Ana SayfaMealler › Mahmut Kısa
MK

Mahmut Kısa

Mahmut Kısa
Mahmut Kısa meali ile okumaya başla
Ankebut 1 / 69
1
Elif, Lâm, Mîm. Dinle, ey insanoğlu! Rabb’inden sana yeni bir mesaj, bir uyarı geldi:
M. Kısa 29:1
2
İnsanlar, “Biz Allah’a ve âhiret gününe inanıyoruz!” demekle, hiç imtihân edilmeden bırakılacaklarını ve kolayca cennete ulaşacaklarını mı sanıyorlar? Oysa ne kadar da yanılıyorlar!
M. Kısa 29:2
3
Doğrusu Biz, onlardan önceki çağlarda yaşayan mümin leri de birtakım belâ ve musîbetlerle sınamıştık. Çünkü Allah, söz ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan dürüst ve samîmî insan ları mutlaka seçip belirleyecek, iman iddiasında bulunan ikiyüzlü yalancıları da kesinlikle ortaya çıkaracaktır. Müminlere eziyet çektiren zâlimlere gelince:
M. Kısa 29:3
4
Yoksa o kötülük yapanlar, elimizden kaçıp kurtulabileceklerini mi sanıyorlar?Ne kadar çirkin ve ahmakça hüküm veriyorlar! O hâlde:
M. Kısa 29:4
5
Her kim Hesap Gününde Allah’a kavuşmayı ümit ediyorsa; malı, canı, bilgisi ve diğer tüm yetenekleriyle O’nun yolunda mücâdele ederek kendisini bu Güne hazırlasın; çünkü Allah’ın insan ömrü ve evren için belirlediği vade, mutlaka gelip çatacaktır ve hiç kuşkusuz Allah, her şeyi işiten, her şeyi bilendir.
M. Kısa 29:5
6
Unutmayın ki, her kim yeryüzünde İslâm’ın ortaya koyduğu Allah’a kulluk ve teslimiyetin egemen olması için malıyla, canıyla Allah yolunda mücâdele ederse, ancak kendi iyiliği için mücâdele etmiş olur ve hem dünyada, hem de âhirette bunun yararını bizzat kendisi görür. Öyle ya; Allah, hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir.
M. Kısa 29:6
7
Evet, Allah’a ve âhiret gününe inanan ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı davranış gösterenler var ya, böyle fedâkâr müminlerden oluşan bir toplumu dâimâ iyiliklere, güzelliklere yöneltecek ve böylece, her türlü zulmü, haksızlığı, kötülüğü yok ederek onların günahlarını sileceğiz ve âhirette onları, yaptıkları iyiliklerden çok daha güzel bir karşılıkla ödüllendireceğiz. İşte, sizi cennete götürecek bir iyilik:
M. Kısa 29:7
8
Biz insana, anne ve babasına dâimâ iyi davranmasını öğütledik fakat onlar, kendilerine kayıtsız şartsız itaat edileceğine dâir elinde hiçbir bilgi ve delil bulunmayan birtakım putları veya putlaştırılan varlık ları Bana eş ve ortak koşmanı sana emrederlerse, o zaman onlara itaat etme! Unutma ki, hepiniz hesap vermek üzere bir gün Benim huzuruma geleceksiniz ve işte o zaman Ben, dünyadayken yapıp ettiğiniz her şeyi en ince ayrıntılarıyla size bildireceğim.
M. Kısa 29:8
9
Ayetlerime iman ederek güzel ve yararlı davranışlar sergilemiş olan kimseleri, o Gün cennete, iyi insanların arasına katacağım!
M. Kısa 29:9
10
Öte yandan, insanlar arasında öyleleri vardır ki, ortalık sütliman olduğu zamanlar, “Biz de diğer mümin kardeşlerimiz gibi Allah’a inanıyoruz!” derler fakat Allah yolunda herhangi bir sıkıntı veya eziyetle karşılaşınca, insanların baskı ve tehditlerini Allah’ın azâbıyla bir tutar ak, hemen zâlimlerin safında yer alır lar. Bununla birlikte, eğer Rabb’inden size bir yardım ve zafer gelecek olsa, “Biz her ne kadar kâfirlerin yanında yer aldıysak da, aslında kalben sizinle beraberdik, dolayısıyla, elde edeceğiniz her şeyde bizim de payımız vardır! ” derler. Bu sözlerle sizi belki kandırabilirler, fakat Allah’ı asla! Öyle ya; Allah, bütün yaratılmışların kalplerinde gizlenenleri en bilen değil midir?
