Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Fecr 1 / 30
1
Düşün, ey insan: İnkar ve cehâlet karanlıklarını paramparça ederek, hakîkate susamış gönülleri iman ve Kur’an nurlarıyla aydınlatan ve müminleri bekleyen parlak bir geleceği müjdeleyen şafak vaktine andolsun! Mekke döneminin hemen başlarında, Leyl sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, birinci ayetinde geçen “el-Fecr: Şafak, tanyeri” kelimesinden almıştır. 30 ayettir.
M. Kısa 89:1
2
Son Elçinin insanlığı uyarmakla görevlendirildiği on geceye, Ramazan ayının son on gecesine —ki, huzur ve sükun dolu bir dünyanın kapılarının aralandığı mübarek Kadir gecesi de bu geceler içindedir— andolsun!
M. Kısa 89:2
3
Yaratıcının tekliği ve benzersizliğine karşılık, âlemlerde çift ve karşıt-kutuplu olan ve bu yüzden diğer yaratılmışlarla kaçınılmaz maddî/fiziki ilişkiler içinde bulunan canlı cansız her şey e ve bütün bunları yaratan eşsiz, benzersiz ve Tek olan âlemlerin Rabb’in e andolsun!
M. Kısa 89:3
4
Ve yerini iman ve Kur’an aydınlığına terk etmek üzere geçip gitmekte olan geceye andolsun!
M. Kısa 89:4
5
Düşün, ey insan; bu sayıla nlarda, akıl ve sağduyu sahipleri için yürekleri sarsıp gaflet uykusundan uyandıracak ibret ve öğüt verici bir yemin yok mudur? İşte bütün bunlara yemin olsun ki, hiçbir günah cezasız kalmayacak, zâlimler yaptıklarının cezasını mutlaka çekecekler!
M. Kısa 89:5
6
Bilmez misin, Rabb’in neler yaptı o azgın ve günahkâr Ad kavmin e?
M. Kısa 89:6
7
Yani, göğe yükselen kuleler ve yüksek sütunlarla donatılmış büyük bir şehir olan İrem’e!
M. Kısa 89:7
8
Öyle muhteşem nîmet ve güzelliklerle bezenmiş bir şehir ki, insanlık tarihinde hiçbir ülkede onun eşi benzeri yaratılmamıştı.
M. Kısa 89:8
9
Ve Allah’ın bahşettiği güç ve yetenek sayesinde, uçsuz bucaksız vadilerdeki sarp kayalıkları büyük bir ustalıkla yonta rakhiçbir düşmanın erişemeyeceği güvenli evler inşâ ede n Semud halkın a?
M. Kısa 89:9
10
Ve dünyada ebedi kalmak, dünyaya kazık çakmak için yapılmış piramitlerle simgelenen saltanata ve muazzam ordulara sahip o zâlim diktatöre, kazıklı Firavuna!
M. Kısa 89:10
11
İşte Allah, bunların hepsini cezalandırıp yok etti! Çünkü onlar, egemenlik kurdukları ülkelerde hak ve adâlet sınırlarını çiğneyerek olabildiğince azgınlaşmış,
M. Kısa 89:11
12
Ve büyük bir ahlâkî yozlaşmaya, çürümeye yol açarak, oraları fesada boğmuşlardı.
M. Kısa 89:12
13
Bu yüzden Rabb’in, kimini kasırgayla yok ederek, kimini bir depremle yerin dibine geçirerek, kimini denizde boğarak üzerlerine peş peşe azap kamçıları yağdırdı! Bundan sonraki zâlim toplumları da benzer nice felâketlerle cezalandıracaktır.
M. Kısa 89:13
14
Çünkü Rabb’in, kullarının her hâlini her an gözetlemektedir.
