Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Zuhruf 1 / 89
1
Ha, Mîm. Dinle, ey insanoğlu! Senin pek iyi tanıdığın ve sürekli kullandığın harflerden oluşan fakat hem lafzı, hem de manasıyla eşsiz bir mucize olan bu mesaja kulak ver: Mekke döneminin ortalarında, Şûrâ sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, otuz beşinci ayetinde geçen ve Allah’ın, insana —lâyık olduğu takdirde— her türlü nîmeti vermeye kâdir olduğuna işâret eden “zuhruf: altın, mücevher” kelimesinden almıştır. 89 ayettir.
M. Kısa 43:1
2
Önce Kur’an’ın ilk muhatapları olan Araplara, sonra da tüm insanlığa doğruyu, güzeli tanıtarak hakîkati gözler önüne seren bu apaçık Kitaba yemin olsun ki,
M. Kısa 43:2
3
Biz onu, içindeki öğüt ve uyarıları düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kitap yaptık. Kur’an’ın ilk muhatabı olan Araplar, eğer başka bir dili konuşuyor olsalardı, o zaman ayetlerimizi o dilde gönderecektik. Çünkü;
M. Kısa 43:3
4
Bu Kitap, katımızda bulunan Ana Kitapta n, yani bütün kutsal kitapların özü ve esası olan ana kaynaktan dır; çok yücedir, insanlığı kurtuluşa ulaştıracak hüküm ve hikmetlerle doludur. İşte Allah, tüm insanlığı bu kutlu kitaba çağırıyor.
M. Kısa 43:4
5
Ey inkârcılar! Siz ölçüyü aşan bir toplum oldunuz diye, öğüt ve uyarılarla dolu olan bu Zikri size göndermekten vaz mı geçelim? Bu akılsızlığınız yüzünden rahmet ve hidâyet kapılarını yüzünüze kapatıp, yüzyıllardır içinde bocaladığınız cehâlet karanlıklarında sizi kendi hâlinize bırakacağımızı mı sanıyorsunuz?
M. Kısa 43:5
6
Doğrusu, sizden öncekilere de nice Peygamberler göndermiştik.
M. Kısa 43:6
7
Fakat onlara ne zaman bir Peygamber gelse, mutlaka onunla alay ediyorlardı.
M. Kısa 43:7
8
Bu yüzden Biz, bu günkü inkârcı lardan çok daha güçlü olan o imparatorlukları, medeniyet leri tamamen helâk ettik! Nitekim, öncekilerin ibret dolu kıssaları, daha önce inen sûrelerde ayrıntılı olarak geçmişti. Aslında inkârcılar, kendilerine yaratılıştan bahşedilen fıtrî özellikler sayesinde, Allah’a kulluk edilmesi gerektiğini pekâlâ bilirler:
M. Kısa 43:8
9
Yemin olsun ki, onlara, “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye soracak olsan, hiç tereddüt etmeden, “Onları yaratan, sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah’ tır!” derler.
M. Kısa 43:9
10
Evet, elbette Allah’tır! Ayrıca, sizin için yeryüzünü huzur ve güven içinde yaşayabileceğiniz bir beşik yapan ve istediğiniz yere rahatça ulaşabilmeniz için size orada doğal geçitler, yollar yaratan ve türlü türlü ulaşım ve taşıma imkânları bahşeden de O’dur!
M. Kısa 43:10
11
Gökten belli bir ölçüyle yağmur yağdıran ve onunla ölü toprağa hayat veren de O’dur. İşte, bitkilerin her bahar yeniden dirilmesi gibi, sizler de bir gün böyle diriltilip kabirlerinizden çıkarılacaksınız.
M. Kısa 43:11
12
İnsanlarda, bitkilerde, hayvanlarda ve daha bilmediğiniz nice varlıklarda bulunan bütün çiftleri iki farklı cinsiyetli ve karşıt kutuplu, ama birbirleriyle uyumlu, birbirlerini tamamlayan bir bütün halinde yaratan da O’dur. Gemileri ve hayvanları sizin emrinize veren ve onları, yeryüzünde rahatça yolculuk edebilmeniz için binek araçları yapan da O’dur.
M. Kısa 43:12
13
Ki, üzerlerine bin ip dilediğiniz yere rahatça yolculuk edebil esiniz ve onlardan her faydalandığınızda, Rabb’inizin nîmetlerini hatırlayıp şöyle duâ edesiniz: “Bunları bizim hizmetimize veren Allah ne yücedir! Eksik ve noksandan uzak, tam ve mükemmeldir. Sübhandır! O’na sonsuz şükürler olsun! Bize lütfetmiş olmasaydı, biz onları asla boyun eğdiremezdik!”
M. Kısa 43:13
14
“Ve hiç kuşkusuz biz, bu nîmetlerden hesaba çekilmek üzere bir gün Rabb’imize döneceğiz!”
M. Kısa 43:14
15
Fakat inkârcılar, Allah’ın bazı seçkin kullarının O’nun bir parçası olduğunu ve meleklerin, O’nun “kızları” olduğunu iddia ediyorlar. Görüyorsun değil mi, ilâhî nur ile aydınlanmayan insan, nasıl da apaçık nankör lük eden zâlim bir yaratığa dönüşüyor!
