Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Rum 1 / 60
1
Elif, Lâm, Mîm. Dinle, ey insanoğlu; senin çok iyi tanıdığın ve sürekli kullandığın Elif, Lâm, Mîm gibi harflerden oluşan, bununla birlikte, en mükemmel hayat sistemini içinde barındıran, hikmetli öğütleriyle insanı en yüce olgunluk seviyesine ulaştıran, üstünlüğüyle bütün insanları acze düşüren ve şimdi, gelecekte yaşanacak bir olayı haber vererek ilâhî kaynaklı olduğunu bir kez daha ispat eden bu mesaja kulak ver: Mekke döneminin ortalarında, Habeşistan’a hicret yıllarında indirilmiştir. Adını, İranlılarla yapılan savaşta yenilgiye uğrayan Rûm’un yani Bizanslıların kısa zamanda tekrar gâlip geleceğini haber veren ilk ayetlerinden almıştır. 60 ayettir.
M. Kısa 30:1
2
Allah’a, Peygamberlere ve kutsal kitaplara inanan Doğu Roma imparatorluğu, yani Bizanslılar, 615 yılında putperest İranlı Sâsâni İmparatorluğu karşısında ağır bir yenilgiye uğradı. Bu olay, İranlılar gibi putperest olan Mekkeli müşrikleri sevindirirken, Bizanslıları kendi inançlarına yakın gören müminleri üzüntüye sevk etti.
M. Kısa 30:2
3
O dönemin en güçlü iki İmparatorluğu arasında yapılan bu savaş, Arapların yaşadığı bölgeye yakın bir yerde, Lût Gölü diğer adıyla Ölü Deniz yakınlarında meydana geldi. Fakat bir daha asla belini doğrultamayacağını zannettiğiniz Bizanslılar, bu yenilginin ardından yeniden toparlanıp İranlıları yenecekler. Ne zaman mı?
M. Kısa 30:3
4
Bir kaç yıl — üç ila dokuz yıl— içinde. Bu nasıl olur demeyin, unutmayın ki, her işin başında da, sonunda da karar verme yetkisi Allah’a aittir. Üstelik, Bizans ordusunun İranlıları bozguna uğratacağı o gün lerde, Müslümanlar da Bedir savaşında kendilerinin üç katı olan müşriklere karşı büyük bir zafer kazanarak sevinecekler.
M. Kısa 30:4
5
Ve bu zafer, bizzat Allah’ın yardımıyla gerçekleşecek. Çünkü O, kullarından dilediğine yardım eder ek zafere ulaştırır! Hiç kuşkusuz O, sonsuz kudret ve merhamet sahibidir. Bu ayetler indirildiği sırada, Bizans İmparatorluğunun parçalanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Kur’an’ın bu haberi vermesinden sekiz yıl sonra bile hiç kimse, Bizans İmparatorluğu’nun yeniden toparlanacağını, hele İranlıları yenilgiye uğratacağını hayal bile edemezdi. Fakat Bizans ordusu, İmparator Heraklius komutasında yeniden toparlanarak İranlılara karşı beklenmedik bir karşı saldırı başlattı ve 624 yılında, yani tam dokuz yıl sonra, onları müthiş bir bozguna uğratarak kaybettiği bütün toprakları geri aldı. Aynı yıl, Müslümanlar da Bedir’de müşriklere karşı büyük bir zafer kazandılar. Böylece, Kur’an’da haber verilen olaylar aynen gerçekleşerek Allah’ın vaadi yerine gelmiş oldu. Nasıl olmasın ki;
M. Kısa 30:5
6
Bu yardım sözü, bizzat Allah’ın müminlere verdiği bir sözdür ve Allah asla sözünden dönmez; ne var ki, insanların çoğu bunun bilincinde değil.
M. Kısa 30:6
7
Çünkü onlar, Allah’ı hiç hesaba katmadan kendilerince plânlar, projeler kurar, tüm olup bitenleri yalnızca sebep sonuç ilişkisi içinde değerlendirirler. Çünkü tek bildikleri, bu dünya hayatının dış görünüşüdür. Varlığın sadece maddî yönüyle ilgilenirler. Evrenin değişmez ilkelerini ve temel yasalarını kavrayamaz, eşya ve olayların ardında yatan hikmet ve hakîkatleri düşünemezler. Onun içindir ki, her şeyin dünyada başlayıp dünyada bittiğini sanırlar; asıl yaşanacak hayat olan âhiretten ise, tamamen habersiz ve ona karşı ilgisiz dirler.
