerinde / kalkıp diklendiklerinde kalblerine kuvvet verdik. Dediler ki: -"Bizim rabbimiz Yer’in ve Gökler’in rabbidir. O’ndan başka bir ilaha asla dua etmeyeceğiz / yalvarmayacağız. O zaman haktan uzak / saçma söylemiş oluruz".
15
-"Şu kavmimiz O’ndan başka ilahlar edindiler. Üzerilerine açık bir sültan / belge / delil getirseler ya? Allah’a yalan iftira etmiş kimseden daha zâlim kimdir?".
16
Mademki Allah’tan başka kulluk ettikleri şeylerden ve onlardan ayrıldınız; artık rabbinizin, rahmetinden sizin için yayacağı ve işinizden her ihtiyacınızı karşılayacağı Kehfe / Kaya Sığınağa sığının!
17
Güneş’i görürsün, doğduğu zaman onların kehfini / kaya sığınağını Sağ’lı ziyaret ediyor. Battığı zaman onları Sol’lu makaslayıp geçiyor. Onlar oranın içinde geniş bir alandadır. Bu, Allah’ın âyetlerindendir. Allah, kimi hidayete eriştirirse, Mühtedî / Hidayete Ermiş odur. Kimi de saptırırsa, onun için irşad edici veliyy asla bulamayacaksın. ***
18
Uyumuşlar iken onları uyanık sayarsın. Onları Sağ’lı ve Sol’lu döndürüyorduk. Onların köpeği girişte ön ayaklarını uzatmıştır. Onlara yakından bakıp görseydin, onlardan geri dönüp kaçardın ve ürküntüye (şiddetli korkuya) kapılırdın.
19
İşte böyle, aralarında birbirine sormaları için onları yeniden dirilttik. Onlardan biri: -"Ne kadar (süre) kaldınız?" dedi. -"Bir gün veya günün bir kısmı!" dediler. -"Rabbiniz ne kadar kaldığınızı çok iyi bilir" dediler. "Şimdi, şu gümüş paranız (akçeniz) ile birinizi Şehir’e gönderin! Baksın, yiyecek olarak hangisi en temiz, size ondan azık getirsin! Çok uyanık davransın, sizi kimseye sezdirmesin!".
20
Onlar, eğer sizi ortaya çıkarırlarsa, sizi taşa tutarlar veya kendi milletlerine (dinlerine) döndürürler. Ebedî olarak o zaman asla kurtulamayacaksınız.
21
İşte böyle, onlara haber vererek bilgilendirdik; Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu ve Saat hakkında kuşku bulunmadığını bilsinler! O anda işlerini aralarında niza’ ediyorlardı (anlaşmazlığa düşüyorlardı / tartışma ve müzakere yapıyorlardı); dediler ki: -"Üzerilerine bir bina yapın! Onları rabb’leri çok iyi bilir". İşlerine galip olmuş kimseler dedi ki: -"Üzerilerine bir mescid edinelim!".
22
-"Üç kişidir; onların dördüncüsü köpekleridir" diyecekler. Kafadan atarak: - "Beştir; altıncıları köpekleridir" diyorlar. -"Yedidir ve onların sekizincisi köpekleridir" diyorlar. De ki: -"Onların sayısını rabbim çok iyi bilir. Onları birazdan başkası bil
23
Bir şey için "ben, şunu yarın yapacağım" deme!
24
Ancak Allah’ın dilemesi başka! Unuttuğun zaman rabbini an! De ki: -"Rabbimin beni rüşd olarak bundan daha yakın olana eriştirmesi umulur".
25
Kehf’lerinde / kaya sığınaklarında üç yüz sene kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.
26
De ki: -"Allah ne kadar (süre) kaldıklarını çok iyi bilir". Yer’in ve Gökler’in gaybı O’na aittir. Onu bir görsen ve bir işitsen! Onlar için Allah’tan başka hiçbir veliyy yoktur. Kimseyi kendi hükmünde ortak etmez.
27
Rabbinin kitabından sana vahyedilenleri oku! O’nun sözlerini değiştirecek yoktur. O’ndan başka bir sığınak asla bulamayacaksın.
28
O’nun yüzünü / rızasını isteyerek, Akşamleyin ve Sabah Erken Vakitler rabb’lerine dua edenlerle birlikte sabret! Dünya Hayatı’nın süsünü isteyerek onlardan gözünü ayırma! Kalbini bizim zikrimizden gâfil kıldığımız, hevâsına uymuş, işi taşkınlık (ifrat-tefrıt) olmuş kimseye itaat etme!
29
De ki: -"Hakk (Gerçek) rabbinizdendir; kim dilediyse iman etsin, kim dilediyse inkâr etsin! Biz, duvarları, onları çepeçevre kuşatmış bir ateşi, Zâlimler için hazırladık. Yardım yağmuru isterlerse, Yüzler’i yakıp kavuran Asit Yağmuru gibi bir su ile yardım edilir(!). Ne kötü İçecek! Bir destek yardımı olarak kötü oldu.
30
İman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) kimselere gelince; biz, amel (iş) bakımından güzelleşmiş kimselerin ödülünü yitirmeyiz.
Sonraki 30 ayet →