M. Kısa 43:15
16
Üstelik bu sözü, bir kız çocuğuna sahip olmayı utanç ve alçaklık sebebi sayan müşrikler söylüyor. Bu ne küstahlık! Demek Allah, yarattığı varlıklar arasından kendisine kız çocuklar edindi de, gurur duyduğunuz erkek çocukları size ikram etti, öyle mi?
M. Kısa 43:16
17
Oysa onlardan biri, Rahmân’a lâyık gördüğü kız çocuğu ile müjdelense, utancından yüzü simsiyah kesilir, öfkeyle yutkunmaya başlar.
M. Kısa 43:17
18
İçinden, “Allah bana, süsler içinde yetişip büyüyen ve kendisini savunmaktan bile âciz olan şu değersiz kız çocuğunu mu lâyık gördü?” diyerek, kendi kendine hayıflanıp durur.
M. Kısa 43:18
19
Buna rağmen o müşrikler, Allah’ın kulları olan ve herhangi bir cinsiyet taşımayan meleklerin dişi olduğu iddia ederler. Peki onlar, meleklerin yaratılışına şâhit mi oldular? Elbette hayır! Onların bu küstahça sözleri günah defterlerine mutlaka yazılacak ve bunun hesabını kesinlikle verecekler!
M. Kısa 43:19
20
Ve “O çok merhametli dediğiniz Allah, eğer yalnızca kendisine kulluk etmemizi isteseydi, biz bunlara tapmazdık. Madem Allah’tan başka varlıklara tapıyoruz, demek ki Allah buna izin vermiştir. Yani, bizim alın yazımız böyleymiş, ne yapalım! ” diyorlar. Oysa Allah’ın bir şeye izin vermesi, ondan razı olduğu anlamına gelmez. Allah’ın rızasını kazanmak için O’nun izin verdiği şeylere değil, emrettiği şeylere bakmaları gerekirdi. Fakat müşrikler, bu konuda Allah’ın neler emrettiğine dâir hiçbir geçerli bilgiye sahip değiller; onlar sadece yalan söylüyorlar!
M. Kısa 43:20
21
Yoksa Biz onlara bu Kur’an ’dan önce, iddialarını destekleyen bir kitap gönderdik de, ona mı sarılıyorlar?
M. Kısa 43:21
22
Hayır! Tek söyleyebildikleri şudur: “Biz atalarımızı belli bir inanç üzerinde bulduk ve onları hiçbir eleştiriye tâbi tutmadan, adım adım takip ediyoruz!”
M. Kısa 43:22
23
Zaten senden önce de, ey Muhammed, Biz ne zaman bir ülkeye uyarıcı bir Peygamber veya dâvetçi gönderdiysek, oranın lüks ve refah içinde yüzen ileri gelenleri, halkı sömürerek kurdukları kölelik sisteminin yıkılacağı ve böylece alışageldikleri lüks ve refah dolu yaşantının sona ereceği endişesiyle elçiye, “Biz atalarımızı belli bir inanç üzerinde bulduk ve yalnızca onların izinden gideriz!” demişlerdi.
M. Kısa 43:23
24
Peygamberleri de onlara, “Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz yol dan daha doğru bir inanç sistemi getirmiş olsam da mı böyle yapmaya devam edeceksiniz ?” dedi. Buna karşılık onlar, “ Ne olursa olsun, biz sizin getirdiğiniz her şeyi peşinen inkâr ediyoruz!” demişlerdi.
M. Kısa 43:24
25
Böylece, Biz de onları en ağır biçimde cezalandırdık. Âyetlerimi yalanlayanların sonu nice olmuş, bak da ibret al:
M. Kısa 43:25
26
Hani İbrahim, babasına ve halkına seslenerek demişti ki: “Bakın; ben sizin taptığınız bütün tanrılar dan uzak olduğumu ilan ediyorum!”
M. Kısa 43:26
27
“Ancak beni yoktan var eden Allah hariç; çünkü yalnızca O’dur, beni doğru yola ileten!”
M. Kısa 43:27
28
İşte bu sözleri Allah, İbrahim’den sonra gelenler arasında kıyâmete kadar yaşayacak ölümsüz bir dâvâ hâline getirdi ki, insanlar dâimâ onun vasiyetini hatırlayıp tevhid inancına yönelsinler.
M. Kısa 43:28
29
Fakat tam tersi oldu! Şöyleki; Ben bu gün yeryüzünde yaşayan insa nları ve onların atalarını yıllarca nîmetler içinde yaşattım ve sonunda onlara, mutlak hakîkat i ortaya koyan ilâhî mesaj ve bu mesajı apaçık tebliğ eden bir Elçi geldi.
M. Kısa 43:29
30
Fakat hakîkat i tüm açıklığıyla ortaya koyan ayetlerimiz onlara ulaşınca, “ Onları sarsıp derinden etkileyen bu Kur’an, sihirbazların uydurduğu bir büyüdür ve bu yüzden biz, onu şiddetle reddediyoruz!” dediler.
M. Kısa 43:30