1
Yo! âhireti inkâr edenler, büyük bir aldanış içindedirler! Andolsun o Diriliş Gününe!
Mekke döneminin başlarında gönderilen bu sûre, adını birinci ayetinden almıştır. 40 ayettir.
2
Ve yine andolsun, özeleştiride bulunarak kendisini kınayan insana ki, Biz ölmüş bedenleri bir gün yeniden diriltip Yargı Gününde hesaba çekeceğiz !
3
Yoksa insan, çürüyüp dağılmış olan kemiklerini yeniden bir araya getir ip kendisini hayata döndür emeyeceğimizi mi sanıyor?
4
Hayır, elbete buna gücümüz yeter! Hem de sadece kemiklerini değil, hayat boyu değişmeyen taklit edilemez parmak uçlarını bile — özel çizgileriyle birlikte— yeniden düzenlemeye gücümüz yeter Bizim!
5
Fakat bu hakîkati idrâk edemeyen insan, ahmakça tavır ve davranışlarıyla geleceğini berbat etmek ister. Şöyle ki:
6
İlâhî uyarıyı alay konusu yaparak, “ Bu tehdit edip durduğunuz Diriliş Günü ne zamanmış?” diye sorar.
7
Fakat Kıyâmet Günü, gözlerin korku ve dehşetten kamaştığı,
8
Ay’ın karanlığa gömüldüğü,
9
Ve Güneş ile Ay’ın bir araya getiril ip işlerinin bitiril diği an,
10
İşte o Gün insan, “Eyvah!” diye feryat edecek, “ Bu felâketten kaçıp kurtulma imkânı yok mu?”
11
Hayır; o zaman zâlimler için hiçbir kaçış, hiçbir sığınak yoktur!
12
Çünkü O gün varılacak son durak, Rabb’inin huzuru olacaktır.
13
İşte O gün insana, yaptığı ve yapması gerektiği hâlde yapmadığı iyi-kötü her şey haber verilecektir.
14
Aslında insan, kendi hâlini görmekte ve nasıl bir âkıbete lâyık olduğunu pekâlâ bilmekte dir.
15
Birtakım sahte mâzeretler öne sür üp kendisini kandırmaya çalış sa bile! Öyleyse, ey insanlar; gerçekleri olduğu gibi görmeli, Kur’an mesajını kendinize rehber edinerek dünya ve âhirette huzur ve esenliğe ulaşma yolunda çaba harcamalısınız. Bunun için yapmanız gereken, içtenlikle Kur’an’a yönelmek ve onu dinleyerek, okuyarak, inceleyerek anlamaya ve hükümlerini uygulamaya çalışmaktır. Başlangıçta anlayamadığınız veya yanlış anladığınız yerler olabilir; endişe etmeyin, eğer siz içtenlikle Kur’an’a yönelir ve onu anlama ve hayatınıza yansıtma yolunda çaba harcarsanız, Kur’an’ın tümünü okudukça Allah size bilmediklerinizi öğretecek ve Kur’an’ı doğru anlamanızı sağlayarak sizi büyük hatâlara düşmekten koruyacaktır. Nitekim, ayetlerimizle ilk tanıştığı sıralarda Elçimiz Muhammed bile onu öğrenme ve anlama konusunda zorluk çekeceğini sanmış, Biz de onu şöyle teskin etmiştik:
16
Ey Muhammed! Cebrail sana Kur’an’ı vahyederken, onun bir kısmını unuturum endişesiyle, ayetleri çabucak ezberlemek için dilini aceleyle oynatıp durma.
17
Korkma, onu senin yüreğine ve zihnine yerleştirmek ve gerektiğinde okutmak Bize düşer.
18
Öyleyse, Biz onu Cebrail aracılığıyla sana okuduğumuz zaman, sen yalnızca onun okunuşunu takip et.
19
Sonra kalbini ilim ve hidâyet nurlarıyla aydınlatarak onu n anlamını açıklamak da Bize düşer. Öyleyse ey müminler, siz de kendinize Peygamberi örnek almalı, Kur’an’ı acele etmeden, düşünerek ve özümseyerek okumalısınız.
20
Fakat siz ey inkârcılar; şu peşin ve gelip geçici olan dünya nîmetlerin i her şeyden daha çok seviyorsunuz!
21
Ve bu yüzden Kur’an’dan yüz çeviriyor, sonsuz nîmet ve azâbın bulunduğu âhiret gerçeğin i göz ardı ediyorsunuz! O âhiret ki:
22
O Gün bazı yüzler, sevinçten ışıl ışıl parlayacak.
23
Sonsuz huzur ve mutluluk içinde, Rabblerin in cemalin e bakacaklar.
24
Yine o Gün, bazı yüzler pişmanlık ve kederden kapkara kesilecek,
25
Çünkü insanın belkemiğini kıran o korkunç bir azâb ın pençesine atılacağını anlayacaktır.
26
Hayır; bu hayat hep böyle sürüp gidecek sanmayın! Ecel kapıyı çalıp da, can boğaza dayandığı,
27
Ve can çekişen adamın etrafındaki yakınlarının, “ Bunu kurtaracak bir hekim yok mu!” diye feryat ettikleri zaman,
28
Ölüm döşeğindeki adam, ayrılık vaktinin nihâyet gelip çatmış olduğunu işte o anda anlayacak.
29
Ve ölüm bütün dehşetiyle onu kucaklayınca, adamın eli ayağına dolaşacak.
30
İşte o gün, Rabb’ine doğru ebedî yolculuk başlamış olacak.
Sonraki 10 ayet →