Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Tur 1 / 49
1
Andolsun Tûr’a, Mûsâ Peygamberin Allahu Teâlâ ile bizzat konuşarak vahiyle şereflendiği kutsal Sînâ Dağına! Mekke döneminin ikinci yarısında, Secde sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, ilk ayetinde geçen ve Sina dağına işâret eden “Tûr: dağ” kelimesinden almıştır. 49 ayettir.
M. Kısa 52:1
2
Ve andolsun, ince deri ve kağıtlar üzerine satır satır yazılan kutsal Kitaba!
M. Kısa 52:2
3
Ki o, hakîkate susamış gönüller için açılmış sahifeler üzerine açık ve anlaşılır olarak yazılmıştır.
M. Kısa 52:3
4
Ve andolsun Beyt-i Mâmûr’a, yani İbrahim’den size miras kalan o kutsal mâbede, Kâbe’ye!
M. Kısa 52:4
5
Ve andolsun, yükseltilmiş gök kubbeye!
M. Kısa 52:5
6
Ve andolsun, Kıyâmet Günü alev alev yanıp kaynatılan denizlere ki,
M. Kısa 52:6
7
Rabb’inin zâlimlere haber verdiği âhiret azâbı, kesinlikle gerçekleşecektir!
M. Kısa 52:7
8
Ve hiçbir güç ona engel olamayacak , ilahi mahkemede hiç kimse onu savunamayacak tır!
M. Kısa 52:8
9
O gün gökler, müthiş bir sarsıntıyla sarsılacak!
M. Kısa 52:9
10
Ve o heybetli dağlar, yerlerinden sökülüp yürütülecek!
M. Kısa 52:10
11
İşte o Gün, ayetlerimi yalanlamış olanların vay hâline!
M. Kısa 52:11
12
Onlar ki, inkâr ve cehâlet bataklık ların da oyalanıp dururlardı.
M. Kısa 52:12
13
O Gün onlar, cehennem ateşine sürüklenecekler!
M. Kısa 52:13
14
Ve onlara şöyle denilecek: “İşte, vaktiyle yalanlayıp durduğunuz ateş budur!”
M. Kısa 52:14
15
“ Siz bu azâbı haber veren Kur’an’ın bir sihir, bir aldatma ve göz boyama olduğunu iddia ediyordunuz! Şimdi azapla yüz yüze geldiniz! Peki, söyleyin bakalım, bu da mı bir sihir; yoksa vaktiyle Kur’an’daki gerçekleri görmediğiniz gibi, bu ateşi de mi göremiyorsunuz?”
M. Kısa 52:15
16
“ Şimdi hor ve hakir bir hâlde girin oraya! Artık ateşin acısına ister dayanın, ister dayanmayın, sizin için değişen bir şey olmayacaktır! Boşuna sızlanmayın, sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz!”
M. Kısa 52:16
17
Öte yandan, dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek kötülüklerden sakınanlar ise cennet bahçelerinde, sonsuz nîmetler içinde sefa sürecek ler.
M. Kısa 52:17
18
Rablerinin kendilerine bahşettiği muhteşem güzellikler le sevinç ve mutluluk duyacaklar. Zaten sırf cehennemden kurtulmak bile başlı başına bir nîmettir: Rableri onları, korkunç ateşin azâbından koru yup esenlik diyarına ulaştır mıştır.
M. Kısa 52:18
19
Onlara denilecek ki: “Yapmış olduğunuz güzel davranışlar a karşılık dilediğiniz nîmetlerden afiyetle yiyin, için!”
M. Kısa 52:19
20
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslan ıp keyiflerine bak acaklar. Ayrıca onları, tatlı dilli, güler yüzlü, güzel gözlü hanımlarla evlendireceğiz.
M. Kısa 52:20
21
Onlar ki, ayetlerime yürekten iman ettiler ve kendilerinden sonra gelen nesilleri de inanç konusunda onları izledi. İşte onların nesillerini, — kendilerinin hak ettiği dereceye ulaşamamış bile olsalar— cennette kendileriyle bir araya getireceğiz ve yaptıkları hiçbir güzel davranışı karşılıksız bırakmayacağız. Fakat hiç kimseyi de, “birilerinin hatırına” cehennemden kurtarmayacağız. Çünkü herkes, kazandığı şeyler karşılığında rehin tutulmuştur ve ancak kendi yaptığı iyilikler sayesinde kurtuluşa erebilecektir.
M. Kısa 52:21
22
İşte onlara, canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve en lezzetli etlerden bol bol vereceğiz.
M. Kısa 52:22
23
Orada, insanı sarhoş edip saçma sapan konuşturmayan ve günaha sürüklemeyen içki kadehleri ni birbirlerine ikram ederek aralarında neşeyle kapışacaklar.
M. Kısa 52:23
24
Çevrelerinde, kendileri için özel olarak yaratılmış olan gün yüzü görmemiş inciler gibi pırıl pırıl, tertemiz genç hizmetkârlar isteklerini yerine getirmek için dolaşıp duracaklar.
M. Kısa 52:24
25
Derken, birbirlerine dönüp geçmişte yaşadıklarını hatırlayarak sohbete koyulacaklar:
M. Kısa 52:25
26
“Doğrusu biz,” diyecekler, “geçmişte, en mutlu olduğumuz anlarda, çoluk çocuğumuz arasında yaşarken bile, Rabb’imizin azâbından çok korkardık!”
M. Kısa 52:26
27
“Fakat şükürler olsun ki Allah bize lütfetti de, alevleri insanın iliklerine işleyen o korkunç azaptan korudu bizi!”
M. Kısa 52:27
28
“ Çünkü biz, dünyadayken yalnızca O’na kulluk eder ve sadece O’na yalvarırdık. Gerçekten O, iyilik edendir, çok merhametlidir.”
M. Kısa 52:28
29
O hâlde, ey şanlı Elçi! Sen bunları haber vererek insanlara öğüt ver! Onlar ne derlerse desinler; Rabb’inin sonsuz şefkat ve nîmeti sayesinde, sen ne kâhinsin, ne de deli!
M. Kısa 52:29
30
Yoksa inkârcılar senin hakkında, “O yalnızca güzel sözler uyduran usta bir şâirdir, zamanın çarkları arasında yok olup unutulmasını bekliyoruz!” mu diyorlar?
M. Kısa 52:30