Ana SayfaMealler › İsmail Yakıt
İY

İsmail Yakıt

İsmail Yakıt
İsmail Yakıt meali ile okumaya başla
Gaşiye 1 / 26
1
(Ey Peygamber!) Her şeyi her taraftan sarıp kuşatan o korkunç felaketin/kıyametin haberi sana geldi mi?
İ. Yakıt 88:1
2
O gün birtakım yüzler (zilletten) öne eğiktir [hâşi’a].
İ. Yakıt 88:2
3
Çalışmış boşuna yorulmuştur.¹ 1 Krş. Âl-i İmrân, 3/106-107
İ. Yakıt 88:3
4
Kızgın bir ateşe yaslanır.² 2 Krş. Kâria, 101/10-11
İ. Yakıt 88:4
5
Kızgın bir su kaynağından içirilir.
İ. Yakıt 88:5
6
Onlara acı ve kötü kokulu bir dikenden [darî’] başka yiyecek yoktur.³ 3 Ümitsizliğin, tükenmişliğin ve alçalmışlığın bir simgesi olarak anlatılıyor.
İ. Yakıt 88:6
7
O, ne besler ne de açlığı giderir.
İ. Yakıt 88:7
8
O gün birtakım yüzler nimet içinde mutludurlar.
İ. Yakıt 88:8
9
Çabasından razıdır.
İ. Yakıt 88:9
10
Yüce bir cennet içindedir.
İ. Yakıt 88:10
11
Orada boş bir söz işitmezler.
İ. Yakıt 88:11
12
Orada akıp duran bir pınar vardır.
İ. Yakıt 88:12
13
Orada yükseklere kurulmuş tahtlar vardır.
İ. Yakıt 88:13
14
Önlerine konulmuş kâseler,
İ. Yakıt 88:14
15
Sıra sıra yastıklar,
İ. Yakıt 88:15
16
Serilmiş halılar (vardır).
İ. Yakıt 88:16
17
Deveye/bulutlara [ibil] bakmazlar mı nasıl yaratılmış?⁴ 4 Allah’ın varlığını ispat konusunda “kozmolojik delil” bulması için insanı tabiata bakmaya ve araştırmaya, yaratılanlardan yaratana doğru düşünmeye sevk ediyor. Nitekim burada canlı cansız nesnelere, dağlara, yer ve göğe bakarak insanoğlu; bunların nasıl meydana geldiğini sorgulayıp, onları var eden yasaları keşfedip, sonunda hepsinin bir hikmet üzere var edildiğini ve bunların Allah’ın varlığı ve birliğine delalet ettiğini görür. İbil kelimesi genellikle “deve” anlamındadır ama bazı kıraatlarda son harf şeddeli okunuyor “ibill” gibi. O zaman da “yağmur yüklü bulutlar” anlamına geliyor. Ayette her iki anlam da kastedilmiş olabilir.
İ. Yakıt 88:17
18
Gökyüzüne bakmazlar mı nasıl yükseltilmiş?
İ. Yakıt 88:18
19
Dağlara bakmazlar mı nasıl dikilmiş?
İ. Yakıt 88:19
20
Yeryüzüne bakmazlar mı nasıl yayılmış?
İ. Yakıt 88:20
21
Öyleyse (Ey Peygamber!) Öğüt ver! Sen ancak öğüt vericisin.
İ. Yakıt 88:21
22
Sen onların üzerinde bir zorba [musaytır] değilsin.
İ. Yakıt 88:22
23
Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse,
İ. Yakıt 88:23
24
Allah onu en büyük azaba çarptırır.
İ. Yakıt 88:24
25
Muhakkak ki onların dönüşü [iyâbehum] Biz’edir.
İ. Yakıt 88:25
26
Sonra elbette hesaplarını görmek de Biz’e düşer.
İ. Yakıt 88:26
Gaşiye suresi tamamlandı