Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Secde 1 / 30
1
Elif, Lâm, Mîm. Dinle bak, ey insan! Rabb’inden sana bir mesaj geldi: Mekke döneminin sonlarına doğru, Muminûn sûresinden sonra indirilmiştir. On beşinci ayetinde Allah’a secde eden müminler anlatıldığından, bu adı almıştır. 30 ayettir.
M. Kısa 32:1
2
İçerisinde hiçbir çelişki, yanlışlık ve şüphe bulunmayan bu kitap, tüm varlıkların biricik Sahibi, Efendisi, Eğiticisi, Yöneticisi ve Rabb’i olan Allah tarafından gönderilmiştir. Buna rağmen, Kur’an’a inanmamak için bir şüphe, bir itiraz öne sürülebilir mi?
M. Kısa 32:2
3
Yoksa inkâr edenler, “Onu Muhammed kendisi uydurdu!” mu diyorlar? Hayır, asla! Tam tersine bu Kur’an, kendilerine senden önce bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu doğru yola gelsinler diye uyarman için sana Rabb’in tarafından gönderilen hakîkatin ta kendisidir. Onlar samîmî olsalardı, Kur’an’ı okur okumaz onun insan ürünü bir kitap olamayacağını, doğrudan Allah’tan geldiğini kalplerinin ta derinliklerinde hissedeceklerdi. Fakat hâlâ körü körüne itiraz ediyorlarsa, onların samîmiyetlerinden söz edilebilir mi?
M. Kısa 32:3
4
Şu uçsuz bucaksız gökleri, sayısız nîmetlerle donatılmış yeryüzünü ve ikisinin arasında bulunan bütün varlık ları altı günde yaratan, sonra bir kenara çekilip mahlukâtı kendi kaderiyle baş başa bırakmayan, aksine, kâinâtın mutlak hâkimi olarak Egemenlik Tahtı olan Arş’ta bulunan O’dur. Ey insanlar! Sizin O’ndan başka ne bir dostunuz vardır, ne de bir kurtarıcınız; hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
M. Kısa 32:4
5
Göklerden yere kadar bütün mevcudatı, bütün işleri O düzenleyip yönetir ve sonunda tümü, sizin hesabınızla bin yıl süren bir Gün’de, yani Kıyamet Günü’nde, yargılanmak üzere O’na yükselir.
M. Kısa 32:5
6
İşte budur, yaratılmışların algılama sınırları ötesinde bir âlem olan gayb’ı da, duyularla kavranabilen şehâdet âlemini de eksiksiz bilen sonsuz kudret ve merhamet sahibi Allah !
M. Kısa 32:6
7
O, yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratandır. Örneğin, ilk insanın yaratılışına balçıktan başlar,
M. Kısa 32:7
8
Sonra ona üreme kabiliyeti vererek, neslini, meni denilen değersiz bir sudan süzülmüş bir maddeden meydana getirir.
M. Kısa 32:8
9
Derken onu anne karnında, yaratılış amacına uygun biçimde düzenleyip şekillendirir, ona Kendi ruhundan hayat nefesi üfler ve böylece, ey insanlar, sizin için işiten kulaklar, gören gözler ve düşünen, hisseden gönüller yaratır. Fakat siz, bunca nîmetlere karşı ne kadar da az şükrediyorsunuz! Nitekim:
M. Kısa 32:9
10
Yeniden dirilişi inkâr edenler, “ Ne yani, biz im kemiklerimiz tamamen çürüyüp toza toprağa karıştıktan sonra mı yeniden diriltileceğiz?” diyorlar. Hayır, aslında onlar bunun pekâlâ mümkün olduğunu biliyorlar fakat yargılanmak işlerine gelmediği için, Rableri olan Allah ile buluşmayı inkâr ediyorlar.
M. Kısa 32:10
11
Onlara de ki: “ Evet, Sizin için görevlendirilmiş olan ölüm meleği Azrail ve yardımcıları sizi bir gün öldürecek, sonra da yaptıklarınızın hesabını vermek üzere Rabb’inizin huzuruna çıkarılacaksınız.
