1
Gerçekleşecek olan/kıyamet, gerçekleştiği zaman,
2
Onun gerçekleşmesini yalanlayacak yoktur.
3
(Kimini) alçaltır, (kimini) yükseltir.
4
Yeryüzü şiddetli bir sarsılmayla sarsıldığında [reccân],
6
Toz toprak hâline geldiğinde,
7
Siz de üç sınıfa/gruba [ezvâcen] ayrıldığınızda
8
(Defteri) sağdan verilenler/uğurlular [meymene],¹ ne mutludurlar/uğurludurlar!
1 “Meymene” kavramı, doğruluk ve dürüstlüğü ifade için kullanılır. Amel defterlerini sağdan alanlar için kullanılır. Çünkü onlar doğru ve dürüst kimseler oldukları için sağdan almışlardır. Onların uğurlu telakki edilmesine gelince; Eskiden Araplardaki bazı olaylarda karar veremedikleri zaman, kuşların belli yöne uçmasına bakılarak uğurlu veya uğursuz olacağı inancına dayanır. Eğer sağ tarafa uçarlarsa, uğurlu, sol tarafa uçarlarsa uğursuz telakki edilirdi. Bu anlamda mecaz olarak kullanılır. Meymenet yümn kelimesinden geliyor. Yümn zaten sağ ve uğur demektir. Yemin, uğurlu demektir. Bünyamin kelimesinin buradan geldiği söyleniyor. Sağın oğlu, uğurlu oğul. Latincesi “dexter”. Tam tersi olan “sinister” var. O da meş’emet. Şu’m kelimesinden geliyor, uğursuzluk anlamındadır.
9
(Defteri) soldan verilenler/uğursuzlar [meş’eme],² ne bedbahttırlar/uğursuzdurlar!
2 “Meş’eme” de meymenenin zıddıdır. Amel defterini soldan alanlar için söylenen bir mecazdır. Eğrilik ve kötülüğü ifade eder. Keza kuşların sol tarafa uçmaları da eski Arap inanışında uğursuzluk addedilirdi. Bu anlamda mecaz olmuştur.
10
(İyilikte) önde olanlar, (cennette de) önde olanlardır.
11
Onlar (Allah’a) yakın olanlardır.
12
Na’îm cennetlerindedirler.
13
Çoğu [sulletun] öncekilerden,
15
(Bunlar), Altın ve mücevherle işlenmiş tahtlar/koltuklar [surur] üzerinde
16
Onların üzerine karşılıklı kurulurlar/yaslanırlar.
17
Etrafında gençler [vildân] sürekli dolaşırlar,³
3 Krş. Tûr, 52/24; İnsan, 76/19
18
Tertemiz bir kaynaktan doldurulmuş testiler, sürahiler ve kâselerle.
19
Ondan ne başları ağrır ne de sarhoş olurlar.
20
Orada beğendikleri her türlü meyveler,
21
Canlarının çektiği kuş etleri,
22
Güzel bakışlı huriler,
23
Sedefinde saklı inci misali;
24
Yaptıklarına karşılık olarak.
25
Orada ne bir boş laf ve ne de günaha sokacak bir söz işitirler.
26
(İşittikleri) ancak selâm (üstüne) selâmdır.
27
(Defterleri) sağdan verilenlere, ne mutlu o sağ ehline!
28
(Onlar) dikensiz kirazlar,
29
Salkım salkım muz ağaçları (altında)
30
Uzayıp giden gölgeler,
Sonraki 30 ayet →