1
Andolsun, muazzam ve muhteşem yıldız kümeleriyle donatılmış şu uçsuz bucaksız göğe!
Mekke döneminin başlarında, kâfirlerin müminlere baskı ve eziyetlerinin başladığı bir dönemde indirilmiştir. Adını, birinci ayetinde geçen ve evrendeki mükemmel sisteme işâret eden “Burûc: Burçlar, yörüngeler, galaksiler” kelimesinden almıştır. 22 ayettir.
2
O vaadedilen Hesap Gün ün e,
3
Ve o Gün ilâhî mahkemede şâhitlik eden Peygamberlere, meleklere, İslâm dâvetçilerin e ve kendileri için şâhitlik edilen geniş halk kitlelerin e andolsun ki, inancından dolayı işkencelere maruz kalan çaresiz mazlumların intikamı mutlaka alınacaktır! Öyleyse;
4
Kahrolsun, kazdıkları hendek lerde masum halkı diri diri yakan zâlimler!
5
O alevli ateş lerle dolu hendeklerde!
6
Hani o alçak lar, tutuşturdukları ateş çukurların ın başında oturmuş,
7
Müminlere yaptıkları korkunç işkenceleri keyifle seyrediyorlardı.
8
Ve onlara işkence etmelerinin tek sebebi, bu müminlerin, emrine uyulmaya, hükmüne boyun eğilmeye; yani hamd edilmeye lâyık mutlak otorite sahibi bir Allah’a inanmış olmalarıydı.
9
Göklerin ve yerin hükümranlığı elinde olan bir Allah’a. Oysa Allah, her şeyi görüp gözetmektedir. Dolayısıyla, hiçbir zulüm cezasız kalmayacaktır:
10
İnanan erkeklere ve inanan kadınlara zulmeden ve daha sonra günahlarından tövbe etmeyen o zâlim ler yok mu; işte onlar için cehennem azâbı vardır ve ayrıca, müminleri ateşe attıkları için, onların hakkı cehennemin en korkunç ateşi olan yangın azâbıdır!
11
Öte yandan, bütün baskı ve işkencelere rağmen ayetlerime iman eden ve bu imana yaraşır dürüst ve erdemlice bir hayat ortaya koyan kimselere gelince; onlar için de, içerisinde ırmaklar çağıldayan cennet bahçeleri vardır. İşte budur, en büyük başarı, en büyük kurtuluş! O hâlde, ey hak yolunun yolcusu; adâlet ve doğruluğu egemen kılma uğrunda verdiğin mücâdelede, önüne çıkabilecek zorluk ve sıkıntılar karşısında asla yılgınlığa kapılmamalı, umudunu ve direncini kaybetmeden hedefe doğru adım adım ilerlemelisin! Allah’ın nurunu söndürmek için karşına dikilen zâlimlere gelince:
12
Elbette Rabb’inin zâlimleri yakalaması çok şiddetlidir!
13
Evreni ve hayatı yoktan var eden ve her biri başlı başına birer mûcize olan bu yaratılış olgusu nu sürekli tekrarlayan, dolayısıyla, sizleri hesaba çekmek üzere yeniden yaratacak olan O’dur!
14
Fakat tövbe kapısı da dâimâ açıktır; çünkü O, içtenlikle tövbe edenleri bağışlayandır, kullarını sevgiyle kucaklayandır.
15
Kudret ve egemenlik tahtı, Arş’ın sahibidir, yüceler yücesidir.
16
Dilediği kararı veren, dilediğini dilediği gibi yapandır.
17
Ey insan! İnsanlık tarihi boyunca zulüm ve haksızlık yapan orduların başına gelenler sana anlatılmadı mı?
18
Firavun gibi diktatörlerin, Semud kavmi gibi azgın toplumların başına gelenler?
19
Ama gel gör ki, geçmişten ibret almayan çağdaş kâfirler de, öncekiler gibi ayetlerimi yalanlamaktadırlar.
20
Oysa Allah, sonsuz ilim ve kudretiyle onları çepeçevre kuşatmıştır!
21
Hayır; kâfirler ne kadar inkâr da etseler, bu kitap, kıyâmete kadar her çağda okunup gündeme getirilmesi ve hayatın her alanına hükmetmesi gereken şanlı, şerefli, çok kıymetli bir mesajdır, yüce Kur’an’dır.
22
Bizzat Allah tarafından korunan kutsal bir levha, Levh-i Mahfuz üzerine nakşedilmiş ve sonra, bir tek harfi bile değiştirilmeden insanlığa tebliğ edilmiş bir ilâhî kelâmdır.