Ana SayfaMealler › Ahmet Varol
AV

Ahmet Varol

Kur'an-ı Kerim Meali
1996
Bu mealle oku
Gazeteci-yazar. 1962, Yusufeli / Artvin doğumlu. Bostancı İlkokulu (1974), Sarıgöl Ortaokulu (1977), Yusufeli Lisesi (1980), Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (1986) mezunu. MÜ İlâhiyat Fakültesinde hadis alanında yüksek lisans yaptı. Dış haberler sorumlusu olarak İslâm (1985-88) ve Altınoluk dergilerinde çalıştı, Erkam Yayınlarının editörlüğünü yaptı. Aynı dönemde bir süre (Ekim 1996-Ekim 2000, 48 sayı) yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Vahdet gazetesinin dış haberler bölümünü hazırladı ve bu gazetede İslâm dünyasıyla ilgili yazılar yazdı. Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Varol meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nun. Kaleme ve yazdıklarına andolsun,
A.Varol 68:1
2
Rabbinin nimetiyle sen bir mecnun değilsin.
A.Varol 68:2
3
Senin için kesintisiz bir ecir vardır.
A.Varol 68:3
4
Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzeresin.
A.Varol 68:4
5
Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler.
A.Varol 68:5
6
Hanginizin çarpılmış olduğunu.
A.Varol 68:6
7
Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı da en iyi bilendir; doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
A.Varol 68:7
8
Şu halde yalanlayanlara itaat etme.
A.Varol 68:8
9
İstediler ki sen yumuşak davranasın da onlar da (sana) yumuşaklık göstersinler. [1]
A.Varol 68:9
10
Sürekli yemin edip duran, aşağılık hiçbir kimseye itaat etme.
A.Varol 68:10
11
(Herkesi) ayıplayan, söz taşıyan,
A.Varol 68:11
12
İyiliği engelleyen, saldırgan, çok günahkar,
A.Varol 68:12
13
Kaba ve bütün bunlardan sonra soyu belirsiz.
A.Varol 68:13
14
Mal ve oğullar sahibidir diye.
A.Varol 68:14
15
Kendisine ayetlerimiz okunduğunda: 'Öncekilerin masalları' der.
A.Varol 68:15
16
Yakında onun burnu üzerine damga vuracağız.
A.Varol 68:16
17
Biz bahçe sahiplerini imtihan ettiğimiz gibi bunları da imtihan ettik. Hani onlar sabah vaktinde [2] onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
A.Varol 68:17
18
Hiç istisna da etmiyorlardı. [3]
A.Varol 68:18
19
Ancak onlar uyurlarken Rabbinden (gönderilen) bir salgın onun üzerini sardı,
A.Varol 68:19
20
Böylece (bahçe) kapkara oluverdi.
A.Varol 68:20
21
Sabahleyin birbirlerine seslendiler.
A.Varol 68:21
22
'Eğer devşirecekseniz erkenden ürününüze gidin' diye.
A.Varol 68:22
23
Derken aralarında fısıldaşarak yola çıktılar.
A.Varol 68:23
24
'Sakın bugün oraya bir yoksul girip yanınıza sokulmasın' diye.
A.Varol 68:24
25
(Yoksulları) engellemeye güç yetirecekleri zannıyla erkenden gittiler.
A.Varol 68:25
26
Fakat onu (bahçeyi) gördüklerinde: 'Herhalde yanlış geldik' dediler.
A.Varol 68:26
27
'Hayır. Doğrusu biz mahrum bırakıldık.'
A.Varol 68:27
28
Orta hal üzere (mutedil) olanları dedi ki: 'Ben size (Allah'ı) tesbih etmeniz gerekmez mi dememiş miydim?'
A.Varol 68:28
29
'Rabbimizi tesbih ederiz! Doğrusu biz zalimlerdenmişiz' dediler.
A.Varol 68:29
30
Bu kez birbirlerine dönüp birbirlerini kınamaya başladılar.
A.Varol 68:30