Ana SayfaMealler › İsmail Yakıt
İY

İsmail Yakıt

İsmail Yakıt
İsmail Yakıt meali ile okumaya başla
Vakıa 1 / 96
1
Gerçekleşecek olan/kıyamet, gerçekleştiği zaman,
İ. Yakıt 56:1
2
Onun gerçekleşmesini yalanlayacak yoktur.
İ. Yakıt 56:2
3
(Kimini) alçaltır, (kimini) yükseltir.
İ. Yakıt 56:3
4
Yeryüzü şiddetli bir sarsılmayla sarsıldığında [reccân],
İ. Yakıt 56:4
5
Dağlar paramparça olup
İ. Yakıt 56:5
6
Toz toprak hâline geldiğinde,
İ. Yakıt 56:6
7
Siz de üç sınıfa/gruba [ezvâcen] ayrıldığınızda
İ. Yakıt 56:7
8
(Defteri) sağdan verilenler/uğurlular [meymene],¹ ne mutludurlar/uğurludurlar! 1 “Meymene” kavramı, doğruluk ve dürüstlüğü ifade için kullanılır. Amel defterlerini sağdan alanlar için kullanılır. Çünkü onlar doğru ve dürüst kimseler oldukları için sağdan almışlardır. Onların uğurlu telakki edilmesine gelince; Eskiden Araplardaki bazı olaylarda karar veremedikleri zaman, kuşların belli yöne uçmasına bakılarak uğurlu veya uğursuz olacağı inancına dayanır. Eğer sağ tarafa uçarlarsa, uğurlu, sol tarafa uçarlarsa uğursuz telakki edilirdi. Bu anlamda mecaz olarak kullanılır. Meymenet yümn kelimesinden geliyor. Yümn zaten sağ ve uğur demektir. Yemin, uğurlu demektir. Bünyamin kelimesinin buradan geldiği söyleniyor. Sağın oğlu, uğurlu oğul. Latincesi “dexter”. Tam tersi olan “sinister” var. O da meş’emet. Şu’m kelimesinden geliyor, uğursuzluk anlamındadır.
İ. Yakıt 56:8
9
(Defteri) soldan verilenler/uğursuzlar [meş’eme],² ne bedbahttırlar/uğursuzdurlar! 2 “Meş’eme” de meymenenin zıddıdır. Amel defterini soldan alanlar için söylenen bir mecazdır. Eğrilik ve kötülüğü ifade eder. Keza kuşların sol tarafa uçmaları da eski Arap inanışında uğursuzluk addedilirdi. Bu anlamda mecaz olmuştur.
İ. Yakıt 56:9
10
(İyilikte) önde olanlar, (cennette de) önde olanlardır.
İ. Yakıt 56:10
11
Onlar (Allah’a) yakın olanlardır.
İ. Yakıt 56:11
12
Na’îm cennetlerindedirler.
İ. Yakıt 56:12
13
Çoğu [sulletun] öncekilerden,
İ. Yakıt 56:13
14
Azı sonrakilerdendir.
İ. Yakıt 56:14
15
(Bunlar), Altın ve mücevherle işlenmiş tahtlar/koltuklar [surur] üzerinde
İ. Yakıt 56:15
16
Onların üzerine karşılıklı kurulurlar/yaslanırlar.
İ. Yakıt 56:16
17
Etrafında gençler [vildân] sürekli dolaşırlar,³ 3 Krş. Tûr, 52/24; İnsan, 76/19
İ. Yakıt 56:17
18
Tertemiz bir kaynaktan doldurulmuş testiler, sürahiler ve kâselerle.
İ. Yakıt 56:18
19
Ondan ne başları ağrır ne de sarhoş olurlar.
İ. Yakıt 56:19
20
Orada beğendikleri her türlü meyveler,
İ. Yakıt 56:20
21
Canlarının çektiği kuş etleri,
İ. Yakıt 56:21
22
Güzel bakışlı huriler,
İ. Yakıt 56:22
23
Sedefinde saklı inci misali;
İ. Yakıt 56:23
24
Yaptıklarına karşılık olarak.
İ. Yakıt 56:24
25
Orada ne bir boş laf ve ne de günaha sokacak bir söz işitirler.
İ. Yakıt 56:25
26
(İşittikleri) ancak selâm (üstüne) selâmdır.
İ. Yakıt 56:26
27
(Defterleri) sağdan verilenlere, ne mutlu o sağ ehline!
İ. Yakıt 56:27
28
(Onlar) dikensiz kirazlar,
İ. Yakıt 56:28
29
Salkım salkım muz ağaçları (altında)
İ. Yakıt 56:29
30
Uzayıp giden gölgeler,
İ. Yakıt 56:30