Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Fatır 1 / 45
1
Her türlü hamd; övgü, teşekkür, saygı, minnettârlık ve yücelik, gökleri ve yeri yoktan var eden; her biri farklı güç, yetenek ve özelliklere sahip melekleri ikişer, üçer, dörder... kanatlı elçiler yapan ve onları birer görevli olarak hizmetinize veren Allah’a aittir! Hiç kuşkusuz O, dilediğini yaratılışta üstün kılar. Hiç kuşku yok ki, Allah’ın her şeye gücü yeter. Öyle ki: Mekke döneminin ortalarında, Furkan sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, ilk ayetinde geçen “Fatır: yoktan var eden, yaratıcı” kelimesinden almıştır. Aynı ayette geçen “Melaike: melekler” adıyla da bilinen sûre, 45 ayettir.
M. Kısa 35:1
2
Allah’ın insanlara ver mek iste diği bir nîmeti hiç kimse ve hiçbir güç engelleyemez; onun engellediğini de, O’ndan başka hiç kimse getiremez. Çünkü O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir.
M. Kısa 35:2
3
O hâlde, ey insanlar! Allah’ın size bahşettiği nîmetleri düşünün: Gökten yağdırdığı ve yerden çıkardığı sayısız nîmetlerle sizi besleyen Allah’tan başka bir yaratıcı mı var? Hayır; O’ndan başka tanrı yok! Öyleyse, nasıl oluyor da, inkârcıların propagandasına aldanı p Allah yolundan yüz çeviri yorsunuz!
M. Kısa 35:3
4
Ey Peygamber ve ey Müslüman! Eğer Kur’an’a çağırdığın kimseler seni yalanlıyorlarsa, bundan dolayı üzülme, ümitsizliğe kapılma! Unutma ki, senden önce de nice dâvetçiler ve hattâ nice Peygamberler yalanlanmıştı. Fakat sonunda, kazanan hep onlar olmuştu. Unutma; her işin sonucu Allah’a varır. Bunun için, hakîkati tüm insanlığa duyur:
M. Kısa 35:4
5
Ey insanlar! Allah’ın yeniden dirilme vaadi haktır, gerçektir ; öyleyse, sakın şu dünya hayatı nın sahte cazibesi sizi aldat ıp Allah’a kulluktan alıkoy masın! Hele hele o aldatıcı şeytan ve dostları, Allah’ın ayetlerini çarpıtarak veya Rabb’inizin şefkat ve merhametine güvendirerek sizi Allah ile aldatmasın!
M. Kısa 35:5
6
Çünkü şeytan, sizin mahvolmanız için elinden geleni yapmaya and içmiş amansız ve acımasız bir düşmandır; öyleyse siz de onu düşmanınız bilin! Doğrusu o, kendi zihniyetini benimseyen taraftarlarını ancak cehennemlik olmaya yol açan çirkinliklere çağırır! Unutmayın ki:
M. Kısa 35:6
7
Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için, Kıyâmet Günü çetin bir azap vardır; iman edip güzel işler yapanlara gelince, Allah tarafından bir bağışlanma ve muhteşem bir ödül onları bekliyor! O hâlde:
M. Kısa 35:7
8
İşlediği kötülüklerin, çirkinliklerin cazibesine kapılan ve zamanla bunları güzel görmeye başlayan kişi, hiç dürüst ve erdemli bir hayatı tercih eden kimseyle bir tutulabilir mi? İşte böylece Allah, zulüm ve haksızlığı tercih ederek sapıklıkta kalmak isteyeni saptırır, samîmî bir kalple doğruya, gerçeğe ulaşmak isteyeni de doğru yola iletir. O hâlde, ey Müslüman, onlar için kendini üzmeye, endişelenmeye değmez! bu gibi kimseleri doğru yola getireceğim diye kendini yiyip bitirme! Şüphesiz Allah, onların yaptıkları her şeyi biliyor. Ve Hesap Gününde elbette cezalarını verecektir! Eğer yeniden diriliş konusunda şüpheleri varsa, şunu iyi dinlesinler:
