Ana SayfaMealler › Ahmet Varol
AV

Ahmet Varol

Kur'an-ı Kerim Meali
1996
Bu mealle oku
Gazeteci-yazar. 1962, Yusufeli / Artvin doğumlu. Bostancı İlkokulu (1974), Sarıgöl Ortaokulu (1977), Yusufeli Lisesi (1980), Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (1986) mezunu. MÜ İlâhiyat Fakültesinde hadis alanında yüksek lisans yaptı. Dış haberler sorumlusu olarak İslâm (1985-88) ve Altınoluk dergilerinde çalıştı, Erkam Yayınlarının editörlüğünü yaptı. Aynı dönemde bir süre (Ekim 1996-Ekim 2000, 48 sayı) yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Vahdet gazetesinin dış haberler bölümünü hazırladı ve bu gazetede İslâm dünyasıyla ilgili yazılar yazdı. Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Varol meali ile okumaya başla
İsra 1 / 111
1
Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir.
A.Varol 17:1
2
Musa'ya da Kitab'ı verdik ve: 'Benden başka vekil edinmeyin' diye onu İsrailoğullarına yol gösterici kıldık.
A.Varol 17:2
3
Ey Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelenler! Şüphesiz o çok şükreden bir kuldu.
A.Varol 17:3
4
İsrailoğullarına kitapta şöyle bildirdik: 'Andolsun yeryüzünde iki kere bozgunculuk çıkaracak ve muhakkak büyük bir taşkınlık göstereceksiniz.
A.Varol 17:4
5
Nitekim bu ikiden birincisinin vakti gelince üzerinize pek zorlu kullarımızı gönderdik ve onlar evlerin aralarına kadar girip (sizi) araştırdılar. Bu yerine gelecek bir vaaddi.
A.Varol 17:5
6
Sonra tekrar onlara karşı size yeniden imkan verdik. Sizi mallarla ve oğullarla destekledik ve sayıca daha kalabalık hale getirdik.
A.Varol 17:6
7
Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendi aleyhinizedir. Sonuncu vaad geldiğinde (öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi kötü duruma soksunlar, ilk keresinde girdikleri gibi yeniden Mescid'e girsinler ve ele geçirdiklerini darmadağın edip bıraksınlar.
A.Varol 17:7
8
Umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Ama eğer siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (cezaya) döneriz. Cehennemi kâfirler için kuşatıcı (bir zindan) yaptık.
A.Varol 17:8
9
Şüphesiz bu Kur'an en doğru yola yöneltir ve salih ameller işleyen mü'minleri kendileri için büyük ecir olduğunu müjdeler.
A.Varol 17:9
10
Ahirete inanmayanlar için de acıklı bir azap hazırladığımızı (bildirir).
A.Varol 17:10
11
İnsan hayra dua ettiği gibi şerre de dua eder. İnsan pek acelecidir.
A.Varol 17:11
12
Gece ile gündüzü iki ayet kıldık. Gecenin ayetini sildik; Rabbinizden lütuf aramanız ve yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için gündüz ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz her şeyi genişçe anlattık.
A.Varol 17:12
13
Her insanın kuşunu (amelini, uğurunu) kendi boynuna doladık. Kıyamet günü onun için, açılmış halde kendine ulaşacak bir kitap çıkarırız.
A.Varol 17:13
14
'Oku kitabını! Bugün kendi nefsin hesap görücü olarak sana yeter.'
A.Varol 17:14
15
Kim hidayete ererse kendi nefsi için hidayete erer. Kim de sapıtırsa yalnız kendi aleyhine sapıtır. Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü taşımaz. Biz peygamber göndermedikçe azap edecek değiliz.
A.Varol 17:15
16
Biz bir kenti helak etmek istediğimizde oranın varlıklılarına emrederiz. Onlar da (emirlerimize uymayıp) orada bozgunculuk çıkarırlar. Bunun üzerine artık söz hak olur ve orayı darmadağın ederiz.
A.Varol 17:16
17
Nuh'tan sonra nice kuşakları helak ettik. Kullarının günahlarını haber alıcı, görücü olarak Rabbin yeter.
A.Varol 17:17
18
Kim bu çabucak geçeni (dünyayı) isterse, orada istediğimiz kimseye, dilediğimizi çabucak veririz. Sonra ona cehennemi nasip ederiz. Oraya kınanmış, (rahmetten) kovulmuş olarak ulaşır.
A.Varol 17:18
19
Kim de ahireti ister ve mü'min olarak onun için gereken çabayı gösterirse işte onların çabaları kabul görür.
A.Varol 17:19
20
Onlara da bunlara da herbirine Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin ihsanı kesilmiş değildir.
A.Varol 17:20
21
Bak, nasıl bazılarını bazılarından üstün kıldık. Elbette ahiret dereceler yönünden de daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
A.Varol 17:21
22
Allah'la birlikte başka bir ilah edinme. Yoksa kınanmış ve yalnız, yardımcısız bırakılmış halde oturursun.
A.Varol 17:22
23
Rabbin kendinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana-babaya iyilik etmenizi emretti. Biri ya da ikisi senin yanında yaşlılığa ererse onlara 'üf' bile deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.
A.Varol 17:23
24
Onlara acıyarak alçakgönüllük kanadını indir ve: 'Ey Rabbim! Onlar beni küçükken eğittikleri gibi sen de onlara merhamet et' de.
A.Varol 17:24
25
Rabbiniz içlerinizdekini daha iyi bilir. Eğer salih kimseler olursanız şüphesiz O da tevbe edip kendine dönenleri bağışlayıcıdır.
A.Varol 17:25
26
Yakına hakkını ver. Yoksula ve yolda kalmışa da. (Malını) saçıp savurma.
A.Varol 17:26
27
Doğrusu saçıp savuranlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
A.Varol 17:27
28
Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti beklerken (darlık dolayısıyla) onlara yüz çevirecek olursan, bu durumda onlara yumuşak söz söyle.
A.Varol 17:28
29
Elini boynuna bağlı kılma, tamamen de açıp saçma. Sonra kınanmış, hüsrana uğramış halde oturur kalırsın.
A.Varol 17:29
30
Şüphesiz Rabbin dilediğine rızkı yayar ve (dilediğine) daraltır. Gerçekten O kullarından haberdar olan, onları görendir.
A.Varol 17:30