Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Mearic 1 / 44
1
Kendi inancından emin bir şekilde, Allah’ın ayetleriyle alay etmek isteyen zalim, kafir ve hâin bir adam Hz. Peygamber’in karşısına geçip mutlaka gerçekleşecek olan azabı n bir an önce gelip çatmasını istedi! Aynı zamanda, yaşadığı çetin imtihandan bunalarak Allah’ın yardımını isteyen sabırsız bir mümin de kendisine zulmeden inkarcılara beddua ederek, mutlaka gerçekleşecek olan bu azabın bir an önce gelip çatmasını istedi! Mekke döneminin başlarında, Hâkka sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, üçüncü ayetinde geçen ve “yükselme dereceleri” anlamına gelen “el-Meâric” kelimesinden almıştır. 44 ayettir.
M. Kısa 70:1
2
İnkârcılar için hazırlanan bir azabı ki, yeri ve zamanı geldiğinde, hiç kimse ve hiçbir güç ona engel olamayacak , hiç kimse de onu savunamayacak tır!
M. Kısa 70:2
3
O azap, dilediğini yücelten, dilediğini alçaltan; varlık mertebelerindeki bütün derecelerin ve olgunlaşma basamaklarının sahibi olan Allah tarafından takdir edilmiştir. Allah, kararını asla değiştirmez. Yeri ve zamanı geldiğinde, vaatlerini gerçekleştirecektir.
M. Kısa 70:3
4
Şu evrende görevli bütün melekler ve ölü kalplere hayat bahşeden vahiy meleği Kutsal Ruh Cebrail bile, dünya takvimine göre tam elli bin yıl süren bir günde bütün mertebeleri aşıp O’ nun huzuru na yükselirler. Oysa sen ey insan, meleklerin dahi ancak elli bin yılda ulaşabildiği olgunluk makamlarına, şu kısacık ömründe ulaşabilirsin.
M. Kısa 70:4
5
O hâlde, ey Müslüman! Acele etme, ümit ve heyecanını yitirme, dayan, diren, bıkıp usanma Rabb’inin vaat ettiği gün gelinceye kadar, geri adım atma; bu yolda başına gelebilecek belâ ve sıkıntılara karşı güzelce sabret. Sana düşeni yapmaya devam et.
M. Kısa 70:5
6
Gerçi inkârcılar onu n gerçekleşeceği vakti uzak görüyorlar.
M. Kısa 70:6
7
Biz ise onu yakın görüyoruz.
M. Kısa 70:7
8
O Gün kıyamet gelip çatacak ve gökyüzü parçalanıp erimiş kızıl bir madene,
M. Kısa 70:8
9
Dağlar da darmadağın edilerek atılmış hallaç pamuğuna dönüşecek.
M. Kısa 70:9
10
Ve herkes kendi canının derdine düşecek; öyle ki, dost dostu n hâlini sormayacak.
M. Kısa 70:10
11
Hem de birbirlerini görüp duruyorlarken, bütün insanlar yargı önüne çıkarılıp birbirleriyle yüzleştirilecekler. İşte o anda suçlu, o günün azâbından kurtulabilmek için dünyada —Allah’ın emirlerini terk etme pahasına— kazandığı her şeyini fedâ etmek isteyecek: Örneğin, bir zamanlar üzerlerine titrediği, öpmeye bile kıyamadığı kendi öz çocuklarını,
M. Kısa 70:11
12
Ya da, bir ömür boyu aynı yastığa baş koyduğu hayat arkadaşını ve öz kardeşini,
M. Kısa 70:12
13
Yâhut, kendisini yetiştirip büyüten ana-babasını, ailesini, aşiretini, kavmini,
M. Kısa 70:13
14
Ve hattâ yeryüzünde bulunan herkesi fedâ edip cehenneme yollamak isteyecek; ta ki, kendisini azaptan kurtarabilsin.
M. Kısa 70:14
15
Hayır; o nun hakkı, alev saçan bir ateştir!
M. Kısa 70:15
16
Derileri yakıp kavuran korkunç bir ateş! Öyle bir ateş ki;
M. Kısa 70:16
17
Hep kendisine çağırır; Allah’ın ayetlerinden yüz çevirip uzaklaşan,
M. Kısa 70:17
18
Ve durmadan mal ve servet toplayıp kasalarda biriktiren zâlim leri.
M. Kısa 70:18
19
Doğrusu insanoğlu, açgözlü ve doyumsuz bir karakterde yaratılmıştır. Ama ne var ki o, bu özelliğini kullanıp daha mükemmele ulaşmak için çaba harcaması ve böylece kendisini Allah katında yücelere, daha yücelere ulaştıracak güzel davranışlar göstermesi gerekirken;
M. Kısa 70:19
20
Başına bir kötülük geldiği zaman, her şeyden ümidini keserek sızlanır durur.
M. Kısa 70:20
21
Bir nîmetle karşılaşınca da, açgözlülük ederek hepsine kendisi sahiplenmek ister, başkalarını bu nîmetten engellemeye çalışır.
M. Kısa 70:21
22
Ancak Namaz Ehli olarak bilinen samîmî ve fedâkâr müminler böyle değildir. İşte Namaz Ehli olanların özellikleri:
M. Kısa 70:22
23
Onlar, günde beş vakit namazlarına düzenli olarak devam edenlerdir.
M. Kısa 70:23
24
Onlar mal ve servetlerinde, başkalarından yardım dilenen fakir lerin ve onurlu davranıp dilenmedikleri için zengin zannedilen ve bu yüzden yardım ve sadakadan mahrum kalanların da hakkı ol duğunu asla unutmay an cömert ve fedâkâr kul lardır.
M. Kısa 70:24
25
Onlar mal ve servetlerinde, başkalarından yardım dilenen fakir lerin ve onurlu davranıp dilenmedikleri için zengin zannedilen ve bu yüzden yardım ve sadakadan mahrum kalanların da hakkı ol duğunu asla unutmay an cömert ve fedâkâr kul lardır.
M. Kısa 70:25
26
Onlar, hem sözleri hem davranışlarıyla Hüküm Gününü tasdik ede rek iman iddialarında doğru olduklarını ispatlayan mümi nlerdir.
M. Kısa 70:26
27
Onlar, Rablerinin azâbından kork up kötülüklerden uzak dur anlardır.
M. Kısa 70:27
28
Çünkü bilirler ki, Rablerinin azâbına karşı hiç kimse kendisini tam olarak güvende hissedemez.
M. Kısa 70:28
29
Onlar, iffet ve namuslarını titizlikle koruyanlardır.
M. Kısa 70:29
30
Ancak nikah sözleşmesi yoluyla sahip oldukları hanımları ya da cariyelik sözleşmesi yoluyla sahip oldukları savaş esiri cariyeler hariç. Çünkü onlar, hanımlarıyla veya cariyeleriyle olan ilişkilerinden dolayı asla kınanmazlar. Dolayısıyla, meşrû yollarla cinsel duyguları tatmin etmek kişiyi hiçbir zaman Allah’tan uzaklaştırmaz. Zira İslâm’da ruhbanlık yoktur.
M. Kısa 70:30