M. Kısa 35:8
9
Allah, rahmetinin müjdecisi olan rüzgarları gönderir ve bu rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları okyanus, deniz ve göllerden kaldır ıp karalara doğru taş ırlar. Sonra Biz onu, bitki örtüsü tamamen kuruyup ölmüş bir bölgeye rahmet yağmurları olarak sürükleriz ve onunla yemyeşil filizler yetiştirerek, ölümünden sonra toprağa yeniden hayat veririz. İşte, ölümden sonra yeniden diriliş de böyle olacaktır. O hâlde, sizi yeniden diriltip hesaba çekecek olan Rabb’inize kulluk edin! Böylece cennet nîmetlerine kavuşmakla kalmayacak, dünyada da güç ve şeref elde edeceksiniz:
M. Kısa 35:9
10
Kim dünyada ve âhirette güç, kudret, itibar, üstünlük, yücelik ve şeref istiyorsa, bunu Allah’tan istesin; çünkü şeref ve yücelik, tamamen ve yalnızca Allah’ın elindedir ve onu dilediğine verir. Fakat bunu elde etmek için, dosdoğru bir imana sahip olmanız ve bu inancınızı güzel davranışlarla ortaya koymanız gerekir. Çünkü ancak iyi niyet, sağlam iman, güzel söz ve güzel düşünceler O’nun katına yükselir fakat bunları O’na yükseltecek olan, ancak ve ancak güzel davranışlardır. Dolayısıyla, ibâdetlerle, güzel davranışlarla desteklenmeyen kupkuru bir iman, sahibine hiçbir yarar sağlamayacaktır. Bunun içindir ki, İslâm’a ve Müslümanlara karşı çirkin tuzaklar peşinde koşan kâfirleri ve münâfık ları, her iki dünyada da çetin bir azap beklemektedir ve onların bütün tuzakları, eninde sonunda yok olup gitmeye mahkûmdur!
M. Kısa 35:10
11
Ey insanlar! Allah’ın size bahşettiği nîmetleri düşünün: Sizi n atanız ve ilk insan olan Âdem’i topraktan yaratan, sonra da neslinizin sürmesi için bir damla sudan yaratılışınızı devam ettiren, ayrıca sizi, birbirine uyumlu erkek ve kadın çiftler hâline getiren Odur. O’nun bilgi ve irâde si dışında ne bir dişi gebe kalabilir, ne de yavrusunu doğurabilir. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömrünün kısaltılması da, mutlaka varlık kanunlarının yazıldığı bir kitapta kayıtlı dır. Bu nasıl olur demeyin! Hiç kuşkusuz bu, Allah için çok kolaydır. O’nun sınırsız ilim, kudret ve merhametini gösteren bir başka örnek:
M. Kısa 35:11
12
Aynı okyanus veya denizde, birbirlerine bitişik hâlde bulunan, bu yüzden aynı özelliklere sahip olması beklenen iki su kütlesi, her zaman aynı değildir. Aralarında görünür hiçbir engel olmadığı hâlde, bunlardan biri tatlı, susuzluğu giderici ve içimi güzeldir; diğeriyse, tuzlu ve acıdır ( 25. Furkan: 53; 27. Neml: 61 ve 55. Rahman: 19-21 ) . Fakat her ikisinden de taptaze deniz ürünleri tutarak et lerini yer, takı olarak kullanacağınız inci, mercan, sedef gibi süs eşyaları çıkarırsınız ( 55. Rahman: 22 ) . Ayrıca, O’nun lütfundan nasibinizi aramanız ve böylece, size bahşettiği bunca nîmetlerden dolayı Rabb’inize şükretmeniz için, gemilerin suları yara yara denizlerde akıp gittiğini görürsün.