M. Kısa 32:11
12
Keşke bu günahkârların, Hesap Günü Rablerinin huzurunda pişmanlık ve utanç içinde başlarını öne eğerek şöyle yalvardıkları zaman ki acıklı hallerini bir görseydin: “Ey Rabb’imiz, şimdi gerçeği gözlerimizle gördük, kulaklarımızla işittik; ne olur, bizi dünya hayatına geri gönder ki, tövbe edip güzel davranışlarda bulunalım; çünkü artık, öte dünyanın varlığına tüm kalbimizle inanıyoruz!” İşte o zaman, Allah şöyle buyuracak:
M. Kısa 32:12
13
“Şimdi sizi yeniden dünyaya göndersek de iman etseniz, böyle bir imanın ne değeri olur? Kaldı ki, eğer isteseydik, siz daha dünyadayken irâdenizi elinizden alır ve bütün insanları ve cinleri zorla emrimize boyun eğdirerek doğru yola iletirdik fakat imtihân hikmeti gereğince, dilediğiniz inanç ve hayat tarzını özgürce seçmenize izin verdik. Zira insan, ancak kendi özgür irâdesiyle ve bilinçli olarak doğru yolu seçtiği takdirde gerçek anlamda ahlâk ve erdemliliğe ulaşabilir. Bu yüzden, insandaki potansiyel gücün açığa çıkması için onu imtihâna tâbi tuttuk ve bu yolda ihtiyaç duyduğunuz her türlü imkân ve yetenekleri size verdik. Buna rağmen, sizler kötülüğü tercih ettiniz. Böylece, tarafımdan değişmez bir ilâhî yasa olarak ta ezelden ortaya konulan şu hüküm gerçekleşmiş oldu: “Yemin olsun ki, cehennemi Bana isyan eden bütün cinlerle ve insanlarla dolduracağım!”
M. Kısa 32:13
14
“Öyleyse, bu Günle karşılaşacağınızı unut up zulüm ve haksızlık peşinde koş tuğunuz için, kötülüklerinizin acı meyvesini tadın bakalım! Çünkü sizin vaktiyle Beni unuttuğunuz gibi, şimdi Ben de sizi cehennem azâbında “unutacağım!” O hâlde, yaptıklarınıza karşılık sonsuz azâbı tadın bakalım!”
M. Kısa 32:14
15
Benim ayetlerime iman edenler, ancak, kendilerine bu ayetler tebliğ edildiği zaman derin bir hayranlık ve saygıyla secdeye kapanan ve asla kibre kapılmadan, Rab’lerini övgülerle anıp yüceltenlerdir.
M. Kısa 32:15
16
Gece vakti herkes derin uykusundayken, sıcacık yataklarını terk ederek korku ve ümit içinde Rab’lerine el açıp yalvaranlardır ve kendilerine verdiğimiz nîmetlerden bir kısmını Allah için yoksullara harcayanlardır.
M. Kısa 32:16
17
Yaptıkları iyilikler karşılığında, kendileri için hazırlanıp cennette gizlenmiş olan mutluluk ve sevinç kaynağı nîmetleri n neler olduğunu hiç kimse hayal bile edemez!
M. Kısa 32:17
18
Öyle ya, ayetlerime inanan bir kimse, onları reddederek yoldan çıkmış olan biriyle hiç eşit tutulabilir mi? Elbette tutulamaz! Şöyle ki:
M. Kısa 32:18
19
İman edip güzel ve yararlı işler yapanlara, yaptıklarının karşılığı olarak her türlü sıkıntı, korku ve kederden emîn bir şekilde içinde yaşayacakları huzur ve mutluluk kaynağı cennet bahçeleri ikram edilecek.
