Ana SayfaMealler › İsmail Yakıt
İY

İsmail Yakıt

İsmail Yakıt
İsmail Yakıt meali ile okumaya başla
Büruc 1 / 22
1
Andolsun burçlarla dolu göğe,
İ. Yakıt 85:1
2
Vaat edilen güne,
İ. Yakıt 85:2
3
Şahitlik edene ve şahitlik edilene!¹ 1 Mâide, 5/117; Nahl, 16/89
İ. Yakıt 85:3
4
(İnananları diri diri yakmak için) hendek kazan adamlar [ashâb-ı uhdûd] lanetlenmiştir.² 2 Bu konuda pek çok rivayet vardır. En makul olanı Yemen Himyeri Kralı Zu Nuvas’ın, miladi 523 senesinde Hıristiyanlara yaptığı korkunç zulümdür. Rivayete göre, ateş dolu hendekler kazdırıp içinde yaktırmıştır. Nitekim Hz. Ömer, halifeliği zamanında, olay mahalline şehitlerin hatırasına bir mescit yaptırmıştır.
İ. Yakıt 85:4
5
Ateşle dolu hendeğe
İ. Yakıt 85:5
6
Onlar ateşin başına oturmuş,
İ. Yakıt 85:6
7
İnananlara yaptıkları (işkenceyi) seyrediyorlardı [şuhûd].
İ. Yakıt 85:7
8
Onlardan sırf, Azîz ve Hamîd olan Allah’a inanıyorlar diye intikam alıyorlardı.
İ. Yakıt 85:8
9
Göklerin ve yerin hükümranlığı [mulk] yalnız Allah’a aittir. Allah her şeye hakkıyla şahittir.
İ. Yakıt 85:9
10
Muhakkak ki inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip, sonra da tevbe etmeyenler için cehennem azabı vardır. Yakıcı azap [harîk] da onlar içindir.³ 3 Cehennem kelimesi, Sami dil ailesine ait bir kelimedir. İbrancada “cohinnom” olarak telaffuz edilir; “derin kuyu” demektir. Kök itibariyle ateşle bir alakası olmayan bir kelimedir. Nitekim bu sûrede yakıcı azapla cehennem azabı iki ayrı azap türü olarak ayrılmaktadır. Ragıp, Cehennem kelimesinin bir görüşe göre aslının Farsça kökenli “cehennâm” olduğunu söyler. Bu da tutuşturulmuş ateş anlamındadır. Ancak Farsça olduğuna karşı çıkanlar da vardır. Ebu Müslim, “Kehinnâm” sözcüğünden geldiğini savunur (Ragıp).
İ. Yakıt 85:10
11
Muhakkak ki inanıp, iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Büyük kurtuluş, işte budur.
İ. Yakıt 85:11
12
Muhakkak ki Rabbinin yakalaması oldukça şiddetlidir.
İ. Yakıt 85:12
13
Yaratmayı başlatan ve tekrar eden O’dur.
İ. Yakıt 85:13
14
O, Gafûr’dur, Vedûd’dur.⁴ 4 El-Vedûd: Çok seven, çok sevilen, Aşk’ın kendisi.
İ. Yakıt 85:14
15
Şanlı Arş’ın sahibidir.
İ. Yakıt 85:15
16
Dilediğini mutlaka yapandır.
İ. Yakıt 85:16
17
(Ey Peygamber!) Orduların haberi sana geldi mi?
İ. Yakıt 85:17
18
Firavun’un ve Semûd’un.⁵ 5 Krş. Yûnus, 10/75-92; Hûd, 11/61-68
İ. Yakıt 85:18
19
Bilakis, inkâr edenler hâlâ yalanlamaktadırlar.
İ. Yakıt 85:19
20
Hâlbuki Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
İ. Yakıt 85:20
21
Bilakis o, şanlı bir Kur’an’dır.
İ. Yakıt 85:21
22
Korunmuş bir levhadadır [Levh-i Mahfûz].⁶ 6 Krş. Hicr, 15/9; Vâkıa, 56/77-78. Levh-i Mahfûz tabiri, korunan bir levha anlamında olup, Kur’an’ın iyi muhafaza edildiğini ve hiçbir zaman hiçbir kimse tarafından bozulamayacağını, ilave ve çıkarmalarda bulunulamayacağını ifade eden Allah’ın ilminde kaim olduğunun mecâzi bir ifadesidir.
İ. Yakıt 85:22
Büruc suresi tamamlandı