M. Kısa 35:12
13
Ortaya koyduğu mükemmel ölçü uyarınca, bazen geceyi kısaltıp gündüze katan, bazen de gündüzü kısaltıp geceye ekleyen ve her biri ezelden belirlenmiş bir vakte kadar kendi yörüngelerinde akıp gitmekte olan Güneş’i ve Ay’ı koyduğu kanunlara boyun eğdiren O’dur. Ey insanlar! İşte budur, sizin gerçek sahibiniz, efendiniz ve Rabb’iniz olan Allah! Göklerde ve yerde mutlak egemenlik ve hükümranlık yalnızca O’nundur! Oysa ey müşrikler, O’ndan başka yalvardığınız putlar, putlaştırılmış varlıklar bir incir çekirdeğine bile hükmedemezler. Öyle ki:
M. Kısa 35:13
14
Onlara el açıp duâ etseniz, duânızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez, dileğinizi yerine getiremez ler. Çünkü böyle bir güç ve yetkiye sahip değiller. Üstelik Kıyâmet Gününde onlar, sizin onları Allah’a ortak koşmanızı asla kabul etme diklerini, böyle bir şeyden haberlerinin bile olmadığını söyle yecekler. Ey insan! Görüyorsun ya, sana hiç kimse, her şeyden haberdar olan Allah’ın şu Kur’an’da verdiği bilgiler gibi bilgi veremez.
M. Kısa 35:14
15
Çünkü ey insanlar; hepiniz var olmak ve varlığınızı devam ettirmek için Allah’a muhtaçsınız! Oysa Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, gerçek anlamda yüceltilmeye, şükredilmeye ve övülmeye lâyık olan sadece O’dur.
M. Kısa 35:15
16
Öyle ki; dilerse sizi yok eder ve yerinize bambaşka bir toplum getirir.
M. Kısa 35:16
17
Unutmayın; bu, Allah’a göre hiç de zor değildir. Öyleyse, Rabb’inize itaat ederek kendinizi kurtarmaya bakın. Çünkü Kıyâmet Günü gelip çattığında:
M. Kısa 35:17
18
Hiç kimse, bir başkasının günahını kendi üzerine alamayacaktır. Günaha teşvik eden, bunun cezasını elbette çekecektir. Fakat bu, hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın onun sözüne uyup günah işleyen kişiyi kurtaramayacaktır. Nitekim, herhangi bir günahkâr, günahını yüklenmesi için bir başkasını çağırsa, o çağırdığı kişi kendi yakın akraba sı bile olsa onun hiçbir günahını üzerine alamayacaktır. Dolayısıyla, Hıristiyanların uydurduğu “Hz. Âdem’in işlediği günahtan dolayı onun soyundan gelenlerin de günahkâr olarak dünyaya geldiği ve babasız dünyaya gelen Hz. İsa’nın, kendisini fedâ ederek bu günahı affettirdiği” şeklindeki iddiası, hem Hz. İsa’ya atılan bir iftira, hem de Allah’ın adâleti konusunda halkı şüpheye düşüren şeytânî bir aldatmacadır. Ey Peygamber ve ey onun yolundan giden Müslüman! Bütün bu iknâ edici apaçık delillere rağmen, yine de Kur’an’dan yüz çevirenler olacaktır. Sen, akılları körelmiş bu zâlimleri doğru yola iletemezsin! Sen ancak, gözleriyle görmedikleri hâlde, gayben Rabblerine yürekten saygı duyan ve bu saygının doğal sonucu olarak namazı güzelce kılan kimseleri uyarabilirsin. Yani senin uyarıların, sadece böyle temiz yürekli samimi ve ciddi insanlarda etkisini gösterir. Zaten her kim şirk ve günah kirlerinden arınıp temizlenirse, bunu ancak kendi iyiliği için yapmış olur. Unutmayın, dönüş ünüz mutlaka Allah’a olacak tır. İşte, on ikinci ayetteki iki deniz nasıl birbirine benzemiyorsa;
M. Kısa 35:18
19
Hakikati gören ile görmeyen de bir olmaz!
