Ana SayfaMealler › İsmail Yakıt
İY

İsmail Yakıt

İsmail Yakıt
İsmail Yakıt meali ile okumaya başla
Fil 1 / 5
1
Görmedin mi,¹ fil ordusuna [ashâb] Rabbin nasıl davrandı?² 1 Görmek ve şahit olmak gibi fiiller, Arapçada cümlede iki mef’ûl/nesne alırsa, anlamak idrak etmek manasına gelir. Gözle değil akılla görmek, anlamak demektir. 2 Fil Olayı denen meşhur olay budur. Hz. Peygamber’in doğumundan yaklaşık 50-55 gün kadar önce M. 570 yılında vuku bulmuş bir olaydır. Mekke büyük bir ticaret merkeziydi. Putperest hacılar, putlarını ziyarete gelip Mekke’de kalıyorlar ve ticaret yapıyorlardı. Yemen o zamanlar Habeşlilerin yönetimi altında idi. Yemen Valisi Ebrehe, ticaret merkezini San’a’ya çekmek maksadıyla büyük bir Kilise yaptırmıştı. Mekkeli Kinane kabilesinden bir Arap, bu Kilise’nin içini pisler ve pisliğini duvarlarına sürer. Bunu gören Ebrehe Kâbe’yi yıkmaya yemin eder ve fillerle beraber ordusuyla Mekke önüne gelir. Bu arada sûrede ifade edildiği gibi, gökten atılan kızgın küçük taşlarla helak olurlar. Sûrede geçen “ebâbil” kelimesi sürüler halinde, grup grup, bölük bölük demektir. “Ebâbil” kelimesi, çoğul bir kelimedir, tekili “ibbîl” gelir. Ebabil, çok sayıda deveye, deve sürülerine veya grup grup yarılan deve sürülerine verilen addır. (Halil, Ragıp, İbn Manzur, Lane, Belot vb). Hatta buradan hareketle gökte öbek öbek oluşan hareketli bulutlara da denir (Ragıp). Keza sürüler hâlinde uçtukları için kırlangıç kuşlarına “ebabil” bile demişlerdir. Uçan anlamında “tayran” kelimesi hemen hemen her yerde “kuş, kuşlar” diye tercüme edilmektedir. Bu fiil havada olan, hareket eden her nesne için kullanılır. Bizim kanaatimiz, volkanik bir patlama neticesi, kısa aralıklarla püsküren kızgın ve küçük volkanik taşların gruplar halinde havada uçuşarak Ebrehe’nin ordusunun tepesine yağmasıdır. Yani volkanik bulutların küçük kızgın taşlar yağdırmasıdır. Yakıcı olduğu için hepsi de adeta kurt yemiş ekin yaprakları gibi delik deşik olmuşlardır. Zaten Mekke dağlarla çevrili bir yerdir. Küçük volkanik taşlar bol miktarda görülür. Bazı müfessirler, uçan sinek ve böceklerle veya kuşlarla mikropları taşınan salgın hastalıktan helak olduklarını kaydederler. Özellikle çiçek hastalığı (cuderî), lekeli humma (hasbe) vb. Doğrusunu Allah bilir. Nihayet Ebrehe perişan bir hâlde San’a’ya dönmüş ve orada ölmüştür. Cahiliye dönemi Arap takviminde bu yıla “Fîl yılı” denir. Nitekim Hz. Peygamber de bu yılda dünyaya gelmiştir, yani M. 570 yılında.
İ. Yakıt 105:1
2
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
İ. Yakıt 105:2
3
Üzerlerine sürüler hâlinde [ebâbîl] uçanları [tayran] göndermedi mi?
İ. Yakıt 105:3
4
Onlara, balçıktan pişmiş [siccîl] taşlar atan/fırlatan/yağdıran.³ 3 Krş. Hûd, 11/82. Balçık, burada kanaatimizce kızgın lavların oluşturduğu çamurdur.
İ. Yakıt 105:4
5
Sonunda onları yenmiş ekin yaprağına döndürdü.
İ. Yakıt 105:5
Fil suresi tamamlandı