1
Andolsun o sıra sıra dizilenlere,
2
Haykırarak sevk edenlere,
3
Zikr’i/Kur’an’ı okuyanlara,
4
Muhakkak ki sizin Tanrı’nız bir tektir.
5
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O, doğuların [meşârik] da Rabbidir.
6
Biz bu dünya semasını yıldızlarla süsledik.
7
Onu, âsi [mârid] her türlü şeytandan koruduk.¹
1 Krş. Hicr, 15/17
8
Böylece onlar yüce topluluğu [mele’u’l-a’lâ] dinleyemezler.² Her taraftan atılırlar.³
2 Krş. Şuarâ, 26/212 3 Krş. Cin, 72/8-9; Mülk, 67/5
9
Onlar için devamlı [vâsıb] bir azap vardır.
10
Ancak onlardan söz kapan olursa, yakıcı/delici [sâkıb] parlak bir kıvılcım [şihâb] onu takip eder.⁴
4 Krş. Hicr, 15/18
11
(Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara sor: “Yaratılış bakımından kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa diğer yaratmış olduklarımız mı?”⁵ Muhakkak ki Biz kendilerini yapışkan [lâzib] bir çamurdan yarattık.⁶
5 Burada, zor olanı yapan, kolay olanı da yapar vurgusu vardır. 6 Krş. Mü’minûn, 23/12-14
12
Bilakis, sen hayret ediyorsun [acibte]⁷, onlar ise alaya alıyorlar.
7 “Acipte” fiili burada iki anlama gelir. Birincisi, Allah’ın yarattığı şeylere hayranlık duymak; ikincisi, onların hâline şaşırmak.
13
Onlar öğüt verildiğinde öğüt almazlar.
14
Bir mucize [âyet] görseler alay ederler.
15
“Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir” dediler.
16
“Biz öldüğümüz, toprak ve bir kemik yığını hâline geldiğimiz zaman mı gerçekten tekrar dirileceğiz?”
17
“Veya önceki babalarımız/atalarımız da mı?”
18
(Ey Peygamber!) De ki: Evet, hem de hor ve hakirler olarak.”
19
O, ancak şiddetli bir sestir [zecre]. Bir de bakmışsın ki, dirilmiş beklemekteler.
20
“Vah bize! Bu hesap günü!” derler.
21
(Onlara) “İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (haklı haksızı) ayırım günü” (denir)⁸.
8 Krş. Enfâl, 8/37; Yâsin, 36/59
22
(Allah buyuracak) “Toplayın zulmedenleri/eşlerini/yoldaşlarını ve taptıklarını,”
23
“Allah’ı bırakıp da.⁹ İşte onlara cehennemin [cahîm] yolunu gösteriniz!”
9 Bir önceki ayetle birlikte ele alınmalıdır.
24
“Onları alıkoyun/tutuklayın. Zira onlar sorguya çekileceklerdir.”
25
(Onlara) “Ne diye (dünyadaki gibi) yardımlaşmıyorsunuz?” (denir).
26
Bilakis onlar bugün teslim olmuşlardır.
27
Dönüp birbirlerini soruştururlar.
28
(Önderlerine), “Muhakkak ki siz bize hep sağdan/haktan yana gelirdiniz.”¹⁰
10 Krş. Ahzâb, 33/67
29
Onlar da “Bilakis siz inanan kimseler değildiniz.”
30
“Bizim sizin üzerinizde hiçbir gücümüz/hâkimiyetimiz [sultân] yoktu. Bilakis siz azgın bir topluluktunuz [kavm]”.
Sonraki 30 ayet →