Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Lokman 1 / 34
1
Elif, Lâm, Mîm. Dinle bak, ey insan! Rabb’inden sana bir mesaj geldi: Mekke döneminin ortalarında, Saffât sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, Hz. Lokman’ın hikmet dolu öğütlerinin yer aldığı ayetlerden almıştır. 34 ayettir.
M. Kısa 31:1
2
Bunlar, hikmet ve güzel öğüt lerle dolu Kitabın ayetleridir.
M. Kısa 31:2
3
Bu ayetler, güzel davranışlar sergileyen ve iyiliğin, güzelliğin özlemini duyan kimseler için bir yol gösterici, bir rahmet kaynağıdır.
M. Kısa 31:3
4
Onlar ki, Müslümanlığın vazgeçilmez şartı olan namazı ona gereken dikkat ve özeni göstererek dosdoğru ve aksatmadan kılar, böylece Yaratıcıyla aralarındaki gönül bağını —günde en az beş kez huzurunda durarak— sürekli canlı tutarlar. Ayrıca, refah ve zenginliği toplumun tüm katmanlarına yaymak üzere zekâtı verirler ve ilâhî adâletin tam olarak gerçekleşeceği bir öte dünyanın varlığına, tüm kalpleriyle iman eder ve bu inanç doğrultusunda hayatı şekillendirir ler.
M. Kısa 31:4
5
İşte, Rablerinin gösterdiği dosdoğru yolda yürüyenler ve dünyada da âhirette de kurtuluşa erecek olanlar, yalnızca onlardır!
M. Kısa 31:5
6
Ama insanlardan öyleleri de vardır ki, hiçbir geçerli ve doğru bilgiye dayanmaksızın, insanları Kur’an’dan uzaklaştırıp Allah yolundan çevirmek ve İslâm’ı alay konusu edin ip halkın gözünden düşür mek için insanın merak, heyecan, şiddet ve şehvet duygularını okşayan aldatıcı sözleri satın alır ve bunlarla halkı oyalayıp Kur’an’la ilgilerini koparmaya çalışır lar. İşte onlar için, Allah katında onur kırıcı ve küçük düşürücü bir azap vardır! Böyle birinin kalbi o denli katılaşmıştır ki:
M. Kısa 31:6
7
Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki kulaklarında sağırlık varmış da onu hiç duymuyormuş gibi, anlamsız bir kibre kapılarak küstahça sırt çevirir! O hâlde onu, can yakıcı bir azap ile müjdele!
M. Kısa 31:7
8
Allah’a ve âhiret gününe yürekten inanan ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan kimselere gelince; işte onlar için de nîmetlerle dolu cennetler vardır.
M. Kısa 31:8
9
Hem de, sonsuza dek orada yaşamak üzere. Bu, Allah’ın gerçek vaadidir. Hiç kuşkusuz O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Öyle ki:
M. Kısa 31:9
10
Allah, gökleri ve onu süsleyen Güneş, Ay ve gezegenler başta olmak üzere, uçsuz bucaksız uzay boşluğunda yüzen milyarlarca gök cismini, görebileceğiniz bir direk olmadan ve birbirlerine çarpmayacak şekilde, boşlukta ve dengede duran mükemmel bir sistem hâlinde yaratmıştır. Ayrıca, sizi sarsmasın diye yeryüzüne kazık vazifesi gören sapasağlam dağlar çakmış, orada her türden canlıyı üretip yaymış ve gökten indirdiği suyla, orada her renk ve her çeşitten erkekli dişili çiftler hâlinde nice güzelim bitkiler yetiştirmiştir.
M. Kısa 31:10
11
İşte bunlar, Allah’ın yarattığı ve hizmetinize sunduğu varlıklar dır. Peki, gösterin bana; O’ndan başka hükmüne boyun eğdikleri sözde ilâhları ve taptıkları put ları ne yaratabilmiş! Hayır; hiçbir şey yaratamazlar, çünkü kendileri yaratılmışlardır. Aslında her insan, bu hakîkati bilip anlamaya hazır yaratılmıştır fakat gel gör ki bu zâlimler, bile bile hakkı inkâr ederler ve bu yüzden de apaçık bir sapıklık içindedirler. O hâlde, bu tür yanılgılara düşmemek için güzel bir örnek olan Lokman Peygambere kulak verin:
M. Kısa 31:11
12
Gerçek şu ki, Biz Lokman’a derin bir ilim ve hikmet bahşe derek, ona şöyle vahye tmiştik: “ Ey Lokman, Allah’a tüm varlığınla şükret! Allah’ın verdiği bütün nimetleri sadece O’na kullukta kullan. Her kim O’na şükrederse, ancak kendi iyiliği için şükretmiş olur; kim de nankörlük ederse, yalnızca kendisine zarar vermiş olur. Çünkü Allah, hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir, dolayısıyla, hiç kimsenin şükür ve ibâdetine ihtiyacı yoktur, asıl buna muhtaç olanlar, insanlardır. Ve kimse O’nu övüp yüceltmese bile, O kendi zatıyla Yücedir, gerçek anlamda yüceltilmeye, şükredilmeye ve övülmeye lâyık olan sadece O’dur.”