M. Kısa 89:14
15
Fakat insanoğlu o kadar nankördür ki, Rabb’i ona güç, servet, sağlık ve benzeri nîmetler bahşederek kendisini imtihân edince, bunun gelip geçici bir zevkten ibaret olduğunu ve asıl ikramın âhirette verileceğini göz ardı ederek aptalca bir gurura kapılır ve “ Ben ne kıymetli bir kulmuşum ki, Rabb’im beni bunca nîmetlerle onurlandırdı!” d iyerek Rabb’ini unutur, sefahate dalıp gid er.
M. Kısa 89:15
16
Ama ne zaman ki, Allah verdiği nîmetlerin bir kısmını geri alıp rızkını daraltarak onu imtihân etse, hemen ümitsizliğe, yılgınlığa kapılır verenin de, alanın da Allah olduğunu, bu imtihân dünyasında nîmetlere şükrederek, sıkıntılara sabrederek Rabb’ine kulluğa devam ettiği takdirde çok daha büyük nîmetlere kavuşacağını düşünmez de, bunun ilâhî adâletsizlikten kaynaklandığını sanır ve büyük bir nankörlükle, “Rabb’im beni küçük düşürdü!” der.
M. Kısa 89:16
17
Hayır; Allah sonsuz lütuf, merhamet ve adâlet sahibidir fakat siz, ey nankörler, bunu hak edecek davranışlar yapmıyorsunuz; örneğin, yetime ikramda bulunmuyorsunuz!
M. Kısa 89:17
18
Kimsesiz, çaresiz ve yoksul insan ları doyurmak ve onların maddî mânevî ihtiyaçlarını gidererek dertlerine derman olmak için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz!
M. Kısa 89:18
19
Yoksullara yardım etmemekle kalmıyor, bütün hak ve adâlet ilkelerini çiğneyerek, hatta zavallı yetimlerin hakkı olan mirası haksız şekilde yiyorsunuz!
M. Kısa 89:19
20
Ve zenginliği ulaşılması gereken biricik hedef olarak görüyor, mala. mülke aşırı bir tutkuyla bağlanıyorsunuz.
M. Kısa 89:20
21
Hayır; öyle yapmayın! Çünkü bütün bunların hesabını vereceksiniz! Ne zaman mı? Yeryüzü peş peşe darbelerle sarsılıp paramparça olduğu zaman,
M. Kısa 89:21
22
Bütün melekler mahşer meydanında sıra sıra dizilmişken, Rabb’in in kudret, saltanat ve hükümranlık alâmetleri tüm dehşet ve ihtişâmıyla tecellî ettiği zaman!
M. Kısa 89:22
23
O Gün, cehennem getiril ip tüm korkunçluğuyla zâlimlerin karşısına dikil ecek! İşte o anda, günahkâr insan büyük bir pişmanlık duyup gerçeği anlayacak fakat iş işten geçtikten sonra öğüt almanın ona ne faydası olabilir ki?
M. Kısa 89:23
24
Bu yüzden, “Ah; keşke fırsat varken Rabb’ime kulluk edip bu hayatım için bir hazırlık yapsaydım!” diye feryat edecek.
M. Kısa 89:24
25
İşte o Gün, hiç kimse O’nun zâlimlere vereceği cehennem azâbı gibi bir azap veremez!
M. Kısa 89:25
26
Ve hiç kimse O’nun vurduğu prangayı, bağı vuramaz! Ama ilâhî müjdeye layık olanlar da var ve onlara şöyle denilecek:
M. Kısa 89:26
27
“Ey gönlü vahiyle, Allah’a kullukla huzura ermiş kişi!”
M. Kısa 89:27
28
“Rabb’ine dön; O’ndan razı olmuş ve O’nun rızasını kazanmış olarak! Sen O’ndan hoşnut, O de senden hoşnut bir hâlde! ”
M. Kısa 89:28
29
“Haydi, sen de katıl seçkin kullarımın arasına!”
M. Kısa 89:29
30
“ Haydi, gir cennetime!”
M. Kısa 89:30
Fecr suresi tamamlandı