M. Kısa 35:19
20
Tıpkı, karanlıklarla aydınlığın aynı olmadığı gibi!
M. Kısa 35:20
21
Ya da serinletici gölge ile kavurucu sıcak bir olmaz,
M. Kısa 35:21
22
Tıpkı, kalben diri olanlarla ölülerin aynı olmadığı gibi! Çünkü Allah, ancak samîmî bir kalple doğruya, gerçeğe ulaşmak isteyene hakîkati işittirir. Gönlünü kibir, inatçılık, bencillik örtüleriyle karartmış olanlara gelince; sen, mezarlardaki ölüler gibi hakîkat karşısında duyarsız kalan zâlim lere hiçbir şey işittiremezsin! Onun için, inanmıyorlar diye üzülme!
M. Kısa 35:22
23
Çünkü sen, yalnızca bir uyarıcısın.
M. Kısa 35:23
24
Şüphesiz Biz, doğruyu ve gerçeği ortaya koymak için, seni en yakın çevrenden başlamak üzere, tüm insanlığa seslenen bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Zaten hiçbirmedeniyet ve hiçbir ümmet yoktur ki, içlerinden bir zamanlar bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
M. Kısa 35:24
25
Ey Peygamber! Eğer Kur’an’a çağırdığın kimseler seni yalanlıyorlarsa, bundan dolayı üzülme, ümitsizliğe kapılma! Unutma ki, vaktiyle onlardan önceki zâlim ler de kendilerine apaçık deliller, hikmet dolu öğütler ve aydınlatıcı kitap getiren Peygamberlerini ve dâvetçilerini yalanlanmışlardı.
M. Kısa 35:25
26
Fakat sonunda, inkârcıları korkunç bir ceza ile apansız yakalayıverdim! Beni inkâr etmek ne demekmiş, işte o zaman gördüler. Bunun için, hakîkati tüm insanlığa duyur:
M. Kısa 35:26
27
Görmez misin ki Allah, gökten nasıl su indiriyor da, onunla değişik tatlarda rengârenk meyveler yetiştiriyor? Nitekim dağlarda da beyaz, kırmızı ve siyah tonlarda madenler ve renk renk, desen desen kayalar, tabakalar ve katman katman çizgiler var.
M. Kısa 35:27
28
Aynı şekilde hem insanlar, hem de yabani ve evcil hayvanlar türlü türlü renkler taşıyor. Dünyanın her yerindeki siyah, beyaz, kızıl, sarı renklerde insan ırkları; hayranlık veren şekil ve renkleriyle insanı büyüleyen kuşlar, kelebekler, vahşî ve evcil hayvanlar, Allah’ın renkeriyle sanatının mükemmel bir örnek olarak karşınızda duruyor. Dikkat edin; Allah’ın kulları arasından, ancak Kur’an’ın dile getirdiği bu gerçekleri bilenler O’na yürekten saygı duyarlar! Hiç kuşkusuz Allah, sonsuz kudret sahibidir, çok bağışlayıcıdır. Peki, kimdir bu ilim sahipleri?
M. Kısa 35:28
29
Allah’ın kitabını anlamaya çalışarak okuyan, böylece Allah’ın, hayatın bütün yönlerinde kural koymaya yetkisini onaylayan onu pratik hayata uygulayan, bunun için namazı güzelce kılan ve kendilerine verdiğimiz nîmetlerden bir kısmını Allah için yoksullara gizli ve açık olarak harcayanlar var ya; işte onlar, asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.
M. Kısa 35:29
30
Çünkü Allah, onlara mükâfâtlarını tam olarak verecek ve sonsuz lütuf ve keremi sayesinde, onlara hak ettiklerinden çok daha fazlasını bahşedecektir. Hiç kuşkusuz O, çok bağışlayıcıdır, bütün iyiliklerin ve teşekkürlerin karşılığını cömertçe verendir.
M. Kısa 35:30