Ana SayfaMealler › Ahmet Varol
AV

Ahmet Varol

Kur'an-ı Kerim Meali
1996
Bu mealle oku
Gazeteci-yazar. 1962, Yusufeli / Artvin doğumlu. Bostancı İlkokulu (1974), Sarıgöl Ortaokulu (1977), Yusufeli Lisesi (1980), Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (1986) mezunu. MÜ İlâhiyat Fakültesinde hadis alanında yüksek lisans yaptı. Dış haberler sorumlusu olarak İslâm (1985-88) ve Altınoluk dergilerinde çalıştı, Erkam Yayınlarının editörlüğünü yaptı. Aynı dönemde bir süre (Ekim 1996-Ekim 2000, 48 sayı) yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Vahdet gazetesinin dış haberler bölümünü hazırladı ve bu gazetede İslâm dünyasıyla ilgili yazılar yazdı. Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Varol meali ile okumaya başla
Neml 1 / 93
1
Ta. Sin. Bunlar Kur'an'ın ve apaçık Kitab'ın ayetleridir.
A.Varol 27:1
2
Mü'minler için bir hidayet ve müjdedir.
A.Varol 27:2
3
Onlar namazı kılarlar, zekatı verirler ve onlar ahirete kesin inanırlar.
A.Varol 27:3
4
Şüphesiz ahirete inanmayanların yaptıklarını kendilerine süslemişizdir. Bu yüzden onlar körü körüne bocalarlar.
A.Varol 27:4
5
İşte azabın en kötüsü onlaradır ve onlar ahirette de en büyük kayba uğrayanlardır.
A.Varol 27:5
6
Şüphesiz Kur'an sana hakim ve alim olanın katından iletilmektedir.
A.Varol 27:6
7
Hani Musa ailesine: 'Ben bir ateş gördüm. Oradan size bir haber veya bir ateş koru getireceğim. Olur ki ısınırsınız' demişti.
A.Varol 27:7
8
Oraya geldiğinde kendisine şöyle seslenildi: 'Ateşin yanında bulunan ve çevresinde olanlar kutlu kılınmışlardır. Alemlerin Rabbi olan Allah pek yücedir.
A.Varol 27:8
9
Ey Musa! Şüphesiz ben güçlü ve hikmet sahibi olan Allah'ım.
A.Varol 27:9
10
Asanı at.' Onun çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasını dönüp kaçtı ve arkaya bakmadı. 'Ey Musa! Korkma! Çünkü benim yanımda peygamberler korkmaz.
A.Varol 27:10
11
Ancak haksızlık eden hariç. Eğer sonra kötülüğün ardından (onu) iyiliğe çevirirse şüphesiz ben bağışlayıcı, rahmet ediciyim.
A.Varol 27:11
12
Elini koynuna sok da bir hastalık olmadan bembeyaz çıksın. Bu Firavun ile kavmine (göstereceğin) dokuz mucizeden biridir. Şüphesiz onlar fasık bir kavimdirler.'
A.Varol 27:12
13
Onlara ayetlerimiz açık olarak gelince: 'Bu apaçık bir büyüdür' dediler.
A.Varol 27:13
14
Vicdanları (doğruluğunu) kesin olarak anladığı halde zulüm ve büyüklenme yüzünden onları bile bile inkâr ettiler. Bozguncuların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
A.Varol 27:14
15
Andolsun biz Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar da: 'Bizi mü'min kullarının çoğuna üstün kılan Allah'a hamdolsun' dediler.
A.Varol 27:15
16
Süleyman Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: 'Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden (bolca) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.'
A.Varol 27:16
17
Süleyman'a cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı. Hepsi birlikte sevkediliyorlardı.
A.Varol 27:17
18
Nihayet karınca vadisine geldiklerinde bir karınca dedi ki: 'Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları farkında olmadan sizi ezmesinler.'
A.Varol 27:18
19
(Süleyman) onun bu sözüne gülümsedi ve dedi ki: 'Ey Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi, senin hoşnut olacağın salih amel işlememi bana ilham et ve rahmetinle salih kullarının arasına kat.'
A.Varol 27:19
20
Kuşları denetledi ve dedi ki: 'Neden Hudhud'u göremiyorum? Yoksa kayıplardan mı oldu?
A.Varol 27:20
21
Ona ya şiddetle azap edeceğim veya keseceğim ya da bana (gecikme sebebi olarak) apaçık bir delil getirecek.'
A.Varol 27:21
22
(Hüdhüt) çok geçmeden geldi ve dedi ki: 'Senin öğrenemediğin bir şeyi ben öğrendim ve Sebe'den sana kesin doğru bir haber getirdim.
A.Varol 27:22
23
Ben, onlara [1] hükmeden, kendisine her şeyden (bolca) verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın buldum.
A.Varol 27:23
24
Onun ve kavminin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan yaptıklarını onlara süslemiş de kendilerini yoldan alıkoymuş. Dolayısıyla doğru yola girmiyorlar.
A.Varol 27:24
25
Göklerde ve yerde gizli ne varsa ortaya çıkaran, gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilen Allah'a secde etmesinler diye (böyle yapıyorlar).'
A.Varol 27:25
26
Allah O'dur ki, kendinden başka ilâh yoktur. Büyük Arş'ın Rabbidir.
A.Varol 27:26
27
(Süleyman Hüdhüd'e) dedi ki: 'Bakacağız, doğru mu söyledin yoksa yalancılardan mı oldun!
A.Varol 27:27
28
Şu mektubumu götür, onu kendilerine bırak; sonra onlardan biraz uzaklaş da bak ki neye başvuruyorlar.'
A.Varol 27:28
29
(Sebe hükümdarı) dedi ki: 'Ey ileri gelenler! Bana gerçekten çok önemli bir mektup bırakıldı.
A.Varol 27:29
30
Bu (mektup), Süleyman'dan ve Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla (başlıyor).
A.Varol 27:30