Ana SayfaMealler › İsmail Yakıt
İY

İsmail Yakıt

İsmail Yakıt
İsmail Yakıt meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn.¹ Kaleme ve yazdıklarına andolsun. 1 Başlangıcında “mukatta’a”(kesik) harf olarak inen ilk sûre budur. Bu harfler için, Bakara Sûresi’nin ilk ayetinin dipnotuna bkz. Nûn hakkında çok rivayet vardır. Bunların hepsi de zayıftır.
İ. Yakıt 68:1
2
(Ey Peygamber!) Sen, Rabbinin nimeti üzeresin ve asla deli değilsin.² 2 Krş. Tûr, 52/29
İ. Yakıt 68:2
3
Muhakkak ki senin için haddi hesabı olmayan/sınırsız mükâfat vardır.
İ. Yakıt 68:3
4
Muhakkak ki sen çok yüce bir ahlak [huluk] üzeresin.³ 3 Hz. Ayşe’ye Peygamber’imizin ahlakı sorulduğunda, “Onun ahlakı Kur’an’dan ibaretti” demiştir (Müslim, Müsâfirîn, 139).
İ. Yakıt 68:4
5
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
İ. Yakıt 68:5
6
Hanginizin aklı uçuk [meftûn] olduğunu.
İ. Yakıt 68:6
7
Muhakkak ki Rabbin, kendi yolundan sapan kimseyi de iyi bilir; doğru yolda olanları da iyi bilir.⁴ 4 Krş. En’âm, 6/117; Nahl, 16/125; İsrâ, 17/84; Necm, 53/30
İ. Yakıt 68:7
8
O hâlde yalancılara itaat etme!⁵ 5 Krş. Ahzâb, 33/1
İ. Yakıt 68:8
9
Onlar arzu ederler ki sen onlara yağcılık [tudhinu] yapasın, onlar da sana yağcılık yapsınlar.⁶ 6 Krş. İsrâ, 17/73
İ. Yakıt 68:9
10
Şunların hiçbirine itaat etme: Devamlı yemin edip durana,⁷ 7 Hz. Peygamber’in büyük düşmanlarından Velid bin Muğire olduğu rivayet edilir. Krş. Mücâdele, 58/16; Münâfik, 63/2.
İ. Yakıt 68:10
11
Hep kusur arayan ve laf getirip götürene,⁸ 8 Krş. Hümeze, 104/1
İ. Yakıt 68:11
12
Hayra/iyiliğe hep engel olan, saldırgan ve günahkâr olana,
İ. Yakıt 68:12
13
Kaba saba üstelik de soysuz/kötülükle damgalı olana [zenîm],
İ. Yakıt 68:13
14
Mal ve evlat sahibi olsa da⁹ 9 Krş. Tevbe, 9/55
İ. Yakıt 68:14
15
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları” der.
İ. Yakıt 68:15
16
Biz onun burnunu [hurtûm] damgalarız.¹⁰ 10 Bu Türkçemizdeki karşılığı “Onun burnunu sürteriz” deyimidir.
İ. Yakıt 68:16
17
Muhakkak ki Biz tıpkı bahçe [cennet] sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ veririz. Hani, onlar sabah erkenden bahçenin (ürünlerini) mutlaka devşireceklerine dair yemin etmişlerdi.¹¹ 11 Bu ve devamındaki ayetlerin benzeri için bkz. Kehf, 18/32-44
İ. Yakıt 68:17
18
İstisna da yapmıyorlardı/inşallah demiyorlardı.
İ. Yakıt 68:18
19
Fakat onlar uykuda iken Rabbin tarafından bir âfet/ateş [tâ’ifun] bahçeyi sarıvermişti.
İ. Yakıt 68:19
20
(Bahçe) kapkara bir küle döndü.
İ. Yakıt 68:20
21
Sabahleyin (olan bitenden habersiz) birbirlerine şöyle seslendiler:
İ. Yakıt 68:21
22
“Haydi! Eğer ürünleri devşirecekseniz, ekinlerinize erkenden gidiniz.”
İ. Yakıt 68:22
23
Bunun üzerine aralarında fısıldaşarak yola koyuldular.
İ. Yakıt 68:23
24
“Sakın, bugün hiçbir yoksul (bahçeye) gelip yanınıza sokulmasın.”
İ. Yakıt 68:24
25
Onlar ürünlerini toplayabileceklerini umarak erkenden gittiler
İ. Yakıt 68:25
26
Fakat (bahçeyi) gördüklerinde dediler ki: “Biz mutlaka yolu şaşırdık.”
İ. Yakıt 68:26
27
“Bilakis, biz mahrum bırakıldık!”
İ. Yakıt 68:27
28
İçlerinden aklı başında/makul biri, “Ben size keşke Rabbinize tesbih etseydiniz dememiş miydim?” dedi.
İ. Yakıt 68:28
29
Onlar da “Rabbimizi tenzih ederiz, muhakkak ki biz zalimlerden olduk” dediler.
İ. Yakıt 68:29
30
Sonra dönüp birbirlerini suçlamaya/kınamaya başladılar.
İ. Yakıt 68:30