Ana SayfaMealler › Ahmet Varol
AV

Ahmet Varol

Kur'an-ı Kerim Meali
1996
Bu mealle oku
Gazeteci-yazar. 1962, Yusufeli / Artvin doğumlu. Bostancı İlkokulu (1974), Sarıgöl Ortaokulu (1977), Yusufeli Lisesi (1980), Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (1986) mezunu. MÜ İlâhiyat Fakültesinde hadis alanında yüksek lisans yaptı. Dış haberler sorumlusu olarak İslâm (1985-88) ve Altınoluk dergilerinde çalıştı, Erkam Yayınlarının editörlüğünü yaptı. Aynı dönemde bir süre (Ekim 1996-Ekim 2000, 48 sayı) yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Vahdet gazetesinin dış haberler bölümünü hazırladı ve bu gazetede İslâm dünyasıyla ilgili yazılar yazdı. Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Varol meali ile okumaya başla
Fetih 1 / 29
1
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
A.Varol 48:1
2
Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola iletsin.
A.Varol 48:2
3
Ve Allah sana ulu bir zafer versin.
A.Varol 48:3
4
İmanlarına iman katmaları için mü'minlerin kalplerine güven [1] indiren O'dur. Göklerin ve yerin askerleri Allah'ındır. Allah bilendir, hikmet sahibidir.
A.Varol 48:4
5
(Bütün bunlar) mü'min erkeklerle, mü'min kadınları içinde sonsuza kadar kalmaları üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve onların kötülüklerini örtmesi içindir. Bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.
A.Varol 48:5
6
Allah hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınlara ve müşrik erkeklerle müşrik kadınlara da azap etmesi için. Kötü felaket başlarına gelsin. Allah onlara gazab etmiş, onları lanetlemiş ve kendileri için cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir.
A.Varol 48:6
7
Göklerin ve yerin askerleri Allah'ındır. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.
A.Varol 48:7
8
Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
A.Varol 48:8
9
Ki Allah'a ve Peygamber'ine iman edesiniz, ona destek olasınız, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu (Allah'ı) tesbih edesiniz.
A.Varol 48:9
10
Sana bey'at edenler gerçekte Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği sözün gereğini yerine getirirse ona (Allah) büyük bir ecir verecektir.
A.Varol 48:10
11
Bedevilerden geride bırakılanlar sana diyecekler ki: 'Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu. Bundan dolayı bizim için bağışlanma dile!' Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylüyorlar. De ki: 'Allah eğer size bir zarar dilerse veya bir yarar dilerse O'na karşı sizin için kim ne yapabilir? Hayır. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.'
A.Varol 48:11
12
Hayır. Siz Peygamber'in ve mü'minlerin ailelerine bir daha asla dönmeyeceklerini sandınız. Bu sizin kalplerinize çekici kılındı ve kötü zanda bulundunuz da helake uğramış bir topluluk oldunuz.
A.Varol 48:12
13
Kim Allah'a ve Peygamber'ine iman etmezse, şüphesiz biz inkar edenler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.
A.Varol 48:13
14
Göklerin ve yerin mülkü Allah'a aittir. O dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
A.Varol 48:14
15
Geride bırakılanlar, siz ganimetleri almaya çıktığınızda diyecekler ki: 'Bırakın bizi, sizin arkanızdan gelelim.' Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: 'Siz bizim arkamızdan gelemezsiniz. Allah daha önce böyle buyurdu.' 'Hayır. Bizi kıskanıyorsunuz' diyecekler. Hayır onlar ancak çok az anlayan kimselerdir.
A.Varol 48:15
16
Bedevilerden geride bırakılanlara de ki: 'Siz yakında çetin savaşçı bir kavme karşı çağrılacaksınız. Onlarla (ya) çarpışırsınız yahut onlar Müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ecir verir. Ama eğer daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz sizi acıklı bir azapla azaplandırır.
A.Varol 48:16
17
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu acıklı bir azapla azaplandırır.
A.Varol 48:17
18
Andolsun ki Allah, ağacın altında sana bey'at ederlerken mü'minlerden razı olmuş, onların kalplerinde olanı bilmiş böylece üzerlerine güven indirmiş ve kendilerine yakın bir fetih bahşetmiştir.
A.Varol 48:18
19
Ve alacakları birçok ganimetler (bahşetmiştir). Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.
A.Varol 48:19
20
Allah size alacağınız birçok ganimetler vaadetti. Bunu size hemen verdi ve insanların ellerini sizden çekti. Ki bu, mü'minler için bir işaret olsun ve (Allah) sizi dosdoğru bir yola yöneltsin.
A.Varol 48:20
21
Sizin henüz güç yetiremedeğiniz ama Allah'ın (ilmiyle) kuşattığı başka (ganimetler) de (var). Allah her şeye güç yetirendir.
A.Varol 48:21
22
İnkar edenler sizinle savaşsalardı arkalarını dönüp kaçarlardı, sonra ne bir dost, ne de bir yardımcı bulurlardı.
A.Varol 48:22
23
Bu, Allah'ın öteden beri süregelen sünnetidir. Allah'ın sünnetinde bir değişiklik bulamazsın.
A.Varol 48:23
24
Onlara karşı size zafer verdikten sonra, Mekke yakınında onların ellerini sizden sizin ellerinizi onlardan çeken O'dur. Allah yaptıklarınızı görendir.
A.Varol 48:24
25
Onlar inkar eden ve sizi Mescidi Haram'dan, bekletilen kurbanları da yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer kendilerini bilmediğiniz mü'min erkeklerle mü'min kadınları çiğneyecek ve bu yüzden büyük sıkıntıya düşecek olmasaydınız (Allah Mekke'nin fethine izin verirdi. Böyle olması) Allah'ın dilediğini rahmetine sokması içindir. Eğer (mü'minler) seçilip ayrılmış olsalardı muhakkak içlerinden inkar edenleri acıklı bir azapla azaplandırırdık.
A.Varol 48:25
26
İnkar edenler kalplerine taasubu, o cahiliye taassubunu koyunca Allah da Peygamber'ine ve mü'minlere kendi güvenini indirdi ve onları takva sözüne bağlı kıldı. Onlar da zaten buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi bilendir.
A.Varol 48:26
27
Andolsun ki, Allah Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse Mescidi Haram'a güven içinde, saçlarınızı traş etmiş ve (kiminiz de) kısaltmış olarak korkmaksızın gireceksiniz. (Allah) sizin bilmediğinizi bildi ve bundan önce yakın bir fetih nasip etti.
A.Varol 48:27
28
Peygamberini hidayetle ve onu bütün dinlere üstün kılmak için hak dinle gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.
A.Varol 48:28
29
Muhammed Allah'ın elçisidir. Onunla birlikte olanlar da inkarcılara karşı şiddetli kendi aralarında merhametlidirler. Onların rüku ve secde ederek Allah'tan bir lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Yüzlerinde secde izlerinden (meydana gelen) belirtiler vardır. İşte onların Tevrat'taki vasıfları budur. İncil'deki vasıfları da (şöyledir): Filizini çıkaran, onu güçlendiren, kalınlaşan ve böylece gövdesinin üzerine duran ekin gibi ki ekincilerin hoşuna gider. (Bu benzetme) inkarcıları onlarla öfkelendirmek içindir. Allah onlardan iman edip salih ameller işleyenlere bağışlama ve büyük bir ecir vaadetmiştir.
A.Varol 48:29
Fetih suresi tamamlandı