1
Yeryüzü o şiddetli sarsıntıyla sarsıldığında,¹
1 Krş. Hac, 22/1; Vâkıa, 56/4-7
2
Yeryüzü içindeki ağırlıkları dışarıya attığında,²
2 Yeryüzünün ağırlıklarını dışarı atması demek; altı üstüne, içi dışına gelecek demektir. Bir kıyamet tasviridir.
3
İnsan da: “Buna ne oluyor?” dediğinde,
4
İşte o gün yeryüzü kendi haberlerini anlatır.³
3 Tirmizî’nin beyanına göre; Hz. Peygamber bu ayeti okuduktan sonra, “Bu haberler nedir, biliyor musunuz? Dedikten sonra, sözüne şöyle devam etti. ‘Yeryüzünün haberleri, üzerindeki her bir adamın ve her bir kadının neler yapmış olduğuna yeryüzünün şahitlik etmesidir. ‘O, filan gün şunu şunu yaptı’ der; bu onun haberidir”. Bkz. (Tirmizî, Kıyamet, 7; Ahmed bin Hanbel, Musned, II, 374).
5
Çünkü Rabbin ona vahyeder.
6
O gün insanlar, yaptıklarını görmek için, darmadağın bir hâlde [eştâten] ortaya çıkarlar [yasduru].
7
Artık kim zerre ağırlığınca bir iyilik/hayır işlemişse onu görür.⁴
4 Krş. Nisâ, 4/40
8
Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlemişse onu görür.⁵
5 Zerre, mümkün olan en küçük parçadır. Arapçada atoma da zerre denir. Atomun ağırlığı hayal bile edilemez. Allah’ın zerreden hesap soracak olması adaletinin ne kadar ince ve hassas olduğunu gösterir. “O, bütün günahları bağışlar” dediği ayette ise faziletinin ne kadar engin olduğunu ifade eder (M. Tayyip Tanci Hocamın açıklamaları).