1
Birbirlerine neyi soruyorlar?
3
O üzerinde ayrılığa düştükleri?
4
Hakikat şu ki [kellâ] yakında bilecekler.
5
Sonra evet evet [kellâ] yakında bilecekler.
6
Biz yeryüzünü bir beşik/döşek yapmadık mı?¹
1 Krş. Bakara, 2/22; Tâhâ, 20/53; Zuhruf, 43/10
7
Dağları da birer kazık?
8
Sizi eşler hâlinde yarattık.
9
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
11
Gündüzü de geçimi sağlama zamanı kıldık.
12
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.²
2 Krş. Bakara, 2/29; Talâk, 65/12; Mülk, 67/3; Nûh, 71/15
13
Çok aydınlatan ve ısıtan bir kandil yerleştirdik.
14
Yağmur yüklü/yoğunlaşmış bulutlardan bol bol su indirdik;
15
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye
16
(Ağaçları) birbirine sarmaş dolaş bahçeler...
17
Muhakkak ki (haklıyı haksızı) ayırım günü belirlenmiş bir vakittir.
18
Sura üfürüldüğü gün bölük bölük [efvâcen] gelirsiniz.
19
Gökler açılır ve kapı kapı olur
20
Dağlar yürütülüp serap olur.
21
Muhakkak ki cehennem gözetleme hâlindedir.
22
Azgınlar için bir varış yeridir.³
3 Krş. Sâd, 38/55-56
23
Orada uzun bir zaman boyu⁴ [ahkâben] kalırlar.
4 Ne kadar uzun olursa olsun “ahkâb” kelimesi sınırlı bir zamanı ifade eder.
24
Orada ne bir serinlik ne de içilecek bir şey tadarlar,
25
Kaynar su ve irinden başka;
26
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
27
Çünkü onlar hesaba çekileceklerini sanmıyorlardı.
28
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
29
Biz de her şeyi bir bir kaydediyorduk/yazıyorduk.⁵
5 Krş. Kehf, 18/49; Yâsin, 36/12
30
Onlara şöyle denilir: “Şimdi tadınız! Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artırırız!”
Sonraki 10 ayet →