Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Abese 1 / 42
1
Mekke’nin ileri gelen inkârcılarına büyük bir umut ve heyecanla İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber, gözleri görmeyen bir müminin, “Ey Allah’ın Elçisi! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” diye seslendiğini duyunca, “yersiz ve zamansız” bulduğu bu müdâhaleden hoşlanmayarak suratını astı ve adamcağıza arkasını döndü! Neden mi? Mekke döneminin başlarında, Necm sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, Hz. Peygamber’in bir davranışını eleştiren ilk ayetindeki “Abese: Suratını astı” kelimesinden almıştır. 42 ayettir.
M. Kısa 80:1
2
Cahiliye döneminin değer yargılarına göre hem bireysel hem de ekonomik ve sosyal açıdan zayıf kabul edilen, aynı zamanda gözleri görmeyen bir mümin, Peygamberin yanına gel erek, onun çok önemli gördüğü bu konuşmasını yarıda kesti ve kendi ölçülerine göre “ayak takımı” olarak bildikleri kimseleri meclislerinde görmek istemeyen müşrikleri tedirgin edip, onların dâvete kulak vermelerini engelle di diye.
M. Kısa 80:2
3
Hayır, bunu yapmamalıydın, ey Peygamber! Ne biliyorsun, belki de o kör adam, senin okuyacağın birkaç ayet sayesinde günah kirlerinden arın ıp tertemiz bir kul ol acak?
M. Kısa 80:3
4
Ya da senin vereceğin öğüdü can kulağıyla dinleyecek de, bu öğüt ona fayda verecek?
M. Kısa 80:4
5
Fakat kendisini her konuda yeterli gören ve Allah’ın yol göstericiliğine muhtaç olmadığını iddia eden o kibirli kâfir e gelince;
M. Kısa 80:5
6
Sen, imana gelir ümidiyle —hidâyete gönlünü açan o tertemiz mümini ihmal etme pahasına— ona yöneliyorsun.
M. Kısa 80:6
7
Oysa apaçık hakîkati kendisine tebliğ ettiğin hâlde, hâlâ inat ve kibirle yüz çeviriyorsa, sen onun inkâr ve günah kirlerinden arınmamasından sorumlu değilsin ki!
M. Kısa 80:7
8
Öte yandan, Kur’an’a susamış bir hâlde sana büyük bir istekle gelen,
M. Kısa 80:8
9
Üstelik, kalbi Allah’a karşı saygıyla dopdolu olduğu hâlde gelmişken,
M. Kısa 80:9
10
Sen ona gereken ilgi ve şefkati göstermiyorsun. Oysa tebliğ ve irşatta öncülük hakkı, dâimâ “arınmak” isteyen kimselerin olmalıdır.
M. Kısa 80:10
11
Hayır; sakın bunu bir daha yapma! Kur’an’a iman etme “lütfunda” bulunacaklar diye, o inkârcılara aşırı yüz verip onları şımartma; Allah’ın ayetlerini onlara “yalvarırcasına” tebliğ ederek bu Kitabın değerine gölge düşürme! Çünkü bu Kur’an, yüreklerini hakîkate açan kimseler için bir öğüt ve uyarıdan ibarettir.
M. Kısa 80:11
12
Öyleyse, dünya ve âhirette kurtuluş ve esenliğe ulaşmak isteyen, ondan öğüt alsın. Kendisini ebedî azâba mahkûm etmek isteyen de, bırak ondan yüz çevirsin!
M. Kısa 80:12
13
O Kur’an ki, kutsal sahifelerde ayet ayet, sûre sûre nakşedilmiş bir ilâhî yol göstericidir.
M. Kısa 80:13
14
Hiçbir kâfirin himmetine muhtaç olmayan yüce ve tertemiz sahifelerde...
M. Kısa 80:14
15
Melekler arasından seçilen üstün ve erdemli elçiler aracılığıyla Muhammed (s)’in kalbine vahyedilen, böylece Son Elçinin diliyle insanlığa sunulan ve onun izinden yürüyen İslâm dâvetçilerinin tebliğ çalışmalarıyla tüm dünyaya duyurulan ilâhî kurtuluş reçetesidir. Ama gel gör ki, insanların çoğu ayetlerimizden yüz çeviriyor:
M. Kısa 80:15
16
Melekler arasından seçilen üstün ve erdemli elçiler aracılığıyla Muhammed (s)’in kalbine vahyedilen, böylece Son Elçinin diliyle insanlığa sunulan ve onun izinden yürüyen İslâm dâvetçilerinin tebliğ çalışmalarıyla tüm dünyaya duyurulan ilâhî kurtuluş reçetesidir. Ama gel gör ki, insanların çoğu ayetlerimizden yüz çeviriyor:
M. Kısa 80:16
17
Kahrolası insan; ne kadar da nankördür!
M. Kısa 80:17
18
Hiç düşünmez mi ki, Allah onu hangi şeyden yaratmış:
M. Kısa 80:18
19
Bir damlacık sudan! Öyle ki, Rabb’i onu bir çiğnem et parçası hâlinde yarattı, sonra ona, yeryüzünde karşılaşacağı ortam ve şartlara uygun, hârika bir şekil verdi.
M. Kısa 80:19
20
Böylece, ona birçok imkân ve yetenekler bahşederek, önce annesinin karnından çıkmasının, daha sonra yeryüzünde yaşamasının yolu nu ona kolaylaştırdı.
M. Kısa 80:20
21
Derken, kısacık bir ömrün ardından onu öldürüp mezara koydu.
M. Kısa 80:21
22
Ve dilediği zaman da onu yeniden dirilt ip hesaba çek ecektir. Peki insanoğlu, kendisine bahşedilen bütün imkanları yerinde ve yeterli bir şekilde kullanarak istenen olgunluk seviyesine ulaşabildi mi?
M. Kısa 80:22
23
Hayır; çünkü o, Rabb’inin Kitap göndererek kendisine emrettiği kulluk görevi ni henüz tam olarak yerine getirmiş değildir!
M. Kısa 80:23
24
Öyleyse insan, yiyece klerinin nasıl mûcizevî bir şekilde hazırlanıp önüne getirildi ğine bir baksın:
M. Kısa 80:24
25
Biz canlıların hayat kaynağı olan suyu nasıl bulutlardan şarıl şarıl akıttık.
M. Kısa 80:25
26
Sonra, toprağı nasıl lime lime yar ıp oradan yemyeşil filizler çıkar dık.
M. Kısa 80:26
27
Böylece, orada hârika bitkiler yetiştirdik; örneğin, besin deposu tahıllar,
M. Kısa 80:27
28
Üzüm bağları, sebzelerle dolu bostanlıklar,
M. Kısa 80:28
29
Boy boy zeytinlikler, hurmalıklar,
M. Kısa 80:29
30
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
M. Kısa 80:30