M. Kısa 31:12
13
Hani bir zamanlar Lokman, oğluna öğüt vererek “Sevgili yavrucuğum!” demişti, “ Hiç kimseyi ve hiçbir şeyi Allah’a ortak koşma! O’ndan başka hiçbir varlığa —kim olursa olsun— asla kayıtsız şartsız itaat etme! Çünkü Allah’a ortak koşmak, gerçekten de O’na karşı yapılabilecek en büyük haksızlık, affedilmesi mümkün olmayan bir adâletsizlik ve pek büyük bir zulümdür! Sevgili çocuğum, Rabbimiz buyuruyor ki:
M. Kısa 31:13
14
“Biz insanoğluna, ana babasın a güzelce itaat etmesini ve onlara her zaman iyi davranmasın ı emrettik. Fakat annenin yeri bambaşkadır. Çünkü annesi, nice sıkıntı ve meşakkatlere katlanarak onu dokuz ay boyunca karnında taşıdı; bununla da kalmadı, tam iki yıl boyunca onu emzirdi ve gece gündüz demeden uykusunu, rahatlığını terk ederek onun bakımıyla ilgilendi. Öyleyse, ey insan; Bana ve ana babana şükret! Unutma ki, dönüş ün Banadır!
M. Kısa 31:14
15
Eğer annen veya baban, hükmüne kayıtsız şartsız itaat edileceğine dâir haklarında hiçbir bilgi ve belge ye sahip olmadığın birtakım putları, önderleri, efendileri ve sahte ilâhlar ı mutlak itaat makâmına çıkararak Bana eş ve ortak koşmanı sana emrederlerse, o zaman onlara itaat etme! Fakat bu durumda bile, ana babanı terk etme; onlara bu dünyada yaşadıkları sürece iyilikle davran! Bununla birlikte, sırf ataların oldukları için onları kendine örnek ve önder kabul etme; aksine, Bana yönelen ve yalnızca Bana kulluk eden ilim ve ahlâk sahibi mümin lerin yolunu izle! Ey insanlar! Hepiniz eninde sonunda ölecek ve hesap vermek üzere Benim huzuruma geleceksiniz; işte o zaman, iyi kötü yaptığınız her şeyi gözünüzün önüne sereceğim!”
M. Kısa 31:15
16
“Sevgili oğlum; yapmış olduğun iyilik veya kötülük, zerre kadar küçük ve önemsiz bile olsa ve o da sağlam bir kayanın içinde yâhut göklerde, kâinâtın en ücra bir köşesinde, ya da yer in derinliklerin de gizlenmiş olsa, Allah onu mutlaka Hesap Gününde ortaya çıkaracaktır. Çünkü Allah, bütün gizlilikleri en ince ayrıntısıyla bilir, her şeyden haberdardır.
M. Kısa 31:16
17
Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, insanlara iyiliği emret, kötülükten sakındır ve bu uğurda başına gelebilecek belâ ve musîbet lere karşı sabırla göğüs ger! Şüphe yok ki bunlar, büyük bir gayret ve kararlılıkla yapılması gereken işlerdendir.
M. Kısa 31:17
18
Sakın gurura kapılıp da, insanlar ı küçümseyerek onlar dan yüzünü çevirme ve yeryüzünde çalımlı çalımlı yürüme, dâimâ saygılı ve alçakgönüllü ol! Çünkü Allah, gurura kapılıp başkalarına karşı büyüklük taslayan hiç kimseyi sevmez.
M. Kısa 31:18
19
Yürüyüşünde, davranışlarında ölçülü ve dengeli ol; kibirli davranma, fakat onurunun ayaklar altında çiğnenmesine de izin verme! Konuşma üslûbun ve ses tonun, içinde bulunduğun ortama ve muhataplarının durumuna uygun olsun. Dâimâ edepli ve terbiyeli ol, başkalarını rahatsız edecek şekilde, lüzumsuz yere konuşma. Şeytan gibi kibre kapılarak ‘ben bilirim’ iddasıyla büyüklük taslayarak sesini yükseltme! Böyle kimseler anırıp duran eşeklere benzer. Çünkü, Hz. Peygamber’in dediği gibi eşekler şeytan görünce anırırlar. Onun için hiç kuşkusuz, seslerin en çirkini şeytan sebebiyle, onun emriyle söylenen, şeytan kaynaklı seslerdir, eşeklerin sesleridir!”
M. Kısa 31:19
20
Ey insanlar! Allah’ın, göklerde ve yerde bulunan her şeyi sizin emrinize verdiğini ve görülen ve görülmeyen, bildiğiniz ve henüz farkında olmadığınız, açık ve gizli nîmetlerini üzerinize yağmur gibi yağdırdığını görmüyor musunuz? Bütün bunlara rağmen, yine de insanlardan bazıları Allah, insan ve evren hakkında doğru bir bilgiye, yol gösterici bir rehbere ve aydınlatıcı bir kitaba sahip olmadıkları hâlde, Allah’ ın dini hakkında boş yere tartışır dururlar.
