1
Andolsun, (iyilik için) art arda gönderilenlere,
4
(Eğriyle doğruyu) ayırdıkça ayıranlara,
6
Suçtan vazgeçme [uzr] veya uyarı olarak,
7
Size vaat olunan mutlaka gerçekleşecektir.
8
Yıldızlar söndürüldüğü zaman,
10
Dağlar un ufak olup savrulduğu zaman,
11
Elçilere vakit belirlendiği zaman,¹
1 Krş. Bakara, 2/143
12
(Bütün bunlar) hangi güne ertelenmiştir?
13
Elbette (iyiyle kötüyü) ayırma gününe.²
2 Kıyamet günü anlamında “yevmu’l-fasl” olarak iniş sırasına göre Kur’an’da ilk geçen yerdir.
14
Ayırma gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?
15
Yalanlayanların o gün vay hâllerine!³
3 Bu ayet bu sûrede on defa tekrar edilmektedir. Ayrıca Tûr, 52/11; Mutaffifîn, 83/10’da da geçmektedir.
16
Biz öncekileri helak etmedik mi?
17
Sonra, arkadan gelenleri onlara katacağız.
18
İşte Biz günâhkar suçlulara [mucrimîn] böyle yaparız.
19
Yalanlayanların o gün vay hâline!
20
Biz sizi hakir [mehîn] bir sudan yaratmadık mı?
21
Sonra onu sağlam bir yerde/ana rahminde tuttuk.
22
Bilinen bir ölçüye/takdir edilmiş bir süreye kadar.
23
Böylece takdir ettik. Biz ne güzel takdir ediciyiz!⁴
4 Krş. Mü’minûn, 23/12-14
24
Yalanlayanların o gün vay hâline!
25
Yeryüzünü bir toplanma yeri yapmadık mı?
26
Hem diriler hem ölüler (için).
27
Orada sağlam, heybetli dağlar kılıp, size tatlı bir su içirmedik mi?
28
Yalanlayanların o gün vay hâline!
29
(Onlara denir ki): “Haydi, yalanlamakta olduğunuz şeye/ cehenneme doğru gidiniz.”⁵
5 Krş. Rahmân, 55/43
30
“Haydi, üç kola ayrılmış gölgeye doğru gidiniz.”
Sonraki 20 ayet →