M. Kısa 29:10
11
İşte böylece Allah, sizleri bu tür sınavlardan geçirerek gerçek inanç sahiplerini mutlaka seçip belirleyecek ve iman iddiasında bulunan ikiyüzlüleri de kesinlikle deşifre edip ortaya çıkaracaktır. İşte bu sınavlardan biri:
M. Kısa 29:11
12
Kâfirler, Allah yolundan çevirmek için her türlü baskı ve zulmü revâ gördükleri müminlere, “ Gelin bizim yolumuzu izleyin, bunun günahı varsa, bizim boynumuza olsun!” derler. Oysa onlar, kendilerine uyup günah işleyen hiç kimsenin günahını yüklen ip de, onun cezasını hafiflet ecek güce ve yetkiye sahip değiller. Zaten böyle bir niyetleri de yok; onlar size bu sözleri verirken, kesinlikle yalan söylüyorlar! Çünkü Hesap Gününde herkes, ancak kendi yaptıklarının karşılığını görecektir.
M. Kısa 29:12
13
Bununla birlikte, başkalarını günaha sürükleyenler, kendi günahlarının yanısıra, suç işlemesine sebep oldukları insanların günahlar ını da yüklenecek ve onların da cezasını çekecek ler. Fakat bu, ona uyup suç işleyen kişiyi sorumluluktan kurtarmayacaktır. Ayrıca o zalimler, uydurdukları bütün bu yalanların hesabını Diriliş Gününde verecekler! Ey Müslüman! Bütün uyarılara rağmen, hakîkat karşısında inatla direten inkârcılar karşısında sakın ümitsizliğe, gevşekliğe kapılma; senden önceki tevhid erlerinin mücâdelesini hatırla:
M. Kısa 29:13
14
Gerçek şu ki, Biz bir zamanlar Nûh’u da kavmine elçi olarak göndermiştik. Nûh, onların arasında ellisi hariç tam bin yıl yani dokuz yüz elli yıl kalmış ve bıkıp usanmadan onları hak dine çağırmış tı. Fakat onlar, gözlerini ve gönüllerini hakîkate kapayarak inkârda direttiler. Bu yüzden, onlar zulüm ve haksızlık yapmaya devam ederlerken, o meşhur tufan onları bir gün ansızın yakalayı p yutu verdi! Nûh’a ve arkadaşlarına gelince:
M. Kısa 29:14
15
Onu ve onunla birlikte gemiye binen tüm mümin leri tufandan kurtardık ve bu olayı, kıyâmete kadar gelecek tüm insanlık için bir ibret belgesi kıldık.
M. Kısa 29:15
16
Daha sonra, İbrahim’i de halkına elçi olarak gönderdik. Hani İbrahim, tek Allah’a kulluğu reddeden halkına seslenerek, “Ey halkım!” demişti, “ Yalnızca Allah’a kulluk edin ve O’na yürekten saygıyla bağlanın! Eğer nasihatimin kıymetini bilirseniz, bu sizin için en hayırlısıdır!”
M. Kısa 29:16
17
“ Bakın, siz Allah’ın yanı sıra birtakım putlara tapıyorsunuz ve O’ndan başka varlıkların da itaate lâyık olduğunu iddia ederek, Allah’a karşı bile bile yalan uyduruyorsunuz! Çünkü sizin Allah’ın yanı sıra kulluk ettiğiniz kimseler, size gökten ve yerden rızık veremezler; öyleyse, rızkı sadece Allah’ın yanında arayın, yalnızca O’na kul olun ve bunca nîmetlerine karşılık O’na kulluk ederek şükredin! Unutmayın ki, hepiniz bir gün ölecek ve hesap vermek üzere O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.”
M. Kısa 29:17
18
“Fakat nankörlük eder de Allah’ın ayetlerini yalanlayacak olursanız, şunu iyi bilin ki, sizden önceki bazı toplumlar da hakîkati yalanlamış ve bu yüzden Allah’ın lânetine uğramışlar dı. O hâlde seçiminizi yapın ve sonuçlarına da katlanın; çünkü elçinin görevi, yalnızca gerçekleri size açık ve net olarak duyurmaktan ibarettir.” “Ey halkım! Elimdeki kutsal sahifelerde, bakın Rabb’im sizlere neler söylüyor:
M. Kısa 29:18
19
“Onlar, Allah’ın bir canlıyı ilk kez nasıl yaratmaya başladığını; sonra da her an yeniden ve yeniden yaratarak bu işi nasıl tekrar ettiğini görmüyorlar mı? Peki, bunu yapan Allah, ilâhî adâleti gerçekleştirmek üzere onları yeniden diriltemez mi? Elbette diriltir! Hiç kuşkusuz bu, Allah için çok kolaydır.
M. Kısa 29:19
20
Ey Müslüman! Onlara de ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın ve Allah’ın evreni ve hayatı nasıl yoktan var ettiğini görün! Ve buradan yola çıkarak şu gerçeği anlayın: İşte bu şekilde Allah, âhirette yaşayacağınız Son Hayatı da var edecektir! Hiç kuşku yok ki, Allah’ın her şeye gücü yeter. Öyle ki:
M. Kısa 29:20
21
Dilediğini cezalandırır, dilediğine merhamet eder. Fakat O’nun dilemesi, mutlak adâlet ve hikmet ölçülerine göredir. Şöyle ki, ilâhî lütfa nâil olmak isteyen ve bu yolda gereken çabayı harcayan her kuluna rahmet kapılarını sonuna kadar açar. Zulüm ve haksızlığı tercih edenleri ise, kim olursa olsun cezalandırır. Unutmayın ki, hepiniz, yaptıklarınızın hesabını vermek üzere bir gün mutlaka O’nun huzuruna çıkarılacaksınız!