M. Kısa 31:20
21
Onlara, “ Gelin bu kısır tartışmaları bırakın da, Allah’ın gönderdiği Kur’an ayetleri ne uyun ve hayatınızı ona göre düzenleyin !” dendiği zaman, “Hayır; biz ancak, atalarımızdan gördüğümüz töre, gelenek ve ideolojiler e uyarız! Onların uygulamalarını hiçbir kritiğe tâbi tutmadan körü körüne taklit ederiz! Öyle ya, siz atalarımızdan daha mı akıllısınız? ” diye cevap verirler. İyi de, peki ya şeytan onları n atalarını cehennem ateşine çağırmış ve onlar da şeytanın çağrısına uyup doğru yoldan çıkmış ise ler, yine de onların izinden mi gidecekler ?” Hayır, doğrusu şudur ki:
M. Kısa 31:21
22
Her kim, tüm benliğiyle yalnızca Allah’a boyun eğer ve O’nun mesajı doğrultusunda güzel ve yararlı davranışlar sergilerse, Kur’an gibi sapasağlam bir kulpa sarılmış , tutunmuş olur! Unutmayın ki, her işin sonu Allah’a varır.
M. Kısa 31:22
23
Âyetlerimi inkâr edenlere gelince, onların nankörlüğü seni üzmesin; çünkü hepsi eninde sonunda huzuruma çıkacaktır; işte o zaman, tüm yaptıklarını gözlerinin önüne sere cek ve hak ettikleri cezayı tam olarak vere ceğim! Hiç kuşkusuz Allah, gönüllerde gizlenen leri, esrarengiz niyet ve düşünce leri dahî bilmektedir.
M. Kısa 31:23
24
Onların bu dünyada kısa bir süre istedikleri gibi yiyip içip yaşamalarına izin vereceğim fakat göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir ömür sonunda, hepsini cehennemdeki o korkunç azâba mahkûm edeceğim!
M. Kısa 31:24
25
Şâyet onlara, “Gökleri ve yeri yoktan var eden kimdir?” diye soracak olsan, hiç tereddüt etmeden, “Allah’tır!” diyecekler. Onlara de ki: “ Demek ki, her türlü övgüye lâyık olan da, yalnızca Allah’tır. Öyleyse neden O’nunla birlikte birtakım uydurma ilâhlara kulluk ediyorsunuz? ” Ama gel gör ki, onların çoğu, tüm evreni yaratan bir Allah’a inanmanın doğal sonucu olarak, O’nun gönderdiği yasalara uymak gerektiğini bilmezler. Çünkü, dünya hayatının zevkleri gözlerini kör etmiştir. Hâlbuki:
M. Kısa 31:25
26
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ındır. Şüphesiz Allah, hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir, dolayısıyla sizin şükür ve ibâdetlerinize de ihtiyacı yoktur ve gerçek anlamda yüceltilmeye, şükredilmeye ve övülmeye lâyık olan, sadece O’dur.
M. Kısa 31:26
27
Ey Müslüman! Yaratanın sonsuz ilmiyle yaratılanların sınırlı bilgisi arasındaki bariz farkı, akıllarda kalacak bir örnekle anlatmak için de ki: “Yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem, okyanuslar da mürekkep olsa ve buna yedi kat okyanus daha eklense, yine de okyanuslar tükenir, fakat Allah’ın ilim ve hikmetini gözler önüne seren, yasa ve yazgılarını ifade eden kelimeleri yazmakla tükenmezdi. Hiç kuşkusuz Allah, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Öyle ki:
M. Kısa 31:27
28
Hepinizin yaratılması ve yeniden diriltilmesi, Allah’a göre sadece bir tek kişi nin yaratılmasıve diriltilmesi gibidir. Gerçekten de Allah, kâinâtta olup biten her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.
M. Kısa 31:28
29
Görmez misin ki Allah, ortaya koyduğu mükemmel ölçü uyarınca, yazın geceyi kısaltıp gündüze katıyor; kışın gündüzü kısaltıp geceye ekliyor ve her biri, ezelden belirlenmiş bir vakte kadar kendi yörüngelerinde akıp gitmekte olan Güneş’i ve Ay’ı, insanlığın faydası için koyduğu kanunlara nasıl da boyun eğdiriyor! Ve bilmez misiniz ki, Allah yaptığınız her şeyi gâyet iyi biliyor?
M. Kısa 31:29
30
Evet, çünkü Allah doğrunun, gerçeğin, hakkın ve hakîkatin ta kendisidir; kâfirlerin O’ndan başka yalvardıkları sözde ilâhlar ise, tamamen asılsız ve geçersizdir çünkü gerçek Yücelik ve Büyüklük, yalnızca Allah’a aittir!
M. Kısa 31:30