M. Kısa 32:19
20
Yoldan çıkmış olanlara gelince; onların sığınağı da ateştir! Öyle ki, ne zaman ateşten bunalıp oradan çıkmaya çalışsalar, zebaniler tarafından tekrar ateşe atılacaklar. Ve onlara, “ Hayattayken yalanlayıp durduğunuz cehennem ateşini şimdi tadın bakalım!” denilecek. Bununla birlikte, onların azâbı yalnızca cehennemden ibaret olmayacak:
M. Kısa 32:20
21
Bu büyük azaptan ayrı olarak, pişman olup doğru yola dönmeleri için, onlara daha dünyadayken belâ ve musibetler vererek, küçük azaptan da bir nebze tattıracağız. Bütün bunlara rağmen;
M. Kısa 32:21
22
Kendisine Rabb’inin ayetleri açıkça tebliğ edildiği hâlde, küstahça onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Hiç kuşkusuz Biz, ezilen, sömürülen ve hakları çiğnenen mazlum ve çaresiz kullarımız adına günahkârlardan intikam alacağız!
M. Kısa 32:22
23
Nitekim, bir zamanlar Mûsâ’ya Tevrat adlı kutsal Kitabı vermiştik. Ey Muhammed, sana da aynı nîmetleri sunacağız. O hâlde, sakın ona kavuşacağından kuşkuya düşme! Evet, onlara Tevrat’ı göndermiş ve onu İsrail Oğulları’na doğru yolu gösteren bir rehber kılmıştık. Şimdi ise, tüm insanlığa rehberlik edecek son kitabı, Kur’an’ı gönderiyoruz.
M. Kısa 32:23
24
Bakın; İsrail Oğulları, omuzladıkları mücâdelenin zorluklarına sabırla göğüs gerdikleri ve ayetlerimize gereğince inandıkları sürece, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda toplumlarını doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. İşte siz de aynı tavrı gösterirseniz, sizi de tüm insanlığın öncüleri ve önderleri kılacağız.
M. Kısa 32:24
25
Hiç kuşkusuz Rabb’in, insanların anlaşmazlığa düştükleri bütün tartışmalı konularda, Hesap Günü aralarında kesin hükmünü verecektir! Öyleyse o Gün gelip çatmadan önce, insanlık tarihinden ibret alıp düşünsünler:
M. Kısa 32:25
26
Halen yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önce yaşamış olan nice nesilleri helâk etmiş olmamız onlara bir şey anlatmıyor mu? Hiç kuşkusuz bunda, aklını kullanan insanlar için nice ibretler ve deliller vardır; hâlâ gerçeğin sesine kulak vermeyecekler mi?
M. Kısa 32:26
27
Susuzluktan çatlamış çorak topraklara nasıl yağmur gönderdiğimizi ve o su sayesinde, kendilerinin ve hayvanlarının yiyeceği bitkileri nasıl yeşerttiğimizi görmüyorlar mı? Ölü toprağa bir yağmurla yeniden hayat veren Allah’ın, kendilerini de bir gün dirilteceğini düşünmüyorlar mı?
M. Kısa 32:27
28
Âhireti inkâr edenler, “Eğer iddianızda doğru iseniz, söyleyin bakalım, bu sözünü ettiğiniz hüküm Günü ne zaman gelip çatacak ?” diyorlar.
M. Kısa 32:28
29
Onlara de ki: “ Ne zaman olacağını bilemem fakat şurası kesindir ki, Hüküm Günü gelip çattığı zaman, şimdi onu inkâr etmiş olanlara o günkü imanları hiçbir fayda sağlamayacak ve onlara, hatâlarını telâfî etmeleri için bir fırsat da verilmeyecektir!”
M. Kısa 32:29
30
Ey Müslüman! Madem ki onlar, bunca öğüt ve uyarılara rağmen hâlâ inkârda diretiyorlar, o hâlde, onları inkârlarıyla baş başa bırak ve hakkınızda Rabb’inin vereceği hükmü bekle; doğrusu onlar da, başlarına gelecek korkunç âkıbeti bekliyorlar!
M. Kısa 32:30
Secde suresi tamamlandı