M. Kısa 29:21
22
Ve siz ey zâlimler; ne yerde, ne de gökte Allah’ın elinden kaçıp kurtulabileceğinizi sanmayın! Yerin derinliklerine de saklansanız, göklere de tırmansanız, her hâlükârda Rabb’inizin huzuruna getirileceksiniz. İşte o zaman, kendinize O’ndan başka ne bir dost bulabilirsiniz, ne de bir yardımcı!
M. Kısa 29:22
23
Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve Diriliş Gününde O’na kavuşmayı inkâr eden kimseler var ya; işte onlar, Benim sonsuz lütuf ve rahmetimden ümit kesmiş olanlardır ve can yakıcı azap da, işte bunlar içindir. Çünkü Allah’ın insanlara yol gösterici bir mesaj göndermediğini iddia eden ve bütün iyiliklerin/kötülüklerin karşılığının verilerek mutlak adâletin gerçekleşeceği bir güne, Diriliş Gününe inanmayan kişi, aslında Allah’ın —hâşâ— merhametsiz ve zâlim bir tanrı olduğuna inanıyor demektir ki, bu da O’nu inkâr etmekten başka bir şey değildir. ”
M. Kısa 29:23
24
İbrahim’in bu sözlerine karşılık kavmi ona mantıklı ve inandırıcı bir cevap veremedi; sadece gözleri dönmüş bir şekilde, “Onu derhal öldürün; ya da ateşe atıp yakın!” diye haykırdılar. Böylece onu öldürmek için mancınıkla ateşe attılar. Fakat bilmiyorlardı ki, Allah izin vermedikçe ateş yakmaz, kılıç kesmez, kurşun öldürmezdi. Nitekim Allah, İbrahim’in içine atıldığı alevleri âdetâ bir gül bahçesine çevirerek onu ateşten kurtardı. Hiç kuşkusuz bunda, inanan bir toplum için nice ibret verici dersler ve deliller vardır.
M. Kısa 29:24
25
Ve daha sonra İbrahim, tüm engellemelere rağmen tebliğine devam ederek dedi ki: “ Ey kavmim! Sizin Allah’tan başka tanrılar edinmenizin tek sebebi, bu dünyada birbirinize duyduğunuz sevgi bağları ve aranızda oluşturduğunuz kirli çıkar ilişkileri dir. Fakat Hesap Günü gelip çattığı zaman birbirinizi inkâr edecek, hattâ birbirinize lânet okuyacaksınız; işte o zaman varacağınız yer cehennem olacak ve hiç kimse size yardım edemeyecek!”
M. Kısa 29:25
26
Sonunda, kardeşinin oğlu Lut ona iman etti. Daha sonra İbrahim, “Ben Rabb’imin emriyle, inkârda direterek azabı hak eden bu toplumu terk ederek, Rabb’ime kulluk yapabileceğim ve insanları buna çağırabileceğim başka bir yere hicret edeceğim. Hiç kuşkusuz O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir.” dedi. Böylece, doğup büyüdüğü ülkeyi terk ederek, önce Harran’a, oradan da Sûriye ve Filistin’e göç etti.
M. Kısa 29:26
27
Biz de ona önce İsmail’i, ardından İshak’ı ve daha sonra da torunu Yakup’u armağan ettik; ayrıca Peygamberliği ve Kitabı onun soyundan gelenlere verdik. Onu, daha bu dünyada iken böylece ödüllendirdik ve elbette o, âhirette de en iyiler arasında olacaktır.
M. Kısa 29:27
28
Ve daha sonra, Lut’u da halkına elçi olarak gönderdik. Hani Lut, kavmine seslenerek, “Ey halkım!” demişti, “Doğrusu siz, insanlık tarihinde daha önce hiç kimsenin bir toplum olarak yapmadığı iğrenç bir iş yapıyorsunuz!”
M. Kısa 29:28
29
“Demek siz, cinsel arzunuzu tatmin için erkeklere yöneliyor, kervanların yol unu kesi p eşkıyalık yapı yor ve toplantılarınızda açıktan açığa çirkin işler yapıyorsunuz, öyle mi?” Bu uyarılara karşılık kavminin ona cevabı, “ Boş ver bunları; eğer iddianda samîmî isen, o zaman haydi durma, tehdit edip durduğun Allah’ın azâbını başımıza getir de görelim !” demekten başka bir şey olmadı.
M. Kısa 29:29
30
Bunun üzerine Lut, “Ey Rabb’im!” diye yalvardı, “Şu bozguncu insanlara karşı Sen bana yardım et!”
M. Kısa 29:30