Ana SayfaMealler › Ahmet Varol
AV

Ahmet Varol

Kur'an-ı Kerim Meali
1996
Bu mealle oku
Gazeteci-yazar. 1962, Yusufeli / Artvin doğumlu. Bostancı İlkokulu (1974), Sarıgöl Ortaokulu (1977), Yusufeli Lisesi (1980), Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (1986) mezunu. MÜ İlâhiyat Fakültesinde hadis alanında yüksek lisans yaptı. Dış haberler sorumlusu olarak İslâm (1985-88) ve Altınoluk dergilerinde çalıştı, Erkam Yayınlarının editörlüğünü yaptı. Aynı dönemde bir süre (Ekim 1996-Ekim 2000, 48 sayı) yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Vahdet gazetesinin dış haberler bölümünü hazırladı ve bu gazetede İslâm dünyasıyla ilgili yazılar yazdı. Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Varol meali ile okumaya başla
Kasas 1 / 88
1
Ta. Sin. Mim
A.Varol 28:1
2
Bunlar apaçık Kitab'ın ayetleridir.
A.Varol 28:2
3
İman eden bir topluluk için Musa'nın ve Firavun'un haberinden (bir kısmını) gerçek olarak sana okuyacağız.
A.Varol 28:3
4
Doğrusu Firavun (bulunduğu) yerde büyüklenmiş ve oranın ahalisini gruplara ayırmıştı. Onlardan bir kitleyi zayıf düşürüyor (eziyor), onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı.
A.Varol 28:4
5
Bizse o yerde zayıf düşürülenlere lütfetmek, onları önderler yapmak ve onları mirasçılar kılmak istiyorduk.
A.Varol 28:5
6
Ve onları o yerde hakim kılmak; Firavun'a, Haman'a ve o ikisinin askerlerine onlardan [1] sakınmakta oldukları şeyi kendilerine göstermek (istiyorduk).
A.Varol 28:6
7
Musa'nın annesine: 'Onu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkacak olursan onu denize [2] bırak. Korkma ve üzülme. Çünkü biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız' diye vahyettik (ilham ettik).
A.Varol 28:7
8
Nihayet Firavun'un adamları, kendilerine bir düşman ve üzüntü (sebebi) olması için onu bulup aldılar. Doğrusu Firavun, Haman ve askerleri yanılgı içindeydiler.
A.Varol 28:8
9
Firavun'un karısı dedi ki: 'Benim için de senin için de bir göz nuru! Onu öldürmeyin. Olur ki bize bir yararı olur veya onu evlat ediniriz.' Oysa onlar (işin) farkında değillerdi.
A.Varol 28:9
10
Musa'nın annesinin yüreği (çocuğundan başka bütün düşüncülerden) boş oldu. Eğer (vaadimize) inananlardan olması için kalbini pekiştirmiş olmasaydık neredeyse onu açığa vuracaktı.
A.Varol 28:10
11
(Musa'nın) kızkardeşine: 'Onu izle' dedi. O da ötekiler farkına varmadan onu uzaktan gözetledi.
A.Varol 28:11
12
Biz daha önce ona süt anneleri yasak etmiştik. Bunun üzerine (kızkardeşi): 'Sizin için onun bakımını üstelenecek ve ona iyi davranacak bir aileyi size göstereyim mi?' dedi.
A.Varol 28:12
13
Böylece onu, gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri çevirdik. Ancak onların çoğu bilmezler.
A.Varol 28:13
14
Güçlülük çağına erip olgunlaşınca biz ona hüküm (hikmet) ve ilim verdik. İşte biz iyilikte bulunanları böyle mükafatlandırırız.
A.Varol 28:14
15
Halkının habersiz olduğu bir anda şehire girdi. Orada birbirleriyle kavga eden iki adam gördü. Biri kendi taraftarlarından diğeri de düşmanlarından(dı). Kendi taraftarlarından olan düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa ona bir yumruk vurup canını aldı. 'Bu şeytanın işindendir. Şüphesiz o apaçık saptırıcı bir düşmandır' dedi.
A.Varol 28:15
16
'Rabbim! Ben kendime haksızlık ettim, beni bağışla!' dedi. (Allah) da onu bağışladı. Şüphesiz O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
A.Varol 28:16
17
Dedi ki: 'Bana verdiğin nimetler hakkı için artık ben suçlulara arka çıkmayacağım.'
A.Varol 28:17
18
Bunun üzerine şehirde korkuyla etrafı gözleyerek sabahladı. Bir de baktı ki, dün kendisinden yardım isteyen kişi (yine yardım etmesi için) ona bağırıyor. Musa ona: 'Doğrusu sen apaçık azgın birisin' dedi.
A.Varol 28:18
19
Sonuçta ikisine de düşman olan kişiyi yakalamak isteyince adam: 'Ey Musa! Dün bir canı öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Doğrusu sen yeryüzünde ancak bir zorba olmak istiyorsun; düzeltenlerden olmak istemiyorsun' dedi.
A.Varol 28:19
20
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak gelip dedi ki: 'Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için senin hakkında aralarında görüşüyorlar. Hemen çık. Gerçekten ben sana öğüt verenlerdenim.'
A.Varol 28:20
21
Bunun üzerine korkuyla etrafı gözetleyerek oradan çıktı. 'Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar' dedi.
A.Varol 28:21
22
Medyen tarafına yönelince: 'Umarım Rabbim beni doğru yola iletir' dedi.
A.Varol 28:22
23
Medyen suyuna vardığında orada (hayvanlarını) sulayan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (sürülerini suya gitmekten) alıkoyan iki kadın gördü. 'Sizin derdiniz nedir?' dedi. Dediler ki: 'Çobanlar çekilip gitmeden biz sulamayız. Babamız ise pek yaşlı bir ihtiyardır.'
A.Varol 28:23
24
Hemen onların (sürülerini) suladı. Sonra gölgeye çekilip: 'Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayıra muhtacım' dedi.
A.Varol 28:24
25
Derken o iki (kadın)dan biri utana utana yürüyerek yanına geldi. 'Babam bizim için (sürümüzü) sulamanın karşılığını sana ödemek üzere seni çağırıyor' dedi. Bunun üzerine onun yanına giderek olup bitenleri kendisine anlatınca: 'Korkma! O zalimler topluluğundan kurtuldun' dedi.
A.Varol 28:25
26
(Kızlardan) biri: 'Babacığım! Onu ücretle tut. Çünkü ücretle tuttuklarının en hayırlısı bu güçlü, güvenilir adamdır' dedi.
A.Varol 28:26
27
(Babaları) dedi ki: 'Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer (çalışmanı) on (yıl)a tamamlarsan artık o da senden (bir iyilik) olur. Ben sana zorluk çıkarmak istemem. İnşallah beni salihlerden bulacaksın.'
A.Varol 28:27
28
Dedi ki: 'Bu benimle senin aranda (bir anlaşma)dır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam bana karşı düşmanlık yok. Allah da söylediğimize vekildir.'
A.Varol 28:28
29
Musa süreyi tamamlayıp ailesiyle beraber yola çıkınca Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: 'Siz bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Umarım oradan size ya bir haber veya ısınmanız için bir ateş koru getiririm.'
A.Varol 28:29
30
Oraya gelince kutlu bölgedeki vadinin sağ yanındaki bir ağaçtan kendisine şöyle seslenildi: 'Ey Musa! Şüphesiz alemlerin Rabbi olan Allah benim.
A.Varol 28:30