Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Tegabun 1 / 18
1
Göklerde ve yerde bulunan bütün varlık lar, dâimâ Allah’ı n sınırsız kudret ve azametini övgüyle anarak yüceltmektedir. Şu muhteşem kâinat nizamı içerisinde yer alan her şey, kendisini yaratan Allahu Teâlâ’nın her türlü kusur ve noksanlıktan uzak olduğunu haykırmakta, O’nun sonsuz ilim, kudret, merhamet, hikmet, iyilik, güzellik ve adâletini gözler önüne sermektedir. Eğer çevrenizdeki varlıklara ibret nazarıyla bakacak olursanız, her zerresinin Allah’ı zikrettiğini duyacak, göreceksiniz. Öyle ki, göklerde ve yerde hükümranlık tamamen ve yalnızca O’na aittir, her türlü yücelik ve övgüye lâyık olan sadece O’dur ve O, her şeye gücü yeten sonsuz kudret sahibi dir. İşte sınırsız kudret ve hikmetinin bir tecellîsi olarak: Medîne’de, hicretten hemen sonra gönderilen bu sûre, adını dokuzuncu ayetinde geçen “Yevmü’t-Teğâbün” yani, gerçek kâr ve zararın ortaya çıktığı “Aldanma Günü” kelimesinden almıştır. 18 ayettir.
M. Kısa 64:1
2
Sizi yoktan var eden O’dur fakat kiminiz nankörce davranıp O’nu inkâr ediyor, kiminiz iman ediyorsunuz. Unutmayın; Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir ve karşılığını mutlaka verecektir.
M. Kısa 64:2
3
Çünkü Allah, gökleri ve yeri hak, hukuk ve adâlet esaslarına göre, belli bir hikmet doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yani hak olarak mutlak hakikat anlaşılsın ve yaşansın diye yaratmış ve size, yeryüzünde karşılaşacağınız ortam ve şartlara uygun bir şekil vermiş ve şeklinizi güzelleştirmiştir. İşte bu nîmetler içerisinde bir süre dünyada yaşayacaksınız ve sonunda dönüş ünüz O’na olacak tır.
M. Kısa 64:3
4
Allah, göklerde ve yerde olan her şeyin bilgisine sahiptir; dolayısıyla, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyden haberdardır. Şüphesiz O, kalplerde gizlenen bütün niyet ve düşünceler i bilmektedir.
M. Kısa 64:4
5
Ey çağdaş zâlimler! Sizden önceki inkârcıların başlarına gelen ibret verici felâketlerin haberi size ulaşmadı mı? İnsanlık tarihini ibret nazarıyla inceleyin ve zâlimlerin sonlarının nasıl olduğunu görün! Onlar da sizin gibi azgınlık etmişler ve sonunda yaptıklarının cezasını çekmişlerdi. Fakat asıl cezayı âhirette çekecekler: Onlar için, can yakıcı bir azap var!
M. Kısa 64:5
6
Evet, zâlimlerin sonu böyle oldu; çünkü kendi içlerinden seçilmiş olan Elçileri, onlara apaçık bilgi ve delillerle tekrar ve tekrar geldikleri hâlde onlar her defasında, “ Bizim gibi fâni bir insan mı bize doğru yolu gösterecek?” diyerek hakîkati inkâr edip yüz çevirmişlerdi. Bunun üzerine Allah, onları cezalandırıp hidâyetten mahrum bırakarak, hiçbirinin kulluk ve ibâdetine muhtaç olmadığını gösterdi. Çünkü Allah, hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir, gerçek anlamda yüceltilmeye, şükredilmeye ve övülmeye lâyık olan, sadece Odur.
M. Kısa 64:6
7
Buna rağmen inkârcılar, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar. Ey Müslüman! Bu sözleriyle Hesap Gününü, dolayısıyla ilâhî adâleti ve sonuçta Allah’ı inkâr eden o câhillere de ki: “Hayır; her şeye kadir olan Rabb’ime yemin olsun ki, kesinlikle diriltileceksiniz; sonra bütün yaptıklarınız size bir bir haber verilecektir. Bu, Allah için çok kolaydır. O hâlde, ey insanlar!
M. Kısa 64:7
8
Allah’a, Elçisine ve göndermiş olduğumuz bu ilâhî Nura iman edin ve Kur’an’ın rehberliğiyle hayatınıza yön vererek, inkâr ve cehâlet karanlıklarını aydınlığa dönüştürün! Unutmayın; Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır ve hepsinin hesabını soracaktır. Ne zaman mı?