M. Kısa 30:7
8
Peki onlar, Allah’ın kendilerine lûtfedip verdiği aklı bu yolda kullanarak kendi içlerinde bir muhasebe yapıp düşünmüyorlar mı ki; Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak ve adâlet esaslarına göre, belli bir hikmet doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yani hak olarak yaratmıştır ve yine akıllarını kullanıp anlamıyorlar mı ki, Allah bu hayatı sonsuza dek sürecek şekilde değil, ancak belirli bir süre için yaratmıştır? Aslında herkes, bunları bilir fakat gel gör ki, insanların çoğu, hesap vermek üzere bir gün Rablerine kavuşacaklarını inatla reddeder.
M. Kısa 30:8
9
Peki bu inkârcılar, hiç yeryüzünü dolaşıp da, kendilerinden önceki zâlim lerin sonlarının ne olduğunu görmüyorlar mı? Üstelik geçmişte yaşamış bu toplumlar, her bakımdan kendilerinden daha güçlüydüler. Nitekim, ziraat, madencilik, inşaat ve benzeri amaçlarla toprağı büyük bir ustalıkla sürüp işlemişler ve yeryüzünü, bu günkü insa nlardan çok daha ileri düzeyde geliştirip imar etmişlerdi. Ve şimdi size olduğu gibi, onlara da elçileri apaçık delillerle gelmişti fakat elçilere başkaldırmış ve bu yüzden helâk olup gitmişlerdi. Allah, cezalarını vermekle onlara haksızlık etmiş değildi; ne var ki, bile bile kötülüğü tercih ederek onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
M. Kısa 30:9
10
Ama neticede, kötülük yapanların sonu da kötü oldu! Çünkü onlar, Allah’ın ayetlerini bile bile yalan sayıyor ve onları alaya alıyorlardı.
M. Kısa 30:10
11
Allah, evreni ve hayatı yoktan var ederek ilk yaratmayı gerçekleştirir, sonra, her biri başlı başına birer mûcize olan bu yaratılış olgusu nu sürekli tekrarlayarak, her an yeniden ve yeniden yaratır ve en sonunda, sizi âhiret âlemi denilen yepyeni bir hayat için yeniden diriltir ve böylece hepiniz, yaptıklarınızın hesabını vermek üzere O’nun huzuruna çıkarılırsınız. Öyle ki:
M. Kısa 30:11
12
Yeniden diriliş ve yargılanma Saat i gelip çattığı Gün, suçlular müthiş bir pişmanlık ve hayal kırıklığına uğrayarak tüm ümitlerini yitirecekler!
M. Kısa 30:12
13
Çünkü, vaktiyle Allah’a ortak koştuk ları o sözde ilâhlar, onlar ın affedilip kurtulması için kendileriyle Allah arasında aracılık edemeyecektir; zaten o zaman bizzat kendileri, Allah’a ortak koştuk ları bu ilâhları nı reddedeceklerdir.
M. Kısa 30:13
14
Evet, Hesap Saat i geldiği gün, işte o zaman, ilâhî adâlet tam olarak tecellî edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrıl arak gruplar hâlinde toplan acaklar:
M. Kısa 30:14
15
Allah’a ve âhiret gününe yürekten inanan ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan kimseler, sonsuz nîmetlerle donatılmış cennet bahçelerinde, sevinç ve neşe içinde keyif sürecekler.
M. Kısa 30:15
16
Hakikati inkâr ederek ayetlerimizi ve dolayısıyla, âhiret buluşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar da korkunç bir azâbın içine atılacaklar!
M. Kısa 30:16
17
Öyleyse ey kullarım; gece vaktine girerken yatsı namazında ve sabaha erişirken sabah namazında Kur’an okuyarak, namaz kılarak ve okuduğumuz ayetler üzerinde tefekkür ederek Allah’ın yüceliğini anın!
M. Kısa 30:17
18
Unutmayın ki, göklerde ve yerde her türlü övgü ve yücelik, sadece O’nun hakkıdır ve yalnızca O’na yaraşır; o hâlde, ey kullarım, akşamüstü ikindi ve akşam namazlarında ve öğle vaktine girerken öğle namazında O’nu övgüyle anıp yüceltin! O Allah ki:
M. Kısa 30:18
19
Ölü gibi cansız toprak , tohum gibi şeyler den diriyi, diriden ölüyü çıkarır ve yeryüzünü süsleyen bitki örtüsünün ölümünden sonra, toprağa her bahar yeniden hayat verir. İşte siz de aynen böyle mezarlarınızdan çıkarılacaksınız.
M. Kısa 30:19
20
O’nun tek bir rab ve ilah oluşunun yani sonsuz ilim, kudret ve merhametinin delillerindendir ki, sizi cansız bir topraktan yarattı ve işte şimdi, yeryüzüne dağılan insanlar oluvermişsiniz!
