1
Andolsun, söküp çıkaranlara; zâlimlerin canlarını boğarcasına çekip alan azap meleklerine, muazzam bir sistem çerçevesinde doğup batan yıldızlara, mazlumun hakkını zâlimlerden zorla alan âdil yöneticilere, at binme ve atış talimi yapan mücahitlere andolsun!
Mekke döneminin sonlarına doğru, Nebe’ sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, birinci ayetinde geçen ve Allah’ın emrindeki güçlere işâret eden “Nâziât: Söküp çıkaranlar” kelimesinden almıştır. 46 ayettir.
2
Yumuşacık çekip alanlara; müminlerin ruhlarını usulcacık çekip alan rahmet meleklerine, yörüngelerinde istikrarlı şekilde hareket eden gökcisimlerine; ezilen, sömürülen mazlumlara şefkat kanadını geren âdil yöneticilere; oklarını, mermilerini hedefe fırlatan ve attığını vuran mücahitlere, tatlılıkla gönülleri fethedip kendilerine çeken İslâm dâvetçilerine andolsun!
3
Yüzüp gidenlere; evrenin dört bir yanında müthiş bir hızla seyreden meleklere, uzay boşluğunda sâkin sâkin yüzüp giden yıldızlara; karada, denizde ve havada akın akın hareket eden İslâm ordularına andolsun!
4
Derken, yarışıp birbirlerini geçenlere; birbirleriyle yarışırcasına Allah’ın emrini yerine getiren meleklere, hiç durmadan birbirlerini izleyen gökcisimlerine, iyilik ve hayırlarda hep en öne geçmeye çalışan müminlere andolsun!
5
Ve böylece, Yaratıcının emri ni yerine getiren yıldızlara, İslâm mücahitlerine, melek lere andolsun! İşte bütün bunlara andolsun ki, kıyâmet mutlaka kopacaktır!
6
O Gün, tüm evreni korkunç bir sarsıntı ta derinden sars ıp her şeyi paramparça ed ecek!
7
Ve bunu, bütün insanları mezarlarından kaldırıp Allah’ın huzurunda toplayan ikinci bir sarsıntı izleyecek!
8
İşte o gün, yürekler korkuyla titreyecek.
9
Ve zâlimlerin gözleri, utanç ve pişmanlıktan önlerine eğilecek. İnsanoğlunu böyle korkunç bir âkıbet beklerken;
10
İnkârcılar, “Ne yani’” diyorlar, “ Mezardaki çukurlarda cansız bedenler hâlinde yatmakta iken hayata geri mi döndürüleceğiz?”
11
“Hem de, bizler çürümüş kemiklere dönüştükten sonra, öyle mi!”
12
Ve küstahça alay ederek, “Öyleyse, bu zararına bir dönüştür! Eğer gerçekten hesap kitap varsa mahvolmuşuz demektir! ” diyorlar.
13
Oysa sizi yeniden diriltmek Allah için o kadar kolaydır ki, bu yalnızca bir tek komuttan, haykırıştan ibarettir.
14
Bir de bakmışsın ki, hepsi uyanmış, korku ve dehşet içinde Rablerinin huzurunda duruyor lar.
15
Ey Müslüman! İnkârcılara karşı sabırla göğüs ger; sakın ümitsizliğe, yılgınlığa düşme! Bu konuda Firavuna karşı verdiği ibretlerle dolu mücâdelesinde Mûsâ’nın, haberi sana ulaşmadı mı?
16
Hani Rabb’i ona, Sînâ dağının eteklerindeki Tuvâ’da, o kutsal vadide şöyle seslenmişti:
17
Ey Mûsâ! Firavun’a git ve onu ilâhî azap ile uyar; çünkü o, iyice azgınlaştı!
18
Ve ona de ki: “ Ey Firavun! Zulüm ve inkâr günahlarından arın ıp Rabb’inin hoşnutluğunu kazan mak ister misin?”
19
“ İster misin, seni Rabb’in in yolun a ileteyim de, O’na karşı saygılı davran ıp dünyada ve âhirette kurtuluş ve saâdete ulaş asın?”
20
Böylece Mûsâ, Firavunu hak dine davet etti ve ona, hakîkati tüm berraklığıyla ortaya koyan en büyük mûcizeyi gösterdi.
21
Ama o, apaçık hakîkati yalanladı ve emrime karşı geldi.
22
Sonra arkasını dönüp, Mûsâ’nın davasını etkisiz kılmak için çalışmaya koyuldu:
23
Kumandanlarını, danışmanlarını, yardımcılarını topladı ve müminlere karşı amansız bir mücâdele başlattığını ilan etti.
24
Ve Allah’ın mesajına karşı küstahça başkaldırarak, “Sizin emir ve otoritesine boyun eğmeniz gereken en yüce efendiniz, rabbiniz benim!” dedi.
25
Fakat sonunda, Allah onu dünya da boğulma ve âhiret te ebediyen cehennem azâbına mahkûm olma cezasına çarptırdı!
26
Hiç şüphesiz bunda, Allah’ın azâbından korkanlar için nice ibret dersleri vardır.
27
Söyleyin, ey kâfirler; sizi yeniden yaratmak mı daha zor, yoksa gökleri ve yeri yaratmak mı? Şu muhteşem kâinatı yoktan var eden Allah’ın, sizi ölümünüzden sonra diriltmeye kâdir olduğunu düşünmüyor musunuz? Evet, öyle muhteşem bir evren ki, Allah onu yaratıp bina etti.
28
Ve evreni genişleterek ona muazzam bir genişlik ve yükseklik kazandırdı, sonra onu mükemmel bir sistem hâlinde düzene koydu.
29
Gecesini karanlık, gündüzünü aydınlık yaptı.
30
Daha sonra, yeryüzünü yaşamaya uygun bir şekilde yayıp döşedi.
Sonraki 16 ayet →