Ana SayfaMealler › İsmail Yakıt
İY

İsmail Yakıt

İsmail Yakıt
İsmail Yakıt meali ile okumaya başla
Mutaffifın 1 / 36
1
Ölçü ve tartıdan çalanların/kaçakçılık ve yolsuzluk yapanların vay hâline!¹ 1 “Mutaffifîn” kelimesi Arapçada “t-f-f” kökünden gelir ve her türlü eksik ve yanlış ölçüm yapanlar ve hileli ölçüp tartanlar için kullanılır. Bunlar, alışverişine hile katanlar ve insanları aldatanlardır. Fiilin kökünde bir şeyi hile yaparak gizlemek, eksik vermek anlamı vardır. Kısaca kul hakkı yiyenler veya kul hakkı söz konusu olan her fiil için kullanılır. Bu husus sadece küçük esnaflar veya çarşı-pazar esnafı için değil, kul hakkı söz konusu olan, her türlü küçük büyük alışverişleri ve kaçakçılığı kapsar. Semantik olarak incelendiğinde sadece terazi ve metreyle/arşınla vb. gibi maddi ölçü araçlarıyla yapılan hileleri değil, aynı zamanda manevi hileleri yani aldatmaya dayalı her türlü eylemleri de içine alır. Nitekim gizli ve saklı aldatmaları ve devletten vergi kaçırmaları da buraya dâhil edebileceğimiz bir kavramdır. Kısaca ifade etmek gerekirse hem hırsızlık hem de yolsuzluktur. Fransızca meâllerde de bu ayetin bizim yorumladığımız gibi yorumlarına rastlıyoruz. Mesela M. Hamidullah, D. Masson, R. Blachère; “mutaffifîn” kelimesini “fraudeurs” kelimesiyle tercüme etmişler. Bu kelime; “hileci, dalavereci, madrabaz, kaçakçı vb” demektir. Jacques Berque ise, “escamoteurs” kelimesiyle tercüme etmiştir. Bu da “Usta hırsız, hokkabaz, araklayıcı, aşırıcı, çalan çırpan vb” demektir.
İ. Yakıt 83:1
2
Onlar insanlardan bir şey alırlarken hesabı tam olarak alırlar.
İ. Yakıt 83:2
3
Ama onlara, ölçüp tarttıkları/hesap ettikleri zaman da eksik verip zarara uğratırlar [yuhsirûn].
İ. Yakıt 83:3
4
Onlar, yeniden diriltileceklerini hiç mi zannetmiyorlar?
İ. Yakıt 83:4
5
Büyük/dehşetli bir günde;
İ. Yakıt 83:5
6
İnsanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları o günde.² 2 Krş. Nebe, 78/38
İ. Yakıt 83:6
7
Hakikat şu ki, [kellâ] sorumsuz günahkârların yazısı “Siccîn”dedir.³ 3 Siccîn, zindan veya hapishane anlamındadır. Kötülerin gireceği cehennemde bir yer adını temsil ediyor.
İ. Yakıt 83:7
8
(Ey Peygamber!) Sen “Siccîn”in ne olduğunu bilir misin?
İ. Yakıt 83:8
9
O, yazılmış [merkûm] bir kitaptır.
İ. Yakıt 83:9
10
Yalanlayanların o gün vay hâline!
İ. Yakıt 83:10
11
Onlar hesap [dîn] gününü yalanlayanlardır.
İ. Yakıt 83:11
12
O günü haddi aşmış her günahkârdan başkası yalanlamaz.⁴ 4 Krş. Kalem, 68/12
İ. Yakıt 83:12
13
Ona ayetlerimiz okunduğunda, “öncekilerin masalları” der.⁵ 5 Allah’ın ayetlerine inkârcıların tepkileri için bkz. Enfâl, 8/31; Yûnus, 10/15; Meryem, 19/73; Hac, 22/72; Lokmân, 31/7; Sebe’, 34/43; Câsiye, 45/8, 25; Ahkâf, 46/7; Kalem, 68/15 vb.
İ. Yakıt 83:13
14
Şunu iyi bilin ki [kellâ], tam aksine, yaptıkları yüzünden onların kalpleri tamamen paslanmıştır.⁶ 6 Krş. Bakara, 2/6-7
İ. Yakıt 83:14
15
Evet evet [kellâ!] Onlar elbette o gün Rablerinden mahrum kalırlar.
İ. Yakıt 83:15
16
Sonra da onlar elbette cehenneme [cahîm] yaslanırlar.
İ. Yakıt 83:16
17
Sonra onlara, “İşte sizin yalanlayıp durduğunuz şey budur!” denir.
İ. Yakıt 83:17
18
Şunu iyi bilin ki [kellâ], muhakkak iyi ve erdemli olanlar [ebrâr] elbette “Illiyyîn” dedirler.⁷ 7 “Illiyyîn” yüksek ve yüce bir makamdır.
İ. Yakıt 83:18
19
(Ey Peygamber!) Sen “Illiyyûn”un ne olduğunu bilir misin?
İ. Yakıt 83:19
20
O, yazılmış [merkûm] bir kitaptır.
İ. Yakıt 83:20
21
Ona Allah’a yakın olanlar şahit olur/görebilir.
İ. Yakıt 83:21
22
Muhakkak ki iyi ve erdemli olanlar [ebrâr], elbette nimetler içindedirler.
İ. Yakıt 83:22
23
Tahtlar/koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
İ. Yakıt 83:23
24
(Ey Peygamber!) Sen onları yüzlerindeki nimet sevincinden tanırsın.
İ. Yakıt 83:24
25
Onlara, mühürlü/el değmemiş bir içecekten içirilir.
İ. Yakıt 83:25
26
İçiminin sonunda (ağızda) misk kokusu bırakır. Yarışanlar işte bunun uğruna yarışsınlar.
İ. Yakıt 83:26
27
Onun karışımı “Tesnîm”dendir.
İ. Yakıt 83:27
28
O (öyle) bir pınar ki, ondan Allah’a yakın olanlar içer.
İ. Yakıt 83:28
29
Muhakkak ki günahkâr suçlular [mucrimûn], inananlara (dünyada) gülerlerdi.⁸ 8 Krş. Bakara, 2/212
İ. Yakıt 83:29
30
Onlar yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş göz ederlerdi.
İ. Yakıt 83:30