M. Kısa 64:8
9
Bu, Allah’ın, Toplanma Günü hepinizi hesaba çekmek üzere huzurunda bir araya getireceği, gerçek kâr ve zararın ortaya çıkacağı, nicelerinin pişmanlıktan feryat edeceği Aldanma Günüdür! İşte o Gün, her kim Allah’a gereğince iman etmiş ve O’nun mesajları doğrultusunda güzel ve yararlı davranışlar ortaya koymuşsa, Allah onun günahlarını bağışlayacak ve kendisini, ağaçlarının altından ırmaklar çağıldayan ve sonsuza dek içinde yaşayacağı cennet bahçelerine koyacaktır. İşte budur en büyük kurtuluş, en büyük başarı!
M. Kısa 64:9
10
Öte yandan, hakîkati inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklardır. Ne kötü bir son! Ey müminler!
M. Kısa 64:10
11
Allah’ın izni olmaksızın, insanın başına hiçbir musîbet gelmez. Korkmayın, başınıza gelen her şey O’nun bilgisi dahilindedir. Rabb’iniz sizi eğitip olgunlaştırmak için imtihân ediyor. O hâlde, her kim Allah’a yürekten inanırsa, Allah onun gönlünü hidâyet nurlarıyla aydınlatacaktır. Hiç kuşkusuz Allah, her şeyi tam olarak bilmektedir. O hâlde:
M. Kısa 64:11
12
Allah’a kayıtsız şartsız itaat edin, O’nun buyruklarını size ileten bir elçi olarak, Peygambere de kayıtsız şartsız itaat edin! Ayrıca,Allah ve Rasulünün buyruklarına aykırı emir vermedikleri sürece, Müslümanlara da itaat edin! Eğer Allah’a ve Elçisine —diğer bir deyişle, Kur’an’a ve Peygamberin sünnetine— itaatten yüz çevirirseniz, bunun sorumluluğu yalnızca size aittir; çünkü Elçimizin görevi, size hakîkati açıkça duyurmaktan ibarettir:
M. Kısa 64:12
13
Allah, kendisinden başka ilâh olmayan bir tek İlâh tır! Öyleyse inananlar, sadece Allah’a güvensin ve yalnızca O’ndan yardım beklesin ler.
M. Kısa 64:13
14
Ey inananlar! Eşleriniz ve çocuklarınız arasında, bilerek veya bilmeyerek size düşman olanlar bulunabilir; öyleyse, onlara karşı dikkatli davranın! Eşinize ve çocuklarınıza duyduğunuz sevgi, sizi inancınıza göre yaşamaktan alıkoymasın. Sevdikleriniz arasından, inancınızdan taviz vermenizi isteyenler her zaman çıkabilir. Onlara karşı asla merhametsizce kaba ve sert davranmayın! Eğer onların ufak tefek kusurlarını görmezlikten gelir, ölçüsüzce davranışları karşısında onlara sabır ve merhametle yaklaşır ve hatalarını bağışlarsanız, — ki ıslah olacaklarsa, ancak bu şekilde olurlar— Allah da sizi bağışlayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah bağışlayıcı, çok merhametlidir.
M. Kısa 64:14
15
Şunu iyi bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız, uğrunda bütün değerlerinizi fedâ etmeniz gereken en üst değerler değildir; onlar ancak, imanınızdaki kararlılığı ölçmek üzere size emânet edilmiş birer imtihân aracın dan ibarettir ve Allah katında, dünyanın şu basit ve gelip geçici nîmetlerinden çok daha büyük bir ödül vardır.
M. Kısa 64:15
16
O hâlde, bu muhteşem ödülü kazanmak için gücünüz yettiğince Allah’a saygıyla bağlanarak kötülüklerden, günahlardan korunun, O’nun çağrısına kulak verin, emirlerine gönülden itaat edin ve size bahşettiği nîmetlerden bir kısmını, kendi iyiliğiniz için O’nun yolunda harcayın! Unutmayın, her kim kıskançlık, cimrilik, kibir gibi bencilce tutkulardan kendisini korursa, işte dünyada ve âhirette kurtuluşa erenler onlardır.
M. Kısa 64:16
17
Eğer mükâfâtını âhirette almak üzere, Allah’ın fakir ve muhtaç kullarına yardım ederek Allah’a güzel bir borç verirseniz, O da onu âhirette size kat kat fazlasıyla geri ödeyecek ve sizi n günahlarınızı bağışlayacaktır. Çünkü Allah, iyiliklerin karşılığını cömertçe verendir, sonsuz hilm ve şefkat sahibidir.
M. Kısa 64:17
18
O, yaratılmışların algılama sınırlarının ötesinde bir âlem olan gaybı da, duyularla kavranabilen şehâdet âlemini de en mükemmel şekilde bilmektedir. Görülen ve görülmeyen, açıkta ve gizli olan her şeyden haberdardır. Aynı zamanda O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Asla yersiz ve gereksiz hüküm vermeyen ve hükmüne karşı konulamayan Yüce Yaratıcıdır!
M. Kısa 64:18
Tegabun suresi tamamlandı