Ana SayfaMealler › İsmail Yakıt
İY

İsmail Yakıt

İsmail Yakıt
İsmail Yakıt meali ile okumaya başla
Cuma 1 / 11
1
Göklerde ve yerde bulunanların hepsi; Melik, Kuddûs, Azîz ve Hakîm olan Allah’ı tesbih eder.¹ 1 Krş. İsrâ, 17/44
İ. Yakıt 62:1
2
Okuryazarlığı/vahiy kültürü olmayanlar [ummiyyîn] içinde, kendilerinden olan ve onlara Allah’ın ayetlerini okuyan, onları ahlaki kötülüklerden temizleyen [yuzekkîhim], kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderen O’dur. Hâlbuki onlar bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.² 2 Krş. Bakara, 2/129, 151; A’râf, 7/157; Ankebût, 29/48
İ. Yakıt 62:2
3
(O, elçisini) onlardan henüz kendilerine katılmayan diğer insanlara da göndermiştir.³ Zira O, Azîz’dir, Hakîm’dir. 3 Krş. Enbiyâ, 21/107
İ. Yakıt 62:3
4
Bu Allah’ın dilediğine/dileyene verdiği bir lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.
İ. Yakıt 62:4
5
Tevrat’la yükümlü olup da sonra bu yükümlülüğü taşıyamayanların/yerine getiremeyenlerin durumu tıpkı sırtında ciltlerle kitaplar taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini yalanlayan topluluğun [kavm] durumu ne kötüdür! Zira Allah zalimler topluluğunu [kavm] doğru yola iletmez.
İ. Yakıt 62:5
6
(Ey Peygamber!) De ki: “Ey Yahudiler! Siz, bütün insanların değil de yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ediyorsunuz. Eğer doğru sözlü iseniz, haydi ölümü temenni ediniz!”⁴ 4 Krş. Bakara, 2/94-96
İ. Yakıt 62:6
7
Ama onlar, daha önce elleriyle/bizzat yaptıklarından dolayı ölümü asla temenni edemezler. Çünkü Allah zalimleri çok iyi bilmektedir.
İ. Yakıt 62:7
8
Sen onlara de ki: “Kaçıp durduğunuz ölüm mutlaka sizi bulur. Sonra da algılanamayan [ğayb] ve algılanabilen [şehâde] gerçekleri bilene döndürülürsünüz. Zaten O, size yaptıklarınızı haber verir.”
İ. Yakıt 62:8
9
Ey inananlar! Cuma günü namaz için⁵ çağrı yapıldığında, alışverişi⁶ derhâl bırakarak Allah’ı anmaya [zikr] koşunuz! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.⁷ 5 Cuma namazı, beş vakit namazın dışında kılınan bir namaz değildir. Vakti öğle vaktiyle aynıdır. Öğleyi kılan, cumayı, cumayı kılan da öğleyi ayrıca kılmaz. 6 Alışverişi bırakmaktan kasıt, sadece ticareti değil, meşru olmayan her türlü meşguliyeti bırakmak anlamındadır. 7 Burada çağrıdan kasıt, “ezan”dır. Allah’ı zikirden kastedilen de “cuma namazı”dır.
İ. Yakıt 62:9
10
Namaz kılındığında da hemen yeryüzüne dağılınız ve Allah’ın lütfundan (nasibinizi) arayınız.⁸ Allah’ı çokça anın ki kurtuluşa eresiniz. 8 Cuma namazından sonra hemen herkesin kendi işinin başına geçmesi gerektiği vurgulanıyor. Yeryüzüne dağılıp Allah’ın rızkından nasip aramak bu anlama gelir. Cuma gününün dinlenme günü veya hafta sonu tatili olması bu ayete göre uygun değildir.
İ. Yakıt 62:10
11
Onlar bir ticaret/alışveriş veya bir eğlence gördükleri zaman ona doğru yönelirler ve seni ayakta öylece bırakıverirler.⁹ Onlara de ki: “Allah’ın yanında/katında olan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Zira Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” 9 Medine’ye bir ticaret kervanı geldiğinde herkese duyuru yapmak için davullar çalınırdı. Bir kıtlık zamanında Hz. Peygamber cuma günü hutbe okurken, gelen ticaret kervanının davul sesleri duyulunca cemaat, mescidi neredeyse boşalttılar ve sadece 12 erkek ve bir kadın kaldı. (Buharî, Cum’a, 38; Müslim, Cum’a, 36). Hz. Peygamber de öylece ayakta kalakaldı. Hz. Peygamber Bilal’e tekrar ezan okumasını söyledi. Bilal mescit içinde tekrar ezan okudu. Bunu duyan ve daha önce dışarıya fırlamış olan cemaat geri döndü. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. İç ezan da bu olaydan miras kalmıştır. Ayet bu hususa işaret etmektedir. Bu olay aynı zamanda fıtraten, açlığın ve diğer beşerî zaafların dini vecibelerden önce geldiğinin ispatıdır. Yani kıtlık zamanlarında toplumda ekonomi, ibadetin önüne geçebiliyor.
İ. Yakıt 62:11
Cuma suresi tamamlandı