1
Ey insan! Sonsuz kudret ve yücelik sahibi Rabb’inin ismini tüm evrene ilan ederek; hem kalbinle, hem de söz ve davranışlarınla O’nu övgüyle anıp yücelterek ve O’nun buyruklarını, hükümlerini dâimâ yüreğinde ve gündeminde canlı tutarak, en içten duâ ve yakarışlarla tesbih et!
Mekke döneminin hemen başlarında, Tekvir sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, birinci ayetinde geçen ve Allah’ın yüceliğini dile getiren “el-A’lâ: en yüce, en değerli, en büyük” kelimesinden almıştır. 19 ayettir.
2
O Allah ki hayatı ve evreni yoktan var etti ve tüm varlıkları, yaratılış amacına uygun şekilde düzenledi.
3
O Allah ki, evrene yerleştirdiği yasalar çerçevesinde, her şeyi mükemmel bir ölçü ve dengeyle ayarladı ve her varlığı belli özellik ve fonksiyonlarla donatarak insana, varoluş gayesine giden yolu gösterdi.
4
O Allah ki, rengârenk çiçekleri, tatlı meyveleri ve huzur veren manzarasıyla seyrine doyum olmayan yemyeşil bitkileri yetiştirdi.
5
Ve sonunda onu, kuruyup kararmış çöp yığınına çevirdi. İşte bu göz kamaştıran dünya nîmetleri de bir gün böyle yok olup gidecektir. Öyleyse, ey hak yolunun yolcusu; dünyanın gelip geçici nîmetlerine takılıp kalmamalı, seni ebedî âhiret yurdunda gerçek kurtuluşa iletecek rehbere, bu ilâhî kelâma sımsıkı sarılmalısın. Bunun için:
6
Eğer sen samîmî bir kalple Kur’an’a yönelirsen, sana bu kitabı bizzat Biz okutacağız ve sen öğrendiklerini unutmayacaksın.
7
Allah’ın unutturmayı dilediği bilgiler hariç. Çünkü insanın bilgisi sınırlıdır; oysa O, yaratılmışların kavrayışına açık olanları da en mükemmel şekilde bilir, gizli kalanları da.
8
Böylece, bu mesajı doğru anlaman, uygulaman ve başkalarına tebliğ etmen için Biz sana yardımcı olacak, dosdoğru cennete götüren bu kolay yolda sapmadan, kaymadan yürümen için sana bütün zorluklar ı kolaylaştıracağız.
9
Öyleyse, öğüt faydalı olacaksa, öğüt ver! Hakikati bütün delilleriyle ortaya koyduğun hâlde, seni dinlemeyen ortaya konan bunca delilleri düşünmeyen kibirli ve inatçı kimselere gelince, onlarla kısır tartışmalara girme; bunun yerine, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et! O zaman göreceksin ki:
10
Allah’a saygı duyan ve onun azâbından korkan kimse, okuduğun ayetlerden öğüt al ıp Rabbinin çağrısına uy acaktır.
11
Mutsuz luğu tercih eden bedbaht ise, bu öğütten yüz çevirecektir.
12
İşte o, öte dünyada korkunç bir ateşe girecek!
13
Ve orada öyle amansız bir cezaya mahkûm edilecek ki, ne öl üp kurtul acak, ne de doğru dürüst yaşayacak! İman edenlere gelince:
14
O Gün kesinlikle kurtuluşa erecektir; günah kirlerinden arınan,
15
Ve Rabb’inin ismini anıp namaz kılan!
16
Ne var ki, siz ey gâfiller, dünya hayatını n basit ve gelip geçici zevklerini sonsuz âhiret nîmetlerine tercih ediyorsunuz.
17
Oysa âhiret nîmetleri, hem dünyadakilerden daha kıymetli, hem de süreklidir. O hâlde, ey insanlar! Bütün Peygamberlerin insanlığa getirdikleri mükemmel inanç sistemini yeniden ve tüm berraklığıyla ortaya koyan bu son ilâhî çağrıya kulak verin:
18
Hiç kuşkusuz bu Kitapta anlatıla nlar, önceki kutsal sahifelerde bildirilmiş olan evrensel mesajların aynısı dır.
19
Yani bunlar, tevhid mücâdelesinin birer sembolü olan İbrahim’e ve Mûsâ’ya gönderilen sahifelerde dile getirilen mesajlardır.