Ana SayfaMealler › İsmail Yakıt
İY

İsmail Yakıt

İsmail Yakıt
İsmail Yakıt meali ile okumaya başla
Cin 1 / 28
1
(Ey Peygamber!) De ki: “Cinlerden bir grubun [neferun] Kur’an’ı dinlediği ve şunları söylediği vahyolunmuştur: “Muhakkak ki biz harikulâde bir Kur’an dinledik”.
İ. Yakıt 72:1
2
“Doğru yola iletiyor ve biz de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”¹ 1 Krş. Ahkâf, 46/29-32
İ. Yakıt 72:2
3
“Rabbimizin şanı yücedir. O, ne bir eş edinmiştir ne de bir çocuk.²” 2 Krş. İhlâs, 112/3
İ. Yakıt 72:3
4
“Meğer bizim beyinsizlerimiz, Allah hakkında asılsız sözler [şatata] söylüyormuş.”
İ. Yakıt 72:4
5
“Muhakkak ki biz, insanların da cinlerin de Allah’a karşı yalan söyleyemeyeceklerini zannediyorduk.”
İ. Yakıt 72:5
6
“Doğrusu insanlardan bazı kişiler [ricâlun], cinlerden bazı kişilere sığınıyorlardı. Onlar da onların azgınlıklarını [rehekân] artırıyordu.”³ 3 Krş. En’âm, 6/112
İ. Yakıt 72:6
7
“Doğrusu, onlar da sizin zannettiğiniz gibi, Allah’ın hiçbir kimseyi yeniden diriltmeyeceğini zannetmişlerdi.”
İ. Yakıt 72:7
8
“Gerçekten biz gökyüzünü (bilgi çalmak için) yokladık/ dinlemek istedik. Onu güçlü bekçiler ve alev saçan ateş topları ile dolu bulduk.”⁴ 4 Krş. Sâffât, 37/7-10
İ. Yakıt 72:8
9
“Hâlbuki biz (daha önce) göğün dinlemeye mahsus yerlerinde konuşlanırdık [makâ’ide]. Şimdi ise kim dinleyecek olsa, kendisini gözetleyen bir alev parçası buluyor.”
İ. Yakıt 72:9
10
“Hakikaten biz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir temyiz/doğruyu eğriyi ayırt etme yeteneği [reşeden] mi murat etti, bilemeyiz.”
İ. Yakıt 72:10
11
Muhakkak ki bizim içimizde iyi ve yararlı işler yapanlar [sâlihûn] da var, böyle olmayanlar da var. Biz farklı farklı yollara ayrılmışız.”
İ. Yakıt 72:11
12
“Doğrusu biz, yerde olsak da başka yere kaçsak da Allah’ı âciz bırakamayacağımızı (zan da olsa) anladık.”
İ. Yakıt 72:12
13
“Gerçekten biz, hidâyet rehberini/Kur’an’ı [hudâ] dinleyince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık o, ne ecrinin eksilmesinden korkar ne de haksızlığa uğramaktan.”
İ. Yakıt 72:13
14
“Hiç şüphesiz içimizde Allah’a teslim olanlar/Müslümanlar da var, yoldan sapanlar [kâsitûn] da var. Kim Allah’a teslim olursa, işte onlar temyiz melekesi kazananlar/doğru yolu [reşeden] arayıp bulanlardır.”
İ. Yakıt 72:14
15
“Yoldan sapanlara gelince, onlar cehennemin odunu olmuşlardır.”
İ. Yakıt 72:15
16
(Ey Peygamber!) “Eğer onlar (doğru) yolda gitmiş olsalardı, Biz onlara bol bol su verirdik,”
İ. Yakıt 72:16
17
“Onları deneyelim diye. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse O, onu şiddeti gittikçe artan bir azaba uğratır.”
İ. Yakıt 72:17
18
Muhakkak ki mescidler Allah’ındır. O hâlde orada Allah’la beraber bir başkasına çağrıda bulunmayınız/kulluk etmeyiniz.⁵ 5 Bazı müfessirler, Mescitlerden başka Kilise ve Havraların da dâhil edildiğini söylerler. Mesela Kiliselerde Hıristiyanlar, Hz. İsa’nın ve Meryem’in ve hatta azizlerin ikonları önünde ibadet ve ayin yaparlar. Bunlara da bir ikaz yapıldığını düşünürler. Hatta bazıları, Mescid’den, Kâbe’nin yani Mescid-i Harâm’ın kastedildiğini söyler. Krş. Hac, 22/40; Mü’minûn, 23/117; Furkân, 25/68; Şuarâ, 26/213; Kasas, 28/88
İ. Yakıt 72:18
19
Allah’ın kulu/Muhammed, O’nu çağırmak için kalktığında, onlar neredeyse birbirlerini çiğnercesine başına üşüşürlerdi [libeden].
İ. Yakıt 72:19
20
(Ey Peygamber!) De ki: “Ben sadece Rabbime yalvarırım/kulluk ederim. O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”
İ. Yakıt 72:20
21
De ki: “Muhakkak ki benim, size ne zarar vermeye gücüm yeter ne de size iyiyi kötüden ayırma yeteneği vermeye [reşeden].”⁶ 6 Krş. A’râf, 7/188; Yûnus, 10/49
İ. Yakıt 72:21
22
De ki: “Muhakkak ki beni, Allah’a karşı hiçbir kimse koruyamaz. Ben O’ndan başka sığınacak birini de bulamam.”⁷ 7 Müşrikler bir gün Hz. Peygamber’e gelerek “Seninle bir antlaşma yapalım, biz bir gün senin Tanrı’na tapalım. Bir gün de sen bizim tanrılarımıza tap” diye teklifte bulunurlar. Ayet buna işaret etmektedir. Krş. Gâfir, 40/41-42
İ. Yakıt 72:22
23
“Ben ancak Allah’tan geleni ve gönderdiklerini tebliğ etmekle yükümlüyüm. Kim Allah’a ve elçisine karşı gelirse, işte onun için, içinde ebediyen sürekli kalacağı cehennem ateşi vardır.”
İ. Yakıt 72:23
24
Tâ ki kendilerine vaat olunanları gördükleri zaman, elbette kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış bilecekler.
İ. Yakıt 72:24
25
(Ey Peygamber!) De ki: “Size vaat edilen yakın mıdır yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır, ben bilemem?”
İ. Yakıt 72:25
26
Algılanamayan gerçeği [ğayb] bilen (Allah), algılanamayan gerçeğini [ğaybihi] hiçbir kimseye bildirmez.⁸ 8 Yani Allah gaybına kimseyi muttali kılmaz demektir. Kimseye bildirmez, kimseyle paylaşmaz. Krş. En’âm, 6/50
İ. Yakıt 72:26
27
Ancak hoşnut olup seçtiği elçi müstesna. Muhakkak ki O, onun/elçinin önünden ve ardından gözetleyici (melekler) gönderir.
İ. Yakıt 72:27
28
Böyle yapması, elçilerin, Rablerinden gelen vahiyleri [risâlât] hakkıyla tebliğ ettiklerini ortaya koymak içindir. (Allah) onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve her şeyi bir bir sayar.
İ. Yakıt 72:28
Cin suresi tamamlandı