Ana SayfaMealler › Ahmet Varol
AV

Ahmet Varol

Kur'an-ı Kerim Meali
1996
Bu mealle oku
Gazeteci-yazar. 1962, Yusufeli / Artvin doğumlu. Bostancı İlkokulu (1974), Sarıgöl Ortaokulu (1977), Yusufeli Lisesi (1980), Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (1986) mezunu. MÜ İlâhiyat Fakültesinde hadis alanında yüksek lisans yaptı. Dış haberler sorumlusu olarak İslâm (1985-88) ve Altınoluk dergilerinde çalıştı, Erkam Yayınlarının editörlüğünü yaptı. Aynı dönemde bir süre (Ekim 1996-Ekim 2000, 48 sayı) yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Vahdet gazetesinin dış haberler bölümünü hazırladı ve bu gazetede İslâm dünyasıyla ilgili yazılar yazdı. Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Varol meali ile okumaya başla
Mümin 1 / 85
1
Hâ. Mim.
A.Varol 40:1
2
Kitab'ın indirilişi güçlü ve alim olan Allah tarafındandır.
A.Varol 40:2
3
Günâhı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli olan ve lütuf sahibi (Allah tarafından). O'ndan başka ilâh yoktur. Dönüş O'nadır.
A.Varol 40:3
4
Allah'ın ayetleri hakkında inkâr edenlerden başkası mücadele etmez. Artık onların şehirlerde dolaşmaları seni yanıltmasın.
A.Varol 40:4
5
Onlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonraki fırkalar da yalanladılar. Her ümmet peygamberlerini yakalamaya yeltendi. Hakkı ortadan kaldırmak için batıla dayanarak mücadele ettiler. Böylece ben de onları yakaladım. Benim cezalandırmam (bak) nasıl oldu?
A.Varol 40:5
6
Böylece Rabbinin inkâr edenler hakkındaki: 'Onlar ateş halkıdırlar' sözü gerçekleşmiş oldu.
A.Varol 40:6
7
Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler ve iman edenler için mağfiret dilerler: 'Rabbimiz! Rahmet ve ilim yönünden her şeyi kuşattın. Tevbe edip senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru.
A.Varol 40:7
8
Rabbimiz! Onları ve babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları kendilerine vaadettiğin Adn cennetlerine sok. Şüphesiz sen güçlüsün, hakimsin.
A.Varol 40:8
9
Ve onları kötülüklerden koru. O gün, kimi kötülüklerden korursan ona rahmet etmişsindir. İşte bu, büyük kurtuluştur.'
A.Varol 40:9
10
İnkâr edenlere şöyle seslenilir: 'Şüphesiz Allah'ın (size) öfkesi sizin kendinize olan öfkenizden daha büyüktür. Çünkü siz imana çağrılıyordunuz da inkâr ediyordunuz.'
A.Varol 40:10
11
Derler ki: 'Rabbimiz! Bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin. Artık günâhlarımızı itiraf ettik. Şimdi çıkış için bir yol var mı?'
A.Varol 40:11
12
'Bu (başınıza gelen), yalnız Allah'a çağrıldığında inkâr ettiğiniz ve O'na ortak koşulduğunda inandığınız içindir. Artık hüküm yüce ve büyük olan Allah'ındır.'
A.Varol 40:12
13
O, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. (Allah'a) yönelenden başkası öğüt almaz.
A.Varol 40:13
14
Kâfirler hoşlanmasalar da siz dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a dua (ibadet) edin.
A.Varol 40:14
15
(O) dereceleri yükselten, Arş'ın sahibi, buluşma günüyle uyarması için kullarından dilediğine emrinden olan Ruh'u indirir.
A.Varol 40:15
16
O gün onlar ortaya çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Bugün hükümranlık kimindir? Tek ve mutlak üstünlük sahibi Allah'ındır.
A.Varol 40:16
17
Bugün her cana kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur. Şüphesiz Allah hesabı çabuk görendir.
A.Varol 40:17
18
Onları yaklaşan güne karşı uyar ki, (o zaman) yürekler gırtlaklara dayanır, yutkunur dururlar. Zalimlerin ne bir dostları ne de sözü dinlenir şefaatçileri olur.
A.Varol 40:18
19
(Allah) gözlerin hainliklerini ve göğüslerin gizlediklerini bilir.
A.Varol 40:19
20
Allah hak ile hükmeder. O'nu bırakıp da taptıkları ise hiçbir şeye hükmedemezler. Şüphesiz Allah duyandır, görendir.
A.Varol 40:20
21
Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kuvvet ve yeryüzündeki eserleri bakımından kendilerinden daha üstün idiler. Ama Allah onları günâhlarından dolayı yakalayıverdi. Onları Allah('ın azabın)dan bir koruyan da olmadı.
A.Varol 40:21
22
Bu şundan dolayıydı ki: Peygamberleri onlara açık delillerle geliyorlar, ama onlar inkâr ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakaladı. Şüphesiz Allah, güçlü, azabı çetin olandır.
A.Varol 40:22
23
Andolsun ki, Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.
A.Varol 40:23
24
Firavun'a, Haman'a ve Karun'a. Ama onlar: '(Bu) yalancı bir büyücüdür' dediler.
A.Varol 40:24
25
Böylece o, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince: 'Onunla birlikte inananların oğullarını öldürün ve kadınlarını sağ bırakın' dediler. Oysa kâfirlerin oyunları muhakkak boşa çıkar.
A.Varol 40:25
26
Firavun dedi ki: 'Beni bırakın Musa'yı öldüreyim de o Rabbine yalvarsın! Çünkü ben onun sizin dininizi değiştireceğinden yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum.'
A.Varol 40:26
27
Musa dedi ki: 'Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan (Allah)'a sığındım.'
A.Varol 40:27
28
Firavun ailesinden imanını gizleyen mü'min bir adam dedi ki: 'Bir adamı 'Rabbim Allah'tır' dediğinden dolayı öldürüyor musunuz? Oysa o size Rabbinizden apaçık deliller getirmiştir. Eğer yalancıysa, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru sözlüyse o zaman size vaadettiklerinin bir kısmı başınıza gelir. Şüphesiz Allah aşırıya giden yalancı bir kimseyi doğru yola iletmez.
A.Varol 40:28
29
Ey kavmim! Bugün (bu) yerde hükümranlık sizindir; hakim olanlar sizsiniz. Fakat Allah'ın şiddetli azabı bize gelirse ona karşı bize kim yardımcı olur?' Firavun dedi ki: 'Ben size yalnızca gördüğümü [1] gösteriyorum ve sizi ancak doğru yola iletiyorum.'
A.Varol 40:29
30
İman eden kişi de dedi ki: 'Ey kavmim! Doğrusu ben sizin hakkınızda o fırkaların günü gibi bir günün gelip çatmasından korkuyorum.
A.Varol 40:30