M. Kısa 30:20
21
O’nun tek bir rab ve ilah oluşunun yani ilim, kudret ve merhametinin delillerinden biri de, size kendi cinsinizden, yani sizin gibi birer insan olan karşı cinsten, yanlarında huzur ve mutluluk bulabileceğiniz eşler yaratması ve aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesidir. Hiç kuşkusuz bunda, düşünen insanlar için nice dersler, nice ibretler vardır.
M. Kısa 30:21
22
Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve şivelerinizin ayrı ayrı olması ve kiminiz beyaz, kiminiz siyah, kiminiz sarı ırktan olarak renklerinizin farklı farklı olması da O’nun sonsuz lütuf ve rahmetinin delillerindendir. Elbette bunda, evreni ve insanı dikkatli bir gözle inceleyen bilgili insanlar için nice ibretler vardır.
M. Kısa 30:22
23
Gece ve gündüz vakti uykuya dalmanız ve Allah’ın lütuf ve nîmetlerini araştırıp bul abileceğiniz imkân ve yeteneklere sahip ol manız da O’nun sonsuz ilim, kudret ve merhametinin delillerindendir. Hiç kuşkusuz bunda, hakîkatin sesine kulak veren insanlar için nice ibretler vardır.
M. Kısa 30:23
24
İnsanlara hem korku veren, hem de yağmuru müjdeleyip ümit aşılayan şimşeği size göstermesi ve gökten sağanak sağanak yağmur yağdırıp onunla ölü toprağa yeniden hayat vermesi de O’nun ilim, kudret ve azametinin delillerindendir. Şüphe yok ki bunda, aklını kullanan insanlar için nice ibret verici deliller vardır.
M. Kısa 30:24
25
Göklerin ve yerin O’nun emir ve irâdesiyle sapasağlam ayakta durması da O’nun tek bir rab ve ilah olduğunu ortaya koyan muhteşem delillerindendir. Fakat evrendeki bu hârika düzen, bir gün yıkılıp yerle bir olacaktır! Sonra Allah sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırır çağırmaz, derhal kabirlerinizden fırlayıp çıkacak ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere O’nun huzurunda toplanacak sınız. Öyle ya:
M. Kısa 30:25
26
Göklerde ve yerde var olan her şey ve herkes, O’nun âciz birer kulu dur ve hepsi ister istemez O’na boyun eğmektedir.
M. Kısa 30:26
27
Evreni ve hayatı yoktan var eden ve canlıların ölümünün ardından, her biri başlı başına birer mûcize olan bu yaratılış olgusu nu sürekli tekrarlayan O’dur ve bu, O’nun için çok basit ve çok kolaydır; çünkü göklerde de yerde de en yüce sıfatlar ve en mükemmel özellikler O’na aittir! Gerçek anlamda kudret ve hikmet sahibi olan da, sadece O’dur.
M. Kısa 30:27
28
Böyle iken hâlâ Allah’a yetki sınırlaması getiren ey müşrikler! Allah, şirkin mantıksızlığını ortaya koymak üzere, size kendi hayatınızdan bir misal veriyor: Emriniz altında bulunan kimseler arasında, size verdiğimiz nîmetleri kullanma ve harcama konusunda sizinle eşit derecede yönetim hakkına sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekin ip sözünü dinle diğiniz ortaklarınız var mı ki, tutup Benim mülkümde, Benim kullarımı, yaratıklarımı Bana eş ve ortak kabul ediyorsunuz ? İşte, aklını kullanan bir toplum için, ayetlerimizi böyle canlı örneklerle açıklıyoruz.
M. Kısa 30:28
29
Fakat zâlimler, ayetlerimizi düşünüp ibret alacakları yerde, hiçbir doğru ve geçerli bilgiye dayanmaksızın, arzu ve heveslerinin peşine takılıp gittiler. Bu yüzden, doğru yola iletilmeyi hak edemediler. Evet, Allah’ın böyle yoldan çıkardığı kimseleri kim doğru yola iletebilir ve Allah onları yardımsız bırakmışsa, onlara kim yardım edebilir?
M. Kısa 30:29
30
O hâlde, ey insan; sen bir hanîf olarak, yani her türlü bâtıl inanç ve ideolojiden uzaklaşıp bir tek Allah inancına sımsıkı bağlanarak, yüzünü dosdoğru bu dine, Kur’an’ın ortaya koyduğu bu mükemmel inanç sistemine çevir! Yani, Allah’ın insan bünyesine nakşetmiş olduğu o saf, temiz ve doğal yaratılış hâline! Unutma ki, toplumlar ve çağlar ne kadar değişirse değişsin, Allah’ın yarattığı ve varlık üzerinde egemen kıldığı yasalarda ve gönderdiği inanç kuralları nda hiçbir bozulma, pörsüme ve değişiklik göremezsin; işte dosdoğru din budur; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
